Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

‘Küçük ortak’ Destici’den bir ‘süreç’ eleştirisi daha: ‘Etnik temelli anayasal düzen arayışları barış üretmez’

BBP Lideri Mustafa Destici: Anayasa Pazarlık Konusu Olamaz Büyük Birlik

BBP Lideri Mustafa Destici: Anayasa Pazarlık Konusu Olamaz

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, sosyal medya hesabından anayasa değişikliğiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Destici, anayasanın bir pazarlık unsuru olamayacağını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Anayasa, bir pazarlık belgesi değildir.” Devletin kurucu iradesini, milletin ortak kader anlayışını ve hukuki sürekliliğini güvence altına alan temel metin olarak anayasal düzenin; silahların gölgesinde, terörle iltisaklı talepler doğrultusunda veya “barış” söylemiyle meşrulaştırılmaya çalışılan dayatmalarla değiştirilemeyeceğini vurguladı.

Hukuk devletinin niyet beyanlarına değil, bu taleplerin doğuracağı sonuçlara baktığını ifade eden Destici, bu taleplerin dış güçlerin desteğiyle Sevr hayallerini diriltme girişimi olduğunu savundu. Örnek olarak Tom Barrack’ın Osmanlı millet sistemi övgüsüne atıf yaptı ve bunun güçlü üniter devlet yapımızı “çok kimlikli” federasyona dönüştürme tezgâhı olduğunu belirtti.

Destici, “silah bırakma karşılığında” anayasal ve siyasal taviz talep etmenin hukuku müzakere etmek değil, hukuku rehine almak anlamına geldiğini söyledi.

“ETNİK TEMELLİ ANAYASAL DÜZEN ARAYIŞLARI BARIŞ ÜRETMEZ”

Destici, etnik temelli anayasal düzen arayışlarının barış üretmeyeceğini, aksine toplumsal bütünlüğü zedeleyip devleti ayrıştıracağını kaydetti. Üniter ulus devlet modelinin, farklı kökenlerden gelen vatandaşları eşit yurttaşlık paydasında buluşturan Cumhuriyet’in temel kazanımı olduğunu vurguladı.

Devletin dili, kimliği, yapısı ve egemenliğinin tartışmaya açıldığında konunun artık demokrasi değil, “devletin varlığı” meselesi haline geleceğini ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti’nin terörle müzakere eden değil; terörü hukuk ve meşru müdafaa sınırları içinde tasfiye eden bir devlet olduğunu belirterek, bu gerçeğin hiçbir bölücü söylemle ve barış ambalajlı sahte girişimlerle örtülemeyeceğini sözlerine ekledi.