Karşıyaka’da Küba ile Dayanışma: ABD Ablukasına Karşı İmza Kampanyası ve Yerel Destek Toplantısı
José Martí Küba Dostluk Derneği (JMKDD) tarafından başlatılan ve ABD ablukasına karşı Küba’ya destek amaçlı imza kampanyasının ardından dayanışma çalışmaları mahallelerde de devam etti. Küba dostları son olarak İzmir Karşıyaka’daki Bahriye Üçok Semt Evi’nde düzenlenen söyleşide bir araya geldi. “ABD’nin Soykırım Politikası ve Küba Direnişi” başlıklı programda JMKDD Genel Sekreteri Aslıhan Ilgaz ile Küba Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Raul Ernesto Madrigal Cárdenas konuştu.
Başkonsolos: ‘Küba yalnızca ekonomik değil, bilgi ablukası altında’
Küba Cumhuriyeti Başkonsolosu Raúl Madrigal, ülkenin yalnızca ekonomik ve siyasi değil, aynı zamanda bilgi alanında da bir abluka altında bulunduğunu belirtti. Bu tür buluşmaların en önemli yanının Küba’da yaşananların doğru anlaşılması ve kamuoyuna doğru aktarılması olduğunu vurgulayan Madrigal, uluslararası medyada Küba’ya ilişkin ciddi çarpıtmalar yapıldığını söyledi. Küba’nın bir devlet olarak halkının ihtiyaçlarına cevap vermeyen bir görüntü ile sunulduğunu ifade eden Madrigal, gerçek belirleyicinin ABD’nin her gün derinleştirdiği ekonomik ve askeri yaptırımlar olduğunu aktardı.
Madrigal, ABD’nin politikalarının nedeninin açık olduğunu belirterek şunları kaydetti: “Küba’nın sosyalist bir ülke olması ve halkının ihtiyaçlarını karşılayan bir modeli temsil etmesi engellenmek isteniyor; bunun diğer halklara örnek olması hedef alınıyor.” Abluka politikalarının devrimin ilk yıllarından bu yana devam ettiğini hatırlattı.
‘Petrol kesintisi hayati alanları vuruyor’
Madrigal, Donald Trump döneminde Küba ekonomisini daraltacak önlemler paketlerinin uygulamaya konduğunu, Joe Biden döneminde ise Küba’nın terörü destekleyen ülkeler listesinden çıkarıldığını, ancak Trump tarafından yeniden listeye alındığını belirtti. Gerçekte Küba’nın ABD topraklarına veya halkına yönelik herhangi bir terör eyleminde bulunmadığını vurguladı. Petrol tedarikinin kesilmesinin sağlık hizmetleri başta olmak üzere hayati alanları etkilediğini; elektrik üretiminin büyük ölçüde petrole dayandığını söyledi. Bir hastanın hastaneye ulaştırılamaması veya bir ameliyatın gerçekleştirilememesi gibi durumların insanların ölümüne yol açabileceğini ifade etti.
Madrigal, uluslararası dayanışma mesajlarının önemli bir moral kaynağı olduğu ve bu desteğin Küba ile ticaret yapmak isteyen ülkelerin cesaretinin kırılmasını engellediğini belirtti. “Hakkımız olan bir şeyi elimizden aldıkları için zor günlerden geçiyoruz; ancak bunu geri kazanana kadar asla boyun eğmeyeceğiz. ABD, Küba halkının var olma hakkını reddediyor. Ancak Küba’nın özünü anlamıyor. Küba bu kadar baskı karşısında daha da kenetleniyor, daha fazla birlik oluyor ve birbirine bağlanıyor.” dedi. Günlük hayatta yaşanan pek çok sorunun ABD ablukasından kaynaklandığına dikkat çekerek, zorlu koşullara rağmen cesur, direnen, sosyalizmi ayakta tutmak için mücadele eden ve örgütlü hareket eden Kübalıların var olduğunu söyledi. Küba’nın dışarıya karşı tarihsel dayanışma geleneğine vurgu yaparak etkinliklerde gördükleri dayanışmanın moral verdiğini ekledi.
JMKDD Genel Sekreteri Ilgaz: ‘Abluka yalnızca ekonomik değil, ideolojik’
JMKDD Genel Sekreteri Aslıhan Ilgaz, Küba’ya yönelik yaptırımların yalnızca ekonomik olmadığını, aynı zamanda ideolojik bir abluka niteliği taşıdığını belirtti. Ilgaz, ABD’nin politikalarının üçüncü taraf ülkeleri ve şirketleri de kapsayacak şekilde genişletildiğini, bunun finans dünyasında da etkili olduğunu ifade etti. Küba’yla ilişki kurmak veya ticaret yapmak isteyenlerin teröre destek veren bir ülkeye yardım ediyormuş gibi gösterildiğini, bunun şirketler ve ülkeler üzerinde fiili bir yaptırım baskısı yarattığını söyledi.
Ilgaz, ABD yaptırımlarının iki ülke arasındaki ilişkiyle sınırlı kalmadığını; Küba’nın herhangi bir ülkeden toplumsal olarak ihtiyaç duyduğu bir ürünü satın almak istediğinde bunun ya engellendiğini ya da çok yüksek maliyetlerle karşılaşıldığını anlattı.
‘Abluka, dünyayı da Küba’dan mahrum bırakıyor’
Ilgaz, tüm bu koşullara karşın Küba’nın sağlık ve eğitim alanlarında elde ettiği gelişmişliğe dikkat çekti ve ülkenin biyoteknoloji alanında önemli bir birikime sahip olduğunu söyledi. “Küba’nın dünyada karşılığı olan çok sayıda ilacı var. Ancak bu abluka yalnızca Küba halkını değil, dünya halklarını da mağdur ediyor.” dedi. Küba’nın geliştirdiği aşı ve biyoteknolojik ürünlerin uluslararası ölçekte paylaşılmasının engellendiğini belirtti. Pandemi sürecinde Küba’nın bilim enstitülerini koordine ederek kısa sürede beş farklı aşı geliştirdiğini, bunlar arasında çocuklara yönelik aşıların da bulunduğunu hatırlattı; ancak bu aşıların dünya halklarına ulaşmasının çeşitli gerekçelerle engellendiğini ifade etti.
Ilgaz, pandemi döneminde ilaç tekellerinin krizi fırsata çevirdiğini, Küba’nın ise kamusal bir anlayışla hareket ettiğini söyledi. Küba’nın tarihsel olarak enternasyonalist bir tutum sergilediğini belirterek Afrika’daki kurtuluş mücadelelerinden Ebola salgınına ve pandemi döneminde İtalya’ya doktor gönderilmesine kadar birçok uluslararası dayanışma örneğini hatırlattı. ABD’nin uzun yıllardır Küba’da rejim değişikliği hedeflediğini savunan Ilgaz, ülkenin sistem dışında kalma iradesini kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. Son dönemde ağırlaşan petrol ablukasının, beklentilerin aksine Küba halkı içinde daha güçlü bir birlik duygusu yarattığını ekledi.
Enerji krizine karşı somut destek planı
Ilgaz, yürütülen imza kampanyasının Küba’da ana haber bültenlerine konu olduğunu ve dayanışmanın Küba halkı için moral kaynağı oluşturduğunu söyledi. Kampanyanın daha da güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ilgaz, imzaların artırılmasının yalnızca moral değil, diğer ülkeler ve ABD üzerinde baskı oluşturma açısından da önemli olduğunu belirtti. Önümüzdeki dönemde maddi dayanışma kampanyaları başlatacaklarını; özellikle enerji krizine karşı alternatif enerji kaynaklarına yönelik somut destek hedeflediklerini açıkladı. “Bir hastanenin ya da birkaç kliniğin enerjisini sağlayabilecek, yüzlerce hanenin elektriğine katkı sunabilecek bir dayanışma örneği oluşturmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Ilgaz, Küba’nın ağır ekonomik koşullara rağmen önemli adımlar attığını, abluka olmasa ülkenin insan kaynağı ve üretim kapasitesiyle çok daha ileri teknolojik ve toplumsal düzeye ulaşabileceğini belirtti. Dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısında bulunarak hem imza kampanyasına hem de duyurulacak maddi destek çalışmalarına destek istedi.
Bahriye Üçok Mahallesi sakinlerinin Başkonsolos Madrigal ile çekilen fotoğrafı ve verdikleri dayanışma sözü sonrasında buluşma, “Küba halkı yalnız değildir” sloganıyla sona erdi.
















