Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mazlum Abdi: ABD’nin desteğine ihtiyacımız var

DSG Lideri Mazlum Abdi: Suriye’nin Geleceğinde DSG’nin Yeri ve ABD

DSG Lideri Mazlum Abdi: Suriye’nin Geleceğinde DSG’nin Yeri ve ABD Desteğinin Önemi

Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Lideri Mazlum Abdi, Suriye’deki konumları ve bölgedeki güvenlik ile siyasi dengeler hakkında İsrail basınına yaptığı açıklamalarda ABD’nin Suriye’deki siyasi desteğinin vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Abdi, Washington yönetimine DSG’nin desteklenmesi gerektiği mesajını vererek, “Suriye’yi yeniden harika yapmak için DSG desteklenmeli” dedi.

DSG Lideri Mazlum Abdi: Suriye'nin Geleceğinde DSG'nin Yeri ve ABD Desteğinin Önemi

Abdi, IŞİD tehdidinin bölgedeki devam eden bir sorun olduğunu belirtti ve The Jerusalem Post yazarı Qanta Ahmed ile yaptığı röportajda, ABD’nin bazı insani destek kurumlarını azaltmasının kamp yönetimini zorlaştırdığını söyledi. “Başkan Trump USAID’i azalttığından bu yana, El-Hol’ü yönetecek insan gücümüz ve insani desteğimiz çok daha az. DSG artık kampın güvenliğini kendi bütçesinden karşılamak zorunda kalıyor,” ifadelerini kullandı.

DSG Lideri Mazlum Abdi: Suriye'nin Geleceğinde DSG'nin Yeri ve ABD Desteğinin Önemi

DSG’nin elindeki hapishanelerde yaklaşık 10 bine varan IŞİD’linin tutulduğunu aktaran Abdi, “Toplamda 10.000’e varan IŞİD’li erkek mahkumu tutan 26’dan fazla gözaltı merkezimiz ve üç ana hapishanemiz var. Bunlar son derece tehlikeli savaşçılar” diye konuştu.

Abdi, Suriye’nin geleceğine dair siyasi vurgusunu da sürdürdü: “ABD’nin Suriye politikasının sadece askeri değil, siyasi olarak da güçlenmesi gerekiyor. Başkan Trump Suriye’yi yeniden harika yapmak istiyorsa, bunu yaparken DSG’yi desteklemeli ve DSG yeni Suriye hükümetinde yer almalı.”

Geçiş sürecine dair önceki mutabakatlardan bahseden Abdi, DSG ile Suriye’nin geçiş hükümeti arasında askeri ve sivil yapıların entegrasyonunu amaçlayan “10 Mart Anlaşması” olarak bilinen bir ön mutabakat olduğunu hatırlattı. Entegrasyon konusuna yönelik detayları paylaşarak, Suriye Savunma Bakanlığı’na entegrasyonla ilgili görüşmeler yapıldığını, ancak DSG bütünlüğünü korumanın önemli olduğunu söyledi. Abdi, “DSG’nin üç tümenini ve iki özel taburunu muhafaza etme konusunda anlaştık. Bunlardan biri sınır güvenliğine, diğeri ise kadın taburuna odaklanacak” dedi.

Abdi ayrıca Suriye kuzeyindeki askeri kapasite ve entegrasyon sürecindeki zorluklara değindi. Bölgede 70 bini örgüt mensubu, 30 bini polis olmak üzere toplam 100 bin kişilik bir güçlendikleri bilgisini vererek, entegrasyon sürecinde kadın birimlerinin ayrılmasının karşı taraf için sorun olabileceğini belirtti: “Onların hiç kadın taburu yok ve biz kadın savaşçılarımızı ayıramayız.”

DSG’nin toplumsal yapısını da açıklayan Abdi, örgütün Kürtler, seküler Araplar, Hıristiyanlar ve farklı etnik kökenlerden oluşan bir koalisyon olduğunu, bu çeşitlilik sayesinde birlik içinde daha az iç sorun, çatışma, anlaşmazlık ve mezhepçilik yaşandığını aktardı.

DSG Lideri Mazlum Abdi: Suriye'nin Geleceğinde DSG'nin Yeri ve ABD Desteğinin Önemi

Abdi, Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara hakkında da gözlemlerini paylaştı: “Ahmed el-Şara’yı Heyet Tahrir el-Şam’ı (HTŞ) yönettiği dönemden tanıyoruz ve güçlerinin doğasını çok iyi biliyoruz. Batı’yı ikna etmeye çalışıyor ancak sahada gerçek endişeler var.”

Bölgedeki dış aktörlerin etkisine ilişkin soruları yanıtlayan Abdi, İsrail ile savaş sonrası ve Esad rejiminin değişimi sonrasında İran etkisinin azaldığını, ancak Tahran’ın vekil güçleri yeniden inşa etmeye çalıştığını belirtti. ABD güçlerinin Erbil’de yeniden konuşlanmasına ve bölgedeki dengelere dikkat çekerek, Şam yönetiminin Kuzeydoğu Suriye’deki istikrar için ABD’nin bölgede kalmasına ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Abdi sözlerini, “Şam içindeki istikrar, ABD’nin Kuzeydoğu Suriye’de kalmasına ihtiyaç duyuyor. DSG, Suriye’yi korumak için Amerika Birleşik Devletleri ve diğer aktif güçlerle çalışmaya hazır” şeklinde tamamladı.