Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İran dünyayı şaşırttı: Mozaik savunma işe yaradı

İran’ın ‘Mozaik Stratejisi’ ile Körfez ve İsrail Hedeflerine Yönelik Saldırılar

İran’ın ‘Mozaik Stratejisi’ ile Körfez ve İsrail Hedeflerine Yönelik Saldırılar

Başta Tel Aviv olmak üzere bazı İsrail kentleri, İran’dan atılan füzelerle dünden beri büyük tahribata uğradı. Batı haber kanallarının ya hiç vermedikleri ya da yüzeysel aktardıkları bu geniş çaplı askeri operasyon, İran’ın bugüne kadar muhataplarına yönelik uyarılarının ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Sosyal medyada ve alternatif haber sitelerinde paylaşılan binlerce görüntü, saldırıların ve verilen hasarın boyutunu açıkça ortaya koyuyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın önce “az sayıda asker kaybettik” demesinin ardından bir gün sonra “bu sayı artabilir” demesi hatırlanmalı; İran’ın vurduğu Körfez ülkelerindeki ABD üslerinde azımsanmayacak sayıda ABD askerinin muhtemelen hayatını kaybettiği değerlendiriliyor.

İsrail’in geçen Haziran’daki 12 günlük savaşta etkinliğiyle bilinen Demir Kubbe hava savunma sistemi, son iki gündür ciddi şekilde aşılmış durumda. Askeri uzmanlar, bu durumun İran’ın asimetrik taktikleri nedeniyle ortaya çıktığını belirtiyor. Eski İsveç Silahlı Kuvvetleri hava savunma subayı Mikael Valtersson, “Yoğun düşman bombardımanına dayanabilecek bir komuta yapısı ile silah kapasitesine sahip olmalısınız” diyerek İran’da bu tür bir yapının bulunduğunu iddia ediyor. Valtersson’a göre İran liderliği ve silahlı kuvvetleri operasyonel kalmayı sürdürüyor ve büyük çaplı misilleme yapma kapasitesine sahip.

Valtersson, İran’ın iç istikrarının daha da sağlamlaştığını belirtiyor ve ekliyor: “İran, Amerikan-İsrail’in yıldırım savaşı girişimini, uzun süreli bir yıpratma savaşına dönüştürmeyi başarmış görünüyor.” Bu sonucun doğruluğunu zaman gösterecek, fakat İran’ın beklenmedik ve planlı bir savunma gerçekleştirdiği açık.

Bu savunma amaçlı saldırının merkezinde uzun zamandır planlanan “Mozaik Stratejisi” bulunuyor. Bu strateji, ABD-İsrail’in kesin sonuç alıcı yaklaşımlarına karşı tasarlanmış; insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırıları düzenleyebilen, merkezi olmayan, hücre tabanlı askeri birimlerden oluşuyor. Strateji ayrıca düşman hava savunmasını alt etmek için toplu İHA saldırılarını, koordineli İHA/füze taarruzlarını ve karşı tarafın füze stoklarını sürekli tüketmeye yönelik operasyonları içeriyor.

Mozaik Stratejisi, “eyalet komutanlıklarına, üslere ve diğer kademelere azami yetki devretme; onlara savaş operasyonlarını özerk olarak yürütme yeteneği sağlama” ilkesine dayanıyor. Bu yaklaşımın etkisi, İsrail’e yönelen füzelerin verdiği hasardan anlaşılabiliyor.

Rus askeri uzman Yury Lyamin, Mozaik Stratejisi’nin 2000’li yıllarda ABD’nin Afganistan ve Irak’ı işgali ile daha sonra İran’ın nükleer programına yönelik operasyonlarla benimsendiğini vurguluyor ve İsrail’e yollanan füzelerin “sahada test” olarak değerlendirilebileceğini söylüyor.

Valtersson’a göre İran, Körfez’deki ABD üslerine zarar vermeyi başardı. Bunu şu faktörlere bağlıyor: İran’a coğrafi yakınlık, minimum uyarı ve çok kısa tepki süresi; ABD güçleri ile yerel ortaklar arasındaki zayıf koordinasyonun üs savunmasını zayıflatması; ABD’nin önemli hava savunma varlıklarının İsrail’i korumakla meşgul olması; ve İran’ın ABD’nin AN/FPS-132 uzun menzilli radarını erken safhada etkisiz hale getirerek ABD’nin gelen füze fırlatmalarını tespit etme kabiliyetini kısıtlaması.

İran’ın rejimi hakkında yapılan değerlendirmelerde, dışarıya karşı sert bir imaj çizilse de, masada müzakere ve taviz verme niyeti gösterdiği anlaşılan yönelimlerin bulunduğu da belirtiliyor. Bu süreçte İran’ın, ABD ve İsrail tarafından beklenmedik bir saldırıyla karşılaşma ihtimaline karşı hazırlıklı olduğu gözlemleniyor.

Sonuç olarak, hangi içeriğe sahip olursa olsun bir stratejinin uzun vadeli olması gerektiği vurgulanıyor; bu bağlamda İran’ın uyguladığı stratejiler, bu süreklilik ve hazırlık doğrultusunda önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.