Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu‘nun 15. toplantısında gençlik örgütlerinin temsilcileri söz aldı. Bu oturumda TÜGVA, T3 Vakfı, AGD, MTTB, Genç Barış İnşacıları Derneği ve Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) gibi kuruluşların görüşleri dinlendi.
Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) Genel Koordinatörü Hasan Oğuzhan Aytaç, üye örgütlerin ortak görüşlerini aktararak gençlerin sürece yönelik güven eksikliğini vurguladı. Gençler arasında siyaset kurumuna duyulan inancın zayıfladığını belirten Aytaç, “Barışın toplumsal tabanını gençler oluşturuyor; buna rağmen sürecin hiçbir aşamasında söz sahibi değiller” ifadelerini kullandı.
Üniversitelerde Baskı Ortamı ve Gençlerin Barışa Katılımı
Aytaç, üniversitelerdeki baskı ortamının gençlerin özgürce konuşma imkanlarını ortadan kaldırdığını dile getirdi. “Üç öğrenci bir araya geldiğinde bile soruşturma tehdidiyle karşılaşıyor” diyen Aytaç, gençlerin düşüncelerini ifade edemediği bir ortamda barış inşa etmenin mümkün olmadığını belirtti.
Gençlerin Demokratikleşme ve Eşit Yurttaşlık Talepleri
Demokratikleşme ve eşit yurttaşlık, GoFor’un temel vurgularından biri oldu. Gençlik temsilcisine göre, devletin gençleri sadece koruma veya yönlendirme rolü üstlenmesi artık yeterli değil. Aytaç, “Devlet, gençlerin kendi yönlerini bulabilecekleri özgür alanlar yaratmalıdır” ifadeleriyle görüşünü özetledi.
Kürt gençlerin maruz kaldığı sistematik ayrımcılığa özellikle dikkat çeken GoFor, anadilinde eğitim hakkının güvence altına alınması ve ayrımcılıkla mücadele eden politikaların güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadın Gençlik Katılımı
Genç kadınların özgürlük ve güvenlik taleplerinin güvenlikçi politikalar nedeniyle geri plana itildiğine dikkat çeken Aytaç, barış sürecinde kadınların ve LGBTİ+ gençlerin etkin rol almasının önemini vurguladı. Ayrıca İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dönülmesini, 6284 sayılı yasanın etkili biçimde uygulanmasını talep etti.
İfade Özgürlüğü ve Üniversitelerde Demokrasi
Aytaç, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasının gençlerin demokratik sürece katılımını engellediğini belirtti. “Gençler konuşmaktan korkmuyor; çünkü onları bekleyen gelecek, susturulmalarından daha karanlık değil” sözleriyle dikkat çekti. Üniversitelerdeki özerklik eksikliğine değinerek, öğrenci temsilciliklerinin karar mekanizmalarında yer alması gerektiğini savundu.
Uyuşturucu ile Mücadelede Eksiklikler ve Sosyal Destek Talebi
Bölgedeki uyuşturucu kullanım oranlarının diğer illere kıyasla çok daha yüksek olduğunu hatırlatan Aytaç, gençlerin sosyal faaliyetlerden uzaklaştığını ifade etti. Uyuşturucuyla mücadele bütçesinin yetersiz olduğuna dikkat çekerek, gençlere yönelik sosyal destek ve rehabilitasyon programlarının artırılmasını istedi.
GoFor’un Meclise Sunduğu Talepler
- Bağımsız ve sivil yapıda bir Ulusal Gençlik Konseyi kurulmalı.
- Genç kadınlar ve LGBTİ+ bireylerin süreçlere aktif katılımı garanti altına alınmalı.
- Barış odaklı projeler için gençlik örgütlerine kamu kaynağı tahsis edilmeli.
- Anayasa’nın 58. maddesi gençlerin öznelliğini tanıyacak şekilde yeniden düzenlenmeli.
- Gençlerin ifade ve örgütlenme özgürlüğünü sınırlayan düzenlemeler kaldırılmalı.
Eğitim, Adalet ve Toplumsal Barış İçin Öneriler
Aytaç, eğitimin tüm kademelerinde anadilinde eğitimin bir hak olarak garanti altına alınmasını, üniversitelerin özerkliğinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurguladı. Belediyelere atanan kayyumların kaldırılması ve yerel düzeyde gençlik meclislerinin kurulması, öneriler arasında yer aldı.
Ayrıca çatışmadan etkilenmiş gençler için istihdam, eğitim ve psikolojik destek politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda, geçmişte yaşanan hak ihlallerinin belgelenmesi amacıyla gençlik odaklı bir Hakikat Komisyonu oluşturulması çağrısında bulundu.
Toplantının sonunda, Aytaç’ın şu sözleri dikkat çekti: “Biz gençler, barışın yalnızca masada değil, sokakta ve yaşamın her alanında inşa edileceğini biliyoruz. Kimsenin varlığını yok sayarak barış kurulamaz.”
















