“Rotamız Filistin, Yükümüz Özgürlük” sloganıyla yola çıkan ve Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Mavi Marmara, 2010 yılında İsrail güçlerinin saldırısına uğrayarak uluslararası gündemde büyük yankı uyandırmıştır. Bu olay, hem diplomatik ilişkilerde krize yol açmış hem de hafızalardan silinmeyen bir trajediye dönüşmüştür.
31 Mayıs 2010‘da İsrail Savunma Kuvvetleri, uluslararası sularda seyreden 6 yardım gemisine müdahale etti. İHH İnsani Yardım Vakfı’nın öncülük ettiği filoda, dünyanın dört bir yanından insan hakları savunucuları, siyasetçiler ve aktivistler yer alıyordu. Ancak İsrail askerlerinin operasyonu sonucunda ciddi can kayıpları ve yaralanmalar meydana geldi.
Mavi Marmara Yolculuğunun Amacı
İHH İnsani Yardım Vakfı, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukanın kırılması için bir yardım filosu oluşturmuştu. Filoda 32 farklı ülkeden 663 kişi bulunuyordu. Katılımcılar arasında milletvekilleri, Nobel ödüllü kişiler ve Holokost’tan kurtulanlar dahi vardı. Amaç, Gazze’ye ilaç, gıda ve temel ihtiyaç malzemeleri ulaştırmaktı.
Saldırı ve Kaybedilen Canlar
İsrail savaş gemileri, insani yardım filosuna rotasını Aşdod limanına çevirmesi için uyarıda bulundu ancak bu talep reddedildi. Bunun ardından yapılan askeri baskında 9 Türk vatandaşı ve 1 Türk asıllı ABD vatandaşı hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Öldürülenler arasında Ali Haydar Bengi, Cengiz Songür, Çetin Topçuoğlu, Cevdet Kılıçlar gibi isimler bulunuyordu.
Uluslararası Tepki ve Sonuçlar
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin hazırladığı rapor, İsrail askerlerinin eylemlerini uluslararası hukuk ihlali olarak değerlendirdi. Raporda özellikle operasyonun orantısız ve aşırı güç kullanımı içerdiği vurgulandı. Yıllar sonra İsrail Başbakanı Netanyahu, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a telefonla özür dileyerek hayatını kaybedenlerin ailelerine tazminat ödenmesini kabul etti.
Geminin Son Aşamaları
Saldırıdan sonra İskenderun Limanı’na getirilen Mavi Marmara, hasarlı ve kurşun izleriyle uluslararası hafızada bir sembol haline geldi. Daha sonra hukuki süreçler ve el değiştirmeler sonucunda gemi, 2021’de açık artırmayla satılarak kargo taşımacılığına uygun hale getirildi. 2025 itibarıyla “Anatolia” adıyla Ordu’nun Ünye Limanı’nda satışa çıkarılmıştır.
Mavi Marmara, yaşanan acıların yanı sıra, uluslararası hukuk tartışmalarını ve sivil inisiyatiflerin etkisini de gözler önüne seren bir dönüm noktası olmuştur.

