İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun Grup Toplantısı Konuşması
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, bayram sonrası partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu konuşmasında Şişli Levent’teki İsrail Konsolosluğu önünde yapılan hain saldırıda yaralanan polislerimize geçmiş olsun dileklerini iletti; yetkilileri gerekli önlemleri almaya çağırdı. Polisimizin yalnızca iş başına gelince aklımıza gelmemesi gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, karda, kışta, yağmurda ve sıcakta saatlerce nöbet tutan polisimizin hakkının verilmesi gerektiğini söyledi. “Siz vermezseniz İYİ Parti iktidarında bu hakları vereceğiz” dedi.
‘VATANDAŞ DİRENMESİN DE NE YAPSIN’
Yanı başımızda bir enerji savaşı yaşandığını, buna karşın havzalarımızın ve tarlalarımızın üzerine bina dikildiğini belirten Dervişoğlu, yaz gelince yağmur duasına çıkmanın trajedisini ifade etti. Ordu’nun yüzde 75’i ve Giresun’un yüzde 85’inin maden sahası ilan edildiğini söyleyerek, “Vatandaş direnmesin de ne yapsın” diye sordu. Toprağın altı kadar üstünün de değerli olduğunu hatırlatarak Ordu, Giresun, Fatsa ve tüm Karadeniz’e selam gönderdi; mücadelelerinin yanında olacaklarını dile getirdi.
‘KRİZ ARTIK NORMALİMİZ OLMUŞ’
Dervişoğlu, krizlerin artık normal hale geldiğini belirterek her şeyi değiştirmenin mümkün olduğunu söyledi. İYİ Parti olarak nerede bir ağaca göz dikilirse orada olacaklarını, vatandaşın hakkını müdafaa edeceklerini kaydetti. Dün gece açıklanan ateşkese rağmen belirsizliğin sürdüğünü; bu savaşın İran’ın iç yapısını sarsma ihtimali bulunduğunu, İran’daki krizin iç savaşa dönüşebileceğini ve bunun Türkiye için tehlike oluşturabileceğini belirtti. İranlı muhaliflere silah gönderildiğinin ortaya konduğunu, bunun Türkiye’nin kapısına dayanabilecek yeni bir jeopolitik duruma işaret ettiğini söyledi. Öcalan üzerinden yürütülen tezgaha derhal son verilmesi gerektiğini vurguladı.
‘SURİYE’DE DENKLEM DIŞ DESTEKLERLE KURULMUŞTUR’
Suriye’deki denklemin dış desteklerle kurulduğunu belirten Dervişoğlu, Öcalan’ı dinleyeceklerini düşünmenin zihinsel yetersizlik olduğunu ifade etti. Üstünlerin hukuku ile milli birliğin sağlanamayacağını, milli birliğin bir vatandaşa farklı, diğerine farklı davranmakla mümkün olamayacağını söyledi. Bu birliğin Cumhuriyet ile mümkün olduğunu; Cumhuriyetin iktidar gücünü sınırlamak anlamına geldiğini, bunu istemenin Cumhuriyet’e düşmanlık anlamına geldiğini ifade etti. Yargıdaki keyfilik sona ermeli; millet aklı yeniden parlamentoyu işletmelidir. Kapalı kapılar ardında, milletten kaçarak milleti yönetemeyeceklerini, önce meşruiyeti güçlendirmeleri gerektiğini, bunun da seçimlerle mümkün olacağını söyledi.
‘İKTİDAR MİLLETİN SOFRASINA ÇÖKMEYİ TERCİH EDİYOR’
Dervişoğlu iktidarın milletin cebinden çekilmeyi değil, milletin sofrasına çökmeyi tercih ettiğini belirtti. İktidar hangi gündemi getirirse getirsin milletin gündeminin farklı olduğunu vurguladı.
‘HEMEN SEÇİM DİYORUZ’
Ayakları yere basmayan çıkışların muhalefetin gücünü azalttığını söyleyen Dervişoğlu, “Biz şimdi ‘hemen seçim’ diyoruz ama gösteri için değil, gerçek bir ihtiyaç olduğu için istiyoruz” dedi. Ülkenin artık yönetilemediği gerekçesiyle seçim çağrısında bulunduklarını ifade etti.

