CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, son tutuklama dalgasına sert tepki gösterdi. İddialara göre Ekrem İmamoğlu, TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ve siyasi danışman Necati Özkan hakkında yöneltilen “casusluk” suçlamalarını haksız bulduğunu ifade etti.
Karabat paylaşımında, ülkenin hem fiziksel sınırlarında hem de dijital altyapısında derin güvenlik açıkları yaşandığını belirterek, vatandaşların ve devletin en mahrem bilgilerinin yeterince korunamadığını vurguladı.
Güvenlik Açıkları ve Sorumluluk İddiaları
Karabat, uzun yıllardır devlet sırlarına erişim ve bilgi güvenliği konusundaki zaafların derinleştiğini savundu. Buna göre; milyonlarca yabancının kontrolsüz girişleri, kişisel verilerin çalınması ve yönetici kimlik bilgilerinin kolaylıkla internette alınıp satılması önemli sorunlar arasında yer alıyor.
E-Devlet, E-Nabız, UYAP, MERNİS gibi sistemlerden sızıntılar olduğuna dikkat çeken Karabat, vatandaşların dolandırılmasının ardında bu zafiyetlerin bulunduğunu söyledi. Telefonlarda sahte kimlikler ve kopya SIM kartlarla gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarının günlük rutine dönüştüğünü ifade etti.
Suçlamaların Hedefi ve Eleştiri
Karabat, iktidarı geçmişteki uygulamalarıyla çelişkide olmakla suçladı; devletin en gizli bilgilerine erişim verilmesine izin verenlerin şimdi aynı yöntemi muhalefete yönelttiğini belirtti. “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” atasözünü alıntılayarak, gerçek sorumluların dikkatlerden kaçırılmaya çalışıldığını söyledi.
Karabat’ın vurguladığı noktalar:
- Devlet sırlarının ve vatandaş verilerinin dış ülkelere sızdığı iddiası,
- Bankalara ait bilgilerle gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarının yaygınlığı,
- Güvenlik açıklarını kapatamayan yöneticilerin muhalefeti hedef gösterdiği eleştirisi.
Sonuç olarak Karabat, gerçek casusluğun ve meşruiyet arayışının uluslararası ilişkilerde ve geçmişte aranması gerektiğini, içerideki muhalefetin suçlanmasının bir yönlendirme çabası olduğunu savundu.

