Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

GSS prim borçlarına af mı geliyor? Af kimleri kapsayacak?

GSS Prim Borçlarına İlişkin Düzenleme ve Kamuoyu Beklentisi Son günlerde

GSS Prim Borçlarına İlişkin Düzenleme ve Kamuoyu Beklentisi

Son günlerde kamuoyuna servis edilen haberler, milyonlarca vatandaşa “GSS prim borçlarına af geliyor” umudu aşıladı. Bu haberlerin kaynağı, 11. Yargı Paketi kapsamında yapılacağı belirtilen düzenlemelerdir. Ancak başlıklarla yaratılan beklenti ile düzenlemenin içeriği arasında ciddi bir uçurum bulunmaktadır; çünkü meseleye yakından bakıldığında ortada geniş kapsamlı bir af değil, son derece sınırlı ve tartışmalı bir düzenleme olduğu görülmektedir.

Düzenlemenin Kapsamı: 1 Ocak 2016 Sınırlaması ve Zaman Aşımı Gerçeği

11. Yargı Paketi çerçevesinde gündeme gelen düzenleme, Genel Sağlık Sigortası prim borçlarının tamamını değil, yalnızca 1 Ocak 2016 tarihinden önceki borçları kapsamaktadır. Bu sınır, ilk bakışta “geçmiş borçlar siliniyor” algısı yaratsa da, sosyal güvenlik hukuku açısından durum farklıdır. SGK prim borçlarında zaman aşımı süresi 10 yıldır; bu da demek oluyor ki 2016 öncesine ait GSS borçlarının önemli bir bölümü zaten hukuken zamanaşımına girmiş durumdadır.

Başka bir ifadeyle devletin tahsil kabiliyeti kalmamış, yasal olarak düşmesi gereken borçlar bugün “af” başlığı altında yeniden kamuoyuna sunulmaktadır. Bu yaklaşım, gerçek bir borç affı olmaktan ziyade istatistikleri düzeltmeye ve sistemdeki şişkin borç stokunu kâğıt üzerinde eritmeye yönelik bir hamle izlenimi vermektedir. Asıl sorunlu alan olan 2016 sonrası GSS borçları ise bu düzenlemenin tamamen dışında bırakılmaktadır.

Mağduriyetin Kaynağı: 2016 Sonrası Borçlananlar

Bugün GSS prim borcu nedeniyle mağdur olan kitlenin büyük bir kısmı, 2015-2016 sonrasında işsiz kalan, geliri düzensizleşen, gelir testine ulaşamayan ya da sistemin otomatik işleyişi nedeniyle borçlandırılan vatandaşlardan oluşmaktadır. Bu insanlar için 11. Yargı Paketi kapsamındaki düzenleme herhangi bir rahatlama sağlamamaktadır. Af beklentisi oluşturulmakta, ancak beklentiyi karşılayan bir içerik ortaya konulmamaktadır.

Söylenen Fayda ve Önceki Uygulamalar

Düzenlemeden 1,5 milyon vatandaşın yararlanacağı ve kapsamda 3,2 milyar TL’nin silineceği ifade edilmektedir. Bu, ilk kez yapılan bir şey değildir; geçmiş yıllarda da hükümet benzer düzenlemeleri torba kanun kapsamına dahil etmiştir. Yani sıklıkla yapılan uygulama, zaman aşımına giren ve tahsil kabiliyeti olmayan borcun affı niteliğindedir. Mevcut ekonomik sıkıntı sırasında gerçek mağduriyetler ise prim borçlarıyla baş başa bırakılan vatandaşlardır.

GSS Prim Oranındaki Artış ve Tüketiciye Etkisi

Af tartışmaları sürerken önemli bir gelişme daha yaşandı: Genel Sağlık Sigortası primlerine yapılan artış. 21 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, bugüne kadar brüt asgari ücretin yüzde 3’ü olarak tahsil edilen zorunlu GSS primi, 1 Aralık 2025 itibarıyla yüzde 6’ya yükseltilmiştir. Bu artışla birlikte 2025 yılı boyunca 780 TL olan aylık GSS primi, Aralık ayında 1.560 TL’ye çıkmış; artış oranı tam yüzde 100’dür.

Bu artışın son olmadığı belirtilmektedir. Mevzuata göre Cumhurbaşkanı’nın GSS prim oranını yüzde 12’ye kadar artırma yetkisi bulunmaktadır. Ayrıca yılbaşında asgari ücrete yapılacak her zam, GSS primlerini otomatik olarak yeniden yükseltecektir. Örnek verilirse: asgari ücrete yüzde 20 zam yapılması hâlinde GSS primi 1.872 TL’ye, yüzde 25 zamda 1.950 TL’ye, yüzde 30 zamda ise 2.028 TL’ye ulaşacaktır. Geliri olmayan ya da düzensiz gelire sahip bir vatandaş için bu rakamlar, sağlık hakkının fiilen erişilemez hâle gelmesi anlamına gelmektedir.

GSS’nin Amaç ve Gerçekliği

Genel Sağlık Sigortası’nın amacı, sosyal güvencesi olmayan vatandaşları sağlık hizmetlerine eriştirmektir. Ancak şu anki durumda GSS, geliri olmayanı borçlandıran, borçlananı sistem dışına iten ve borç nedeniyle ilaca erişimini engelleyen bir yapıya dönüşmüştür. GSS prim borcu olanlar Cumhurbaşkanı kararnamesiyle yıl sonuna kadar devlet ve üniversite hastanelerinden sağlık hizmeti alabilmektedir; ancak ilaç alamamaktadırlar. Bu durum, sağlık hakkının kâğıt üzerinde var olup fiilen kullanılamaması demektir.

Önerilen Çözümler

Mevcut tablo karşısında önerilen düzenlemeler şunlardır: gecikme zamları ve faizlerin tamamen silinmesi; ana para borçları için vatandaşın ödeme gücünü dikkate alan, uzun vadeli ve makul bir yapılandırma getirilmesi; Genel Sağlık Sigortası zorunlu bir borçlandırma mekanizması olmaktan çıkarılarak isteğe bağlı sigortalılık sistemine benzer şekilde tercihe dayalı hâle getirilmesidir. Ekonomik koşullar ağırlaştıkça bu sorumluluğun daraltılması değil, güçlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Sonuç: Sosyal Devlet İlkesi ve Sağlık Hakkı

GSS primlerine yapılan zamlar ve kapsamı son derece sınırlı tutulan sözde af düzenlemeleri, sosyal devlet ilkesinin ruhuna aykırı olarak değerlendirilmektedir. Sağlık hakkı, ödeme gücüne göre dağıtılacak bir ayrıcalık değildir; bu gerçeği görmezden gelen her düzenleme toplumsal adaletsizliği derinleştirme riski taşımaktadır.