Cumhurbaşkanı Kararıyla GSS Prim Oranı Yükseltildi
Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerinde esas alınan oran, brüt asgari ücretin yüzde 3’ünden yüzde 6’sına çıkarıldı. Bu düzenleme ile aylık 780 TL olan ödeme tutarı 1.560 TL’ye yükselmiş oldu. Uygulama derhal yürürlüğe girdi ve işsiz kalanlar için otomatik başlayan GSS primi fiilen yüzde yüz artmış oldu.

Gelecek Dönemde Yeniden Artış Beklentisi
Kararda ayrıca 1 Ocak 2026 tarihinde beklenen asgari ücret artışıyla birlikte GSS prim tutarının yeniden hesaplanacağı ve bu tutarın bir kez daha artacağı belirtildi.

Ekonomistler ve Siyasi Partilerden Gelen Tepkiler
Kararın ardından ekonomi çevreleri ve muhalefet temsilcileri sert tepki gösterdi. Ekonomist İnan Mutlu, değişikliği “Ekonomik soykırım programı tam gaz devam…” sözleriyle eleştirerek, “İşsizlere bir tekme de devletten…” dedi ve GSS priminin resmen %100 artırıldığını vurguladı. Mutlu ayrıca 2025’te 8 milyon 250 bin kişinin GSS priminin yoksul oldukları gerekçesiyle devlet tarafından ödendiğini hatırlattı.
CHP’den “Milyonların Sırtına Yeni Bir Yük” Tepkisi
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, yaptığı paylaşımda GSS prim oranının yüzde 3’ten yüzde 6’ya çıkarıldığını, 780 TL olan primin 1 Aralık 2025 itibarıyla 1.560 TL’ye yükseldiğini belirtti. Bulut, “Ekonomik krizin bedeli krizi yaratanlar değil, vatandaşa ödetiliyor” ifadelerini kullanarak, artışın enflasyon, işsizlik ve hayat pahalılığı ile mücadele eden milyonlar üzerinde yeni bir yük oluşturduğunu kaydetti ve sağlık hakkının ayrıcalığa dönüştürülemeyeceğini vurguladı.
CHP Milletvekillerinden Sert Eleştiriler
CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu da tepkisinde, işsiz ve geliri olmayan kişilerden alınan GSS priminin yüzde 100 artırıldığını belirterek, “GSS primi bir tür işsizlik vergisidir” dedi ve borçlu sayısının her geçen gün arttığını söyledi. Bankoğlu, “Nefes alandan dahi vergi alacaklar, az kaldı” şeklinde tepki gösterdi.
CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, GSS priminin işsizlerin, güvencesiz çalışanların ve geliri olmayan milyonlarca yurttaşın sırtında bir yük olduğunu, bu yükün “bir gecede iki katına çıkarıldığını” ifade etti. Durmaz, GSS’nin yoksulluğu cezalandırma mekanizması değil, sosyal devletin sağlık güvencesi olması gerektiğini söyledi.
Borç Artışı Uyarısı ve Talepler
Durmaz, artışın düzenli geliri olmayan milyonlarca yurttaşı zorlayacağını vurguladı. Artışın geçmiş dönem GSS borçlarını kapsamayacağını ancak bugünden sonra her ay tahakkuk edecek prim tutarının iki katına çıktığını, borçlarını ödeyemeyenlerin bundan sonra biriken borçlarının daha yüksek olacağını belirtti. İnsanların temel ihtiyaçlarını karşılarken primlerle karşılaşacaklarını söyleyen Durmaz, GSS primine yapılan zammın derhal geri çekilmesi, gelir testi kriterlerinin insanca yaşamı esas alacak şekilde güncellenmesi ve GSS sisteminin yükünün dar gelirli ve işsizlerin üzerinden alınması gerektiğini talep etti.
Uzman Değerlendirmesi: Hazine Sübvansiyonunun Azalması
Çalışma Ekonomisi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, değerlendirmesinde bu artışın herkes için geçerli olmadığını, özellikle ödeme gücü olmayanların priminin Hazine tarafından karşılandığını hatırlattı. Çelik, GSS priminin sigortalılar için yüzde 12,5 olduğunu; bunun 5 puanının çalışan, 7,5 puanının ise işveren tarafından ödendiğini belirtti. Yeni düzenleme ile çalışmayan ve GSS primini devlet tarafından ödenmeyen kesimlerin yükünün arttığını söyledi.
Çelik, bu kişilerin arasında sigortalı bir işte çalışmayan, bakmakla yükümlü olunan kişi statüsünde olmayan ve hane içinde kişi başına düşen geliri gelir testi sonucunda asgari ücretin üçte birinden fazla çıkan vatandaşların bulunduğunu ifade etti. Özetle, işsizlik ödeneği hakkı sona erenler, mezun olup iş bulamayan gençler veya gelir testi sonucu “ödeme gücü var” çıkanlar artık daha yüksek prim ödeyecek. Prof. Çelik, önceki dönemde Hazine’nin karşıladığı GSS sübvansiyonunun azaldığını; normalde 12,5 puandan Hazine’nin karşıladığı payın 9,5 puan iken sübvansiyonun şimdi 6,5 puana indiğini, buna karşılık vatandaşın ödemesi gereken oranın yüzde 3’ten yüzde 6’ya çıktığını ifade etti.
Sonuç: Sosyal Güvence Üzerinde Yük Artışı
Uzman ve siyasetçilerin ortak değerlendirmesi, bu kararın herkesin değil fakat belirli bir yurttaş grubunun GSS yükünü artırdığı, Hazine’nin sübvansiyonunun azaltıldığı ve sosyal güvenlik alanında sosyal harcamaların kısılmasına yol açtığı yönünde. Karar, sosyal devlet ilkesine ve sağlık hakkına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

