1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Kara propaganda ağının yandaşlara önceden servis edilmesi iddiası

Kara propaganda ağının yandaşlara önceden servis edilmesi iddiası

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi ve Ankara Başsavcılığı

CHP’li belediyelere yönelik soruşturma dosyalarının iktidara yakın basın kuruluşlarına operasyonlardan günler önce sızdırılması tartışmalara neden oluyor. İktidara yakın gazeteciler ve kamuya mal olmuş kişiler, kendilerine bilgi sızdırılmadığını savunsa da kamuoyunu ikna edemiyor.

Gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda dosyaların doğrudan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’ne (DMM) sızdırıldığını ve DMM’nin bu bilgileri CHP aleyhinde “kara propaganda” amaçlı kullandığını açıkladı.

Uludağ’ın paylaşımında şu başlıklar yer aldı: “Yargı-saray arasında kara propaganda mekanizması”, “Savcılıklardan Saray’a CHP’li belediyelerin dosyaları nasıl sızdırılıyor?”, “BÇG gitti, DMM geldi”.

Uludağ, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda “bağımsız” ve “tarafsız” olma görevi verilen yargı teşkilatının, CHP’li belediyelere yönelik dosyaları doğrudan DMM’ye gönderdiğini ve DMM’nin bu bilgileri CHP aleyhinde nasıl “kara propaganda” amaçlı kullandığını anlattı.

Hatırlatılan tarihsel arka planda Batı Çalışma Grubu (BÇG) ve 28 Şubat dönemi yer alıyor. BÇG’nin, dönemin hükümetine karşı basında haber yapılmasını sağladığı, bunun için yargı dosyalarının da kullanıldığı belirtiliyor. BÇG’nin faaliyetlerinin sona erdiği, ancak benzer bir mekanizmanın DMM aracılığıyla yeniden ortaya çıktığı iddia ediliyor.

Olay, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik konser soruşturmasında 13 kişinin gözaltına alınmasıyla açığa çıktı. Kamuoyu henüz operasyona ilişkin detayları bilmezken, iktidara yakın gazete ve televizyon yöneticilerine DMM tarafından hazırlanan bir “bilgi notu” iletildi. Söz konusu bilgi notu, bu gazetecilerin WhatsApp yazışmalarında delil olarak bulundu; gönderenin ismi de kayıtlarda yer aldı.

Bilgi notunun başlığı “Soru-Cevaplarla Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne Yönelik Konser Soruşturması. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde Skandal İddialar: 759 Milyonluk Konser Harcaması, 154 Milyonluk Kamu Zararı” şeklindeydi. Metinde dokuz ayrı soru ve ABB’nin konser ihalelerinde yolsuzluk yaptığına ilişkin cevaplar yer aldı. DMM, yanıtları sunarken “Adli makamların tespitlerine göre” ifadesiyle kaynak göstermeyi dahi ihmal etmedi; dolayısıyla bilgilerin savcılıktan alındığını açıkça ima etti.

Ekinde savcılık tarafından hazırlandığı anlaşılan bir belge de bulunuyordu. Bu belgede dosyadaki “araştırma raporu”, “bilirkişi raporu”, “MASAK raporu” gibi dokümanlardan özetler çıkarılmıştı. Uludağ, bu belgelerin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan DMM’ye nasıl ulaştığını sordu.

Araştırma sonuçlarına göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın basını bilgilendirmek için oluşturduğu bir WhatsApp grubunda dikkat çekici bir numara tespit edildi. Bu numaranın, Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı dönemindeki basın danışmanına ait olduğu, söz konusu kişinin Soylu’nun ayrılmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı’na geçtiği, daha sonra DMM’de çalışmaya başladığı ve kendisini Ankara Başsavcılığı’nın basın grubuna eklettirdiği iddia edildi. Bu durum, başsavcılık kaynaklı bilgilerin DMM’ye gönderildiğine işaret ediyor.

Uludağ’a göre, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon bilgileri, Melih Gökçek’in paylaşımından önce savcılık kaynaklı olarak DMM’ye gönderilmiş ve DMM tarafından CHP aleyhine kullanılmak üzere iktidara yakın basına iletilmiş oldu.

Bu sürecin yalnızca Ankara ile sınırlı olmadığı, geriye dönük araştırmalarda DMM’nin İstanbul başta olmak üzere diğer şehirlerdeki CHP ve Ekrem İmamoğlu aleyhine yapılan operasyonların ayrıntılarını benzer şekilde iktidar yanlısı gazetecilere “bilgi notu haber” şeklinde gönderdiğinin görüldüğü ifade ediliyor. Bu gazetecilerin söz konusu haberleri noktasına virgülüne dokunmadan sosyal medya ve haber sitelerinde yayımladığı belirtiliyor.

Bahsi geçen tablo, CHP’li belediyelere yönelik operasyonların siyasi olduğu eleştirilerini destekler nitelikte aktarılıyor.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin bu tür faaliyetleri yürütme yetkisi olup olmadığı tartışmalı. Anayasa Mahkemesi, İletişim Başkanlığı’nın “dezenformasyonla mücadele” yetkisini (AYM, E.2020/88, K.2023/224, 27/12/2023) basın özgürlüğüne aykırı bularak iptal etti. İletişim Başkanlığı’nın bu görevi yerine getirmesi için ayrıca yasal bir düzenleme yapılmadığı belirtiliyor.

Uludağ ve ilgili taraflar DMM’ye şu soruların yanıtlanmasını talep ediyor: DMM hangi yasal dayanağa göre faaliyet yürütüyor; personel çalıştırıp maaş veriyor mu? Hangi yetkiyle bağımsız ve tarafsız yargı soruşturmalarının içeriğinden bilgiler alarak CHP aleyhinde habere dönüştürüyor? Bu mekanizma 28 Şubat dönemindeki BÇG’nin bir kopyası değil midir? Yargı mensupları, gizli soruşturma dosyalarının bilgilerini hangi sıfatla yürütme organına bağlı bir kuruma gönderiyorlar? Yargı, Saray’ın arka bahçesi haline mi geldi?

Uludağ, elindeki belgeyi paylaşarak somut olarak şu soruyu yöneltti: “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik gizli soruşturmaya ilişkin bu bilgi notunu CHP aleyhinde kullanılmak üzere Dezenformasyonla Mücadele Merkezine kim hazırlayıp gönderdi?”

Kara propaganda ağının yandaşlara önceden servis edilmesi iddiası
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Giriş Yap

ATA TV HABER ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir