Aile Dayanışma Ağı: Çıplak Arama Uygulamaları İnsan Onuruna Aykırıdır
Aile Dayanışma Ağı yaptığı açıklamada, hukuk devletinde hiç kimsenin, özellikle de kadınların, insan onurunu zedeleyen ve mahremiyetini ihlal eden muamelelere maruz bırakılamayacağı vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bir hukuk devletinde hiç kimse, hele ki kadınlar, gözaltı ve cezaevi süreçlerinde insan onurunu hiçe sayan, mahremiyetini ihlal eden muamelelere maruz bırakılamaz. Kadın tutukluların maruz kaldığını beyan ettiği çıplak arama uygulamaları; beden dokunulmazlığına, insan onuruna ve temel haklara yönelik ağır bir ihlaldir.”
Aile Dayanışma Ağı, hiçbir güvenlik gerekçesinin insanı aşağılayan ve psikolojik olarak yıpratan uygulamaları meşru kılamayacağını belirtti. Kuruluş, “Bir kadının bedenine yönelik bu müdahale yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, tüm kadınların onuruna yönelmiş bir saldırıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamada, insan haklarına aykırı olduğu iddia edilen bu uygulamaların etkin ve şeffaf biçimde soruşturulması, sorumluların ortaya çıkarılması ve onur kırıcı uygulamaların tamamen son bulmasının talep edildiği, Aile Dayanışma Ağı’nın bu sürecin takipçisi olacağı ifade edildi. “Hiçbir kadın, hiçbir insan onurundan mahrum bırakılamaz” denildi.
NE OLMUŞTU?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında savunmasını yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, maruz kaldığını iddia ettiği çıplak arama sürecini ayrıntılarıyla anlattı. Türker, “Beni arşiv odası gibi bir yere aldılar. Kadın memur ‘Soyun’ dedi. ‘Nasıl yani’ diye sordum. Eldiven taktı eline. Arkada klasörler, çok küçük bir oda vardı. ‘Üstünü çıkar’ dedi; üstümü çıkardım, kontrol etti ve ‘Tamam. Üstünü giyebilirsin’ dedi. ‘Gidebilir miyim’ diye sordum, ‘Hayır. Eşofmanını da indir’ dedi. İndirdim. ‘Çamaşırını da’ dedi. ‘Nasıl yani’ dedim, ‘İndireceksin’ dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. ‘Şimdi yere çömel’ dedi.” şeklinde konuştu.
Türker, devamla, “Utananlar varsa çıkabilir, ben utanmıyorum ama bu insanların onurunu, gururunu yıkmak için yapılıyormuş; ama yapan utansın, ben utanmıyorum. ‘Cinsel organını aç’ dedi. ‘Başını, arkanı dön, eğil’ filan. Eldiven takmıştı ama eldiveni kullanmadığı için biz rahatladık, çünkü jinekolojik muayene gibi bir şey olacağını zannetmiştim. Eldiven takınca nezarette biz sevindik. Tutuklandıktan sonra Fatoş’un çığlıklarıyla Elif’in ağlamasını hiç unutmuyorum.” ifadelerini kullandı.
Haberde aktarılan iddialar, Aile Dayanışma Ağı tarafından insan haklarına aykırı uygulama olarak nitelendirildi ve olayların bağımsız, şeffaf şekilde soruşturulması talep edildi.

