Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kanatçı kayyum dönemi tepkiler bu kez meclis sıralarındaydı

Beyaz Et Sektöründe Geniş Kapsamlı Hukuki ve İdari İşlem Türkiye

Beyaz Et Sektöründe Geniş Kapsamlı Hukuki ve İdari İşlem

Türkiye genelinde gıda piyasasını ve üretim dengelerini sarsan beyaz et sektörüne yönelik yürütülen yasal ve cezai süreç, siyasi kulislerden ve üreticilerden gelen tepkilerle ülke gündeminin ilk sırasına yerleşti. 12 Haziran Cuma sabahı, beyaz et endüstrisinin merkezinde konumlu dev holdinglere yönelik gerçekleştirilen geniş çaplı yargı operasyonu haberi kamuoyuna yansıdı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmaya ilişkin ilk resmi duyuruyu sosyal medya üzerinden yaptı. Bakan Gürlek yaptığı yazılı açıklamada; serbest piyasa mekanizmalarını bozarak haksız fiyat artışları yoluyla tüketicileri mağdur ettiği ve serbest rekabet koşullarını ihlal ederek fiyatlama politikalarını tüketici aleyhine yönlendirdiği iddia edilen 32 şüpheli şahıs hakkında savcılık tarafından gözaltı talimatı verildiğini ve sektör bileşeni 13 şirkete denetim kayyumu atandığını bildirdi.

Operasyonun hemen ertesi günü ise beyaz et satış kanallarında fırsatçılık iddiasıyla bazı zincir market işletmelerine 10 milyon liranın üzerinde idari para cezası kesildi. Bu idari ve hukuki adımların arka planında enflasyonu zorla dizginleme çabalarının olduğu siyasi aktörlerce yüksek sesle dile getirilmeye başlandı.

Parlamentoda ve Siyasette Yansıyan Tepkiler

Dervişoğlu: “Bir Tavuk Mu Kaldı?”

Operasyonun ilk anından itibaren yükselen tepkiler parlamento çatısı altında yankı buldu. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, grup toplantısında iktidarın para ve yargı politikalarına yönelik sert eleştirilerde bulundu. “Tavuklara operasyon” ifadesini kullanan Dervişoğlu, “Her kuşu avladınız, bir tavuk mu kaldı?” sözleriyle tepkisini yüksek perdeden dile getirdi. Konuşmasında dış politika, makro ekonomi ve adalet sistemine ilişkin yapısal değerlendirmeler yapan Dervişoğlu, Türkiye’nin liyakat ve devlet aklına dayalı bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Tarım ve yerli üretim politikalarını eleştirerek çiftçinin ve üreticinin bilinçli olarak zor durumda bırakıldığını belirtti. “Adaletsizliğe karşı adalet için, saltanata karşı Cumhuriyet için, kayyumlara karşı demokrasi için bayrak açıyorum” diyen Dervişoğlu, mevcut siyasi idareye yönelik “Sen bu memlekete muhtaçsın ama bu memleket sana muhtaç değil” sözlerini kullandı.

Babacan: “Polis Tedbiriyle Enflasyon Düşmez”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da konuyu partisinin grup toplantısında gündemine aldı. Babacan, kırmızı et fiyatlarının yüksek olduğunu; Türkiye’nin dünya genelinde en pahalı et tüketen ülkelerden biri haline geldiğini ve kırmızı et sektöründe dışa bağımlılığın bulunduğunu ifade etti. Babacan, kaybedenin yerli üretici ve milyonlarca vatandaş, kazananın ise dışarıdan et ithal eden bir avuç ithalatçı olduğunu söyledi ve bu ithalatçıların iktidara yakın isimlerden oluştuğunu iddia etti.

Beyaz et sektöründe durumun kırmızı etin tersine olduğunu, tavukçuluk sektörünün uzun süre desteklenmesiyle büyüdüğünü, ölçek kazandığını ve hem iç piyasaya yettiğini hem de ihracat yaptığını belirtti. Babacan, iddialara göre yetkililerin Ramazan öncesi “zam yapmayın” talimatı verdiğini, sonrasında ise sektörü baskılamak için ihracat yasakları gündeme getirilerek çekişmeler yaşandığını aktardı. Ardından yargı operasyonunun geldiğini söyleyen Babacan, “Bu işin görevi Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu’ndadır.” ifadelerini kullandı. Türkiye’de aniden bir sektörün tüm yöneticilerine yönelik gözaltı ve kayyum uygulamasının görülmediğini, böyle bir yöntemle enflasyonun düşürülemeyeceğini vurguladı.

Babacan, organize suç veya örgütlü suç kapsamına girmeyen piyasa sorunlarının öncelikle Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu tarafından ele alınması gerektiğini belirtti. Yatırım yapan, risk alan kişilerin bir anda gözaltına alınmasının güveni sarstığını, bunun yatırım ortamını olumsuz etkileyeceğini ve enflasyonla mücadelenin yolunun üretimin ve yatırımların artmasından geçtiğini savundu.

Operasyonun Sektöre Etkileri ve Kapsamı

“Yarın Bunlar Teker Teker Tesis Kapatır”

Şafak baskınlarıyla düzenlenen ve piyasa dengelerini altüst eden ceza operasyonunda hedef seçilen şirketlerin ticari hacimlerine bakıldığında tamamının sektörün büyük oyuncuları olduğu ortaya çıkıyor. İdari tedbir kararıyla denetim kayyumu atanan 13 şirket, Türkiye’nin toplam tavuk eti üretim hacminin yaklaşık yüzde 80’ini tek başına karşılıyor. Hukuki ablukaya alınan firmalardan yedi tanesi, İstanbul Sanayi Odası’nın her yıl duyurduğu “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesinde üst sıralarda yer alıyor.

Operasyon kapsamında Genel Müdürü gözaltına alınan Banvit firmasının uluslararası hisse yapısı dikkat çeken unsurlardan birini oluşturuyor: Şirketin yüzde 55,02’lik çoğunluk hissesi Brezilya merkezli BRF’ye, yüzde 36,68’i Katar devletinin resmi fonu Qatar Holding LLC ortaklığına aitken, kalan yüzde 8,30 halka açık şekilde işlem görüyor.

Cuma günü 12 farklı ilde yürütülen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alınan ve aralarında dev şirketlerin üst düzey yöneticilerinin de bulunduğu 29 şüpheli şahıs, emniyetteki ifade ve sorgulama işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Mahkemece bu şüpheliler için yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verildi.

Yöneticileri Gözaltına Alınan ve Kayyuma Alınan 13 Şirket

Mali ve hukuki süreçlere dahil edilerek idari kararla denetim kayyumu atanan 13 büyük şirket şunlardır:

  • Şenpiliç
  • Banvit
  • Erpiliç
  • Lezita
  • Keskinoğlu
  • Hastavuk
  • Bakpiliç
  • Bupiliç
  • Akpiliç
  • Aspiliç
  • Gedik Tavukçuluk
  • Orvital
  • AY-Pİ

Operasyonun sektörde yarattığı belirsizlik, piyasa dengeleri ve tedarik zincirleri üzerindeki etkileri tartışılmaya devam ediyor. Soruşturma ve idari tedbir süreçlerinin nasıl ilerleyeceği, piyasa düzenleyici kurumların alacağı kararlar ve hukuki süreçlerin sonuçları sektör paydaşları ve tüketiciler tarafından yakından izleniyor.