İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne Yönelik Soruşturma ve İddianame
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonunda hazırlanan yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianameyle, aralarında CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanıklı dava açıldı. İddianamede 143 ayrı eylem ve 17 farklı suçlama yer alıyor.
Ekrem İmamoğlu’nun Gözaltına Alınması ve Tutuklamalar
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasının 18 Mart’ta iptal edilmesinin ardından, 19 Mart sabahı evinde gözaltına alındığı bildirildi. Aynı operasyonda Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İPA Başkanı Buğra Gökce, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas’ın da aralarında bulunduğu isimler gözaltına alındı. 23 Mart’ta 20 kişi tutuklandı; süreç dalga dalga devam ederek toplamda 106 kişi tutuklandı.
İddianamenin Kapsamı ve Suçlamalar
İddianame, 6 cumhuriyet savcısı ve bir başsavcıvekili tarafından yürütülen soruşturmanın sonucu olarak hazırlandı. Toplam 402 sanık; 106’sı tutuklu, 170’i adli kontrollü, 7’si yakalama emriyle aranan ve diğerleri ise farklı statülerde yer alıyor. Hakkında kamu davası açılan sanıklardan 99’unun “örgüt mensubu” olduğu iddia ediliyor: 1’i örgütün kurucusu ve lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu, 6’sı örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen şüpheli ve 92’si örgüt üyesi olduğu iddiası yer alıyor; kalanlar ise “örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı suçlar işleyen” konumunda gösteriliyor.
İddianamede yer alan 17 ayrı suçlama arasında; suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, örgüte bilerek yardım etme, rüşvet alma, rüşvet verme, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kişisel verilerin kaydedilmesi ve yayılması, çevrenin kasten kirletilmesi, Orman Kanunu’na muhalefet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, kamu malına zarar verme ve Maden Kanunu’na muhalefet gibi suçlamalar bulunuyor.
İddianamede Ekrem İmamoğlu hakkında doğrudan işlediği öne sürülen suçlar ile iddianame kapsamındaki 143 eylem çerçevesinde 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
İddianameden İddialar ve Örgüt Yapısı
İddianamede, bazı sanıkların İmamoğlu’na doğrudan bağlı hareket ettiği ve liderden aldıkları emirleri yerine getirdikleri belirtiliyor. Örgütün haksız kazanç temin etme amacıyla hareket ettiği, örgüt lideri, yönetici ve üyelerinin belirli bir iş bölümü ile eylemleri gerçekleştirdiği ve elde edilen haksız kazançların örgüt içinde paylaşıldığı öne sürülüyor. Ayrıca iddianamede örgütün ilk eylem tarihinin 2015 olduğu ve ilk yapılanmanın Beylikdüzü ilçesinde başladığı iddia ediliyor.
İddianamede otel güvenlik kameralarının kapatılmasının örgütün “gizlilik unsuru” kapsamında değerlendirildiği, bu uygulamanın örgüt mensuplarının deşifre olmaması, suç delillerinin gizlenmesi ve sistemin işleyişinin sekteye uğramaması gibi amaçlara yönelik olduğu savunuluyor.
Örgütün Amaçlarına İlişkin İddialar
İddianamede, örgütün asıl ve ilk amacının maddi zenginleşme, ikinci amacının elde edilen maddi sermayeyle CHP’nin ele geçirilmesi, üçüncü amacının ise örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı yapılması olduğu iddia ediliyor. İddianamede, 2019’daki yerel değişim sürecinden ve sonrasında parti içindeki etkilenme çabalarından söz edilerek, örgütün siyasetin finansmanını amaçladığı öne sürüldü.
Mahkeme Süreci ve İlk Duruşma
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul ederek dava açtı. Mahkeme tensip zaptını düzenleyip UYAP’a yükledi. Mahkeme heyeti ilk duruşma tarihini 9 Mart 2026 olarak belirledi ve duruşmanın Marmara Ceza İnfaz Kurumu’ndaki duruşma salonlarından birinde görülmesine karar verildi. Mahkeme heyetinin ilk tutukluluk incelemesinde, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.
Mahkemenin ilan ettiği “Yargılama Hedef Süre Formu”nda yargılamanın azami 4 bin 600 günde, yaklaşık 12,5 yılda tamamlanmasının hedeflendiği bildirildi. Formda tarafların ve avukatların sürece katkı ve desteğinin önemine dikkat çekilerek, taraflardan kaynaklanan gecikmelerin hedef sürenin hesabında dikkate alınmayacağı ifade edildi.
Duruşma Salonları, Güvenlik ve Düzenleme Tedbirleri
Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ndeki mevcut duruşma salonlarının yetersiz olabileceği gerekçesiyle yeni bir salon inşaatına cezaevi otoparkının bir bölümünde başlandı. Yeni salonun maliyetinin yaklaşık bir milyar lira olacağı bildirildi; inşaat henüz tamamlanmadı. Mahkeme, duruşmanın Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No’lu salonda gerçekleştirileceğini duyurdu.
Mahkeme, sanık sayısının fazlalığı, dosya kapsamı ve güvenlik gerekçelerini dikkate alarak duruşma düzenine ilişkin ayrıntılı tedbirler belirledi. Buna göre duruşma salonuna girişler kartlı sistemle yapılacak; sanıklar, avukatlar, tanıklar, basın mensupları ve görevliler için giriş kartı hazırlanacak. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile müdafi ve vekillerinin salona öncelikli alınacağı belirtildi.
Basın mensupları için akreditasyon ve güvenlik değerlendirmesi şartı getirildi: salona en fazla 5 yabancı basın mensubu alınacak; ulusal basın kuruluşlarından aynı basın grubundan yalnızca bir kişi olmak üzere toplam 20 basın mensubu kabul edilecek. Yazılı ve görsel basın kuruluşları birer temsilci ile duruşmada yer alabilecek; salonda yer kalmaması halinde diğer basın temsilcileri için duruşma ayrı bir bölümde ekranla yansıtılacak.
Her sanığın en fazla 3 müdafi ile temsil edilebileceği, avukatlar için ayrılan bölüm yetersiz kalırsa izleyicilere ayrılan alanın bir kısmının müdafilere tahsis edilebileceği belirtildi. Fiziki imkanlar ölçüsünde her sanığın birinci derece yakınına öncelik tanınacağı ifade edildi.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 183. maddesi ve Türk Ceza Kanunu’nun 286. maddesi hatırlatılarak duruşma sırasında sesli ve görüntülü kayıt cihazlarının kullanılamayacağı vurgulandı; kurala uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacağı bildirildi. Olası sağlık durumları için duruşma salonunda doktor ve sağlık personeli hazır bulundurulacak, tutuklu sanıklar duruşma saatinden önce salona nakledilecek ve güvenlik önlemleri ilgili kolluk birimlerince alınacak.
Mahkeme Düzenlemeleri ve Salona Giriş Sıralaması
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma öncesinde yeni bir müzekkere yazarak, cezaevi yerleşkesine gelenlerin salona alınma sıralamasını belirledi: tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar, sanık müdafileri, müştekiler, müşteki vekilleri, tutuklu sanık yakınları, basın mensupları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri şeklinde sıralama yapılacak.
Uluslararası Basının Tepkisi
Hazırlanan iddianame uluslararası basında geniş yankı uyandırdı. Financial Times süreci “İmamoğlu’nun siyasetten tamamen dışlanmasını amaçlayan bir girişim” olarak yorumladı ve iddianamedeki kamu zararı iddiasını eleştirdi. New York Times davayı “Erdoğan’ın yargı üzerindeki etkisini pekiştirdiği” yönünde değerlendirdi. Washington Post iddianameyi ve talep edilen ceza miktarını gündeme taşıdı. Euronews süreci “daha geniş kapsamlı bir baskı kampanyasının parçası” olarak nitelendirdi. Bloomberg ekonomik etkileri ve CHP içindeki dengelere olası yansımalarını yorumlarken, BBC News davayı “son yılların en geniş kapsamlı siyasi soruşturmalarından biri” şeklinde duyurdu.
İddianamede Bahsi Geçen Kişiler ve Detaylar
İddianamede Ekrem İmamoğlu’nun ailesinden bazı isimler, danışmanlar, İBB bünyesindeki yöneticiler ve bazı gazeteciler şüpheli veya sanık olarak yer alıyor. İddianamede adı geçenler arasında Tuncay Yılmaz, Mehmet Murat Çalık, Resul Emrah Şahan, Yakup Öner, Mustafa Akın, Yiğit Oğuz Duman, Cevat Kaya, Seza Büyükçulha ve Mehmet Pehlivan gibi isimler bulunuyor. Bazı şüphelilerin “örgüt üyesi” oldukları, bazılarının ise doğrudan örgüt liderine bağlı hareket ettikleri iddia ediliyor.
Mahkemenin Hedef Sürresi ve Sürecin Önemi
Mahkemenin bildirdiği hedef süreye göre yargılama en fazla 4 bin 600 günde tamamlanması hedefleniyor. Bu sürenin tarafların ve avukatların katkısıyla uygulanmasının önemine vurgu yapıldı. Dava ve yargılama sürecinin hem ülke içi siyasi dengeler hem de uluslararası alanda yatırımcı güveni ve hukuki öngörülebilirlik açısından etkiler doğurabileceği ulusal ve uluslararası değerlendirmelerde yer aldı.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşma düzenine ilişkin tedbirleri, güvenlik ve akreditasyon uygulamaları ile sanık ve müdafi sayısına ilişkin sınırlamalar süreç boyunca uygulanacak düzenlemeler arasında yer alıyor. İlk duruşma öncesi alınan tedbirler mahkeme heyeti tarafından düzenli olarak ilgili kurumlara iletildi.
















