Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İYİ Partili Usta, bugüne kadar bölücülerin hayallerine böyle hizmet edilmediğini söyledi: ‘Kürt vatandaşlar rahatsız, ‘Apo temsilcim değil’ diyor’

Dr. Erhan Usta’dan TBMM, İmralı Notları ve ‘Terörsüz Türkiye’ Sürecine

Dr. Erhan Usta’dan TBMM, İmralı Notları ve ‘Terörsüz Türkiye’ Sürecine İlişkin Açıklamalar

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr. Erhan Usta, Cumhuriyet’in sorularını yanıtladı. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda TBMM bütçesinin görüşüldüğü oturumda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a “Öcalan’ın Numan Kurtulmuş sevdası nereden geliyor” diye sorduğunu belirten Usta, bu ifadeyi neden kullandığını şöyle açıkladı: 2013’te yayımlanan “İmralı Notları” kitabının 12. sayfasında Abdullah Öcalan’ın mevcut çalışmanın sonuç alıcı olmadığına inandığını ve bir konvansiyon kurulup Kurtulmuş’un bu işin başında olması gerektiğini söylediğini, Öcalan’ın bu öneriyi dönemin Meclis Başkanı olmadığı bir dönemde yazdığını ifade etti.

‘Sebebi cehalet olamaz’

Usta, Kurtulmuş’un o dönemki görevinin tartışmalı olduğunu, Kurtulmuş’un “Devletin ülkesi ve milleti olmaz” şeklindeki sözlerini hatırlatarak, siyaset bilimi eğitimi alan herkesin devletin üç unsurunu — millet (veya ulus), toprak ve egemenlik — bildiğini söyledi. Bu ifadeye ilişkin olarak ya derin bir cehalet ya da kötü niyet olduğuna dair eleştirisini dile getirdi ve cehaletten kaynaklanmasını beklemediğini ekledi.

Komisyondaki tartışma ve olası cezalar

Bazı medya organlarında “en üst cezanın” verileceğinin yazıldığını, başlangıçta ceza verilmesinin planlandığını ancak toplumsal desteğin görünmesi üzerine bu girişimden vazgeçildiğini söyledi. Cumhurbaşkanına, meclis üyelerine ve meclis başkanına hakaret durumlarında ceza öngörüldüğünü; aynı maddede “Türk devleti ve tarihine hakaret”ın da suç sayıldığını, ancak genel kurulda “Türkiye Cumhuriyeti Devleti katliam yapmıştır, Kürtleri kırmıştır” şeklindeki sözlerin ceza almadığını belirtti. Komisyondaki olayda Numan Kurtulmuş’un meselenin kişiselleştirdiğini, devletin resmi internet sitesinde bir milletvekiline “terbiyesiz” ve “hadsiz” ifadeleri kullanılmasının acizlik olduğunu ifade etti.

‘Ellerini ovuşturan çakallar’ ifadesi

Usta, Kurtulmuş’un “ellerini ovuşturan çakallar” ifadesinin bir meclis başkanına yakışmadığını, nezaket ve tarafsızlığa uygun olmadığını, kendilerinin bu ifadeyi üstlerine almadığını, sadece hatanın yanlış olduğunu söylediklerini vurguladı.

Komisyonun görevi ve yasallık tartışması

Usta, “Bu vazifeyi size kim verdi” diye sorduğunu belirterek, anayasada veya TBMM İçtüzüğü’nde böyle bir görevin Meclis Başkanına verilmediğini, komisyonun yasa ile kurulmadığını ve dolayısıyla Meclis Başkanının yetkisiz bir görev yaptığını savundu. Eğer kanunla kurulmuş olsaydı verilen görevi yapabileceğini, o durumda içeriğin tartışılacağını ancak şu an yetkisiz bir işlem söz konusu olduğunu söyledi. Ayrıca muhaliflere “terörist” dedikleri için ortaya çıkan siyaseten kazanımlar sonucu seçimi kazanmış olmalarını eleştirdi.

Öcalan, Gülen ve Meclis’te tezahüratlar

Usta, Abdullah Öcalan’ın mahkûm edilmiş, elli bin kişinin katili sayılan bir terör örgütü lideri olduğunu belirtti. TBMM’de Öcalan lehine tezahürat yapıldığını görmenin kabul edilemez olduğunu; Meclis başkanının Meclis’te polis müdahalesini sağlaması gerektiğini, ancak bunun yapılmadığını söyledi. Meclis’in miting meydanı olmadığını, teröristle ilgili övgülerin yapılamayacağını ve Fethullah Gülen ile Öcalan arasında fark olmadığını savundu.

Bahçeli, çözüm süreci ve devlet aklı iddiası

Usta, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin ilk çözüm sürecine açıkça karşı olduğunu, Bahçeli özelinde ayrıntıya girmek istemese de genel olarak bu sürecin milli bir proje olmadığını, devlet aklı barındırmadığını iddia etti. Devlet aklının sürekliliği olması gerektiğini, iki yıl önce konuşulanların Ekim 2024’te tersine döndüğünü ve bunun devlet aklıyla bağdaşmadığını dile getirdi.

Süreç İsrail-Amerikan projesi iddiası

Usta, sürecin Suriye’deki gelişmelerle bağlantılı olduğunu, İsrail ve ABD’nin desteklediği bir hareket sonucu Suriye’de yeni bir yapılanma ve terör devleti oluşturulduğunu ileri sürdü. Türkiye’deki süreçlerle Suriye’deki gelişmelerin eş zamanlı ilerlediğini, Suriye’de güçlü bir dış iradenin etkin olduğunu ve bunun hangi aktör olduğunun araştırılması gerektiğini vurguladı.

Cumhur İttifakı’nın rolü ve bölgesel gelişmeler

Cumhur İttifakı’nın bu sürece nasıl geldiğine ilişkin net bir değerlendirme yapamayacağını, ittifaktaki aktörlerin farklı kazançları olabileceğini belirtti. Türkiye’nin sınırlarında İsrail ve ABD etkisinde bir yapı oluşmasının risk olduğunu, bu yapıların YPG üzerinden bir orduya dönüşme ihtimalinin bulunduğunu, PKK bağlantılı silahlı yapının sınırda bir istikrarsızlık unsuru oluşturacağını söyledi. ABD’nin diplomatik aktörlerinden alıntılayarak rollerin dağıldığını ve üst akıl tarafından koordine edildiğini öne sürdü.

YPG’nin entegrasyonu ve bölgesel nüfus dengesi

Usta, MİT Müsteşarı’nın “YPG, Suriye devletine entegre olmalı” demesini eleştirerek, silahlı bir grubun ancak bir devletin askeri olarak entegre olabileceğini savundu. Nüfusa göre Kürtlerin oranının düşük olduğunu ancak silahlı yapıların nüfusa göre orantısız biçimde yüksek bir kontrol oluşturduğunu belirtti ve Suriye’de askeri gücün Kürtlerin kontrolünde olduğunu iddia etti.

Riskler: Sınırda oluşacak Kürt devleti

Usta, sınırımızda ABD ve İsrail’in etkisinde bir Kürt devletinin kurulmasının Türkiye için büyük bir risk ve istikrarsızlık kaynağı olacağını, bunun Türkiye’ye karşı bir çıbanbaşı olarak kullanılabileceğini söyledi. Türkiye yönetiminin buna karşı sessiz kaldığını, yeterince karşı çıkılmadığını belirtti.

Komisyonun rolü ve muhtemel kazanımlar

Komisyonun Kürtçü ve bölücü çevreler açısından büyük kazanım yarattığını, bundan sonraki aşamalarda “umut hakkı” ve teröristlerin serbest bırakılması gibi gelişmelerin mümkün olabileceğini ifade etti. Masanın ileride dağıtılabileceğini ancak bunun Türkiye’nin risklerini sona erdirmeyeceğini belirtti; geçmişten gelen milliyetçi çevrelerin masayı dağıtacağını söyleyenlerin olduğunu ancak bunun sonra da Kürt devletine engel olmayacağını savundu.

Milletin tepkisi ve İmralı ziyaretleri

İmralı’ya heyet gönderilmesine dönük destekleyici açıklamalara değinen Usta, Gazi Meclis’in bir teröristin ayağına götürülmesinin kabul edilemez olduğunu, Meclis’te Öcalan lehine tezahüratlar ve “umut hakkı”, “af” taleplerinin milletin sinir uçlarına dokunduğunu belirtti. Öcalan’ın hedefinin Türk milli kimliği ve ulus devlete karşı olmak olduğunu, Kurtulmuş’un sözlerinin anayasanın ilk dört maddesini tartışmaya açtığını ileri sürdü.

İleride anayasa değişikliği endişesi

Usta, komisyonun toplumun nabzına göre hareket ederek bazı değişiklikleri kademeli olarak uygulayabileceğini, ortak vatan kavramı ve “dil” tartışmalarının başladığını, siyasi ortam uygun olursa doğrudan anayasaya gidilebileceğini söyledi. İlk dört maddeyle doğrudan ilgili değişiklik yapmanın muhtemel olmadığını ama vatandaşlık tanımı ile eğitim dili ile ilgili iki maddede değişiklik yapılmasının sürecin geri kalanını açabileceğini ifade etti.

Kürt yurttaşların tepkileri ve liderlik iddiası

Usta, bazı Kürt yurttaşların Öcalan’ı kendilerinin temsilcisi olarak görmediklerini ve Öcalan ile Kürtlerin eşitlenmesinden rahatsız olduklarını belirtti. Kürtlerin, Öcalan’ın tek temsilci ilan edilmesinden şikayetçi olduğunu aktardı.

Demirtaş ve Bahçeli’nin açıklamaları

Ahmet Türk’ün Demirtaş’ın tahliyesine ilişkin Bahçeli’nin sözlerinden sonra serbest bırakıldığına dikkat çeken Usta, Demirtaş’ın durumu ve aralarındaki rekabetin farklı olduğunu, Bahçeli’nin niyetinin sempatik olma mı yoksa sonuç odaklı mı olduğunu bilemeyeceğini söyledi.

Cumhur İttifakı’nın ilişkisi

30 yıllık siyasi tabloya ilişkin soruya verdiği yanıtta Usta, Bahçeli’nin belirleyici rol oynadığını, bu hamlelerin AK Parti’ye yaradığı durumlar olduğunu savundu. Erken seçim çağrısının 2002’de AK Parti’nin olmasında belirleyici olduğunu belirterek, 2001 krizi sonrası ekonomik şartların etkisini anlattı; eğer seçim bir yıl sonra olsaydı AK Parti’nin oluşamayacağını, ANAP, MHP, DSP gibi partilerin baraj altında kalmasının erken seçimle ilgili olduğunu söyledi.

Portre

Dr. Erhan Usta, 1966’da Samsun’da doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye Bölümü mezunu. ABD Northeastern Üniversitesi’nde iktisat politikası ve planlama alanında master derecesini bölüm birincisi olarak aldı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi İktisat Ana Bilim Dalı’nda doktorasını tamamladı. Devlet Planlama Teşkilatı’nda uzman yardımcısı, uzman, daire başkanı, genel müdür ve müsteşar yardımcısı olarak görev yaptı. 25., 26., 27. ve 28. dönemlerde Samsun milletvekili seçildi. İki yıl MHP Grup Başkanvekilliği yaptı. 2020’de İYİ Parti’ye katıldı ve İYİ Parti Ekonomi ve Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyor.