Fatih Erbakan’dan NATO Zirvesi ve 15 Temmuz Değerlendirmeleri
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında konuşmasına 15 Temmuz darbe girişiminde yaşamını yitirenleri anarak başladı. Erbakan, darbe girişiminin önlenebilir olduğunu ve süreçte iktidarın ciddi ihmalleri bulunduğunu belirterek FETÖ’nün devlet içerisinde güç kazanmasının uzun yıllara yayılan siyasi tercihler sonucunda gerçekleştiğini söyledi.
Erbakan, 15 Temmuz’un bir gecede ortaya çıkmış bir hadiseden ibaret olmadığını, bunun 15–20 yıllık geçmişi bulunduğunu dile getirerek, “Maalesef yıllar boyu mevcut iktidar devlet kadrolarını günlük siyasi hesaplarla, belirli yapılara teslim etti. Sonrasında da ‘aldatıldık’ diyerek sorumluluktan kaçmaya çalıştı ama devleti yönetenlerin, ‘aldatıldık’ diyerek bu şekilde büyük yanlışları yaptıktan sonra sorumluluktan kaçmaları mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
Erbakan, Milli Görüş kimliğinin terk edilmesinin ardından FETÖ’nün devlete sızmasının kolaylaştığını savunarak şunları kaydetti: “Bütün yanlışlar aslında siz Milli Görüş gömleğini çıkarttıktan sonra başladı. FETÖ’nün devlete sızması, yapılanması, ittifak yapılması da Milli Görüş gömleğinin çıkartılması ile oldu. Milli Görüş’ün yıllarca yaptığı uyarılar dikkate alınsaydı o kara gece yaşanmayabilirdi.”
FETÖ ile mücadelenin yalnızca örgütün alt kademeleriyle sınırlı kaldığını ileri süren Erbakan, gerçek bir hesaplaşma için piramidin en üstündeki ihanet katmanının yargılanması gerektiğini; ancak bu süreçte adalet ilkesinden asla vazgeçilmemesi gerektiğini vurguladı.
NATO Zirvesi’ne İlişkin Değerlendirmeler
Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’ni değerlendiren Erbakan, zirvenin kamuoyuna “diplomatik başarı” olarak sunulduğunu ancak Türkiye açısından somut bir kazanım elde edilemediğini belirtti. Zirve süresince siyasi sonuçlar yerine organizasyonun ayrıntıları ve liderlere sunulan yemeklerin konuşulduğunu söyleyerek, “Magazin konuşuldu ama siyaset konuşulmadı. Türkiye’ye uygulanan yaptırımlar, savunma sanayi alanındaki sorunlar gündeme getirilmedi” dedi.
Erbakan, zirve organizasyonu için yapılan harcamaları eleştirerek, “Sadece NATO liderlerinin gözü boyanacak diye milyarlarca lira harcandı. Millete gelince kaynak bulunamıyor” ifadelerini kullandı ve organizasyon harcamalarını örneklerle açıkladı: “İki gün sonra çöpe atılacak panolara, tabelalara, billboardlara 181 milyon lira harcandı; yol yapımları, VIP havalimanlarının düzenlenmesi, konuk evleri derken 2 günlük zirvenin faturası 15 milyar liraya yaklaştı.”
Erbakan, bu harcamaların Ankara hizmetleri için haklı görülemeyeceğini; iktidarın halka yönelik ihtiyaçlarda kaynak bulamamasını eleştirerek, küresel güçleri memnun etme uğruna yapılan gösterişe dikkat çekti: “Millete gelince vakit yok, nakit yok, çözüm yok; iş küresel güçleri memnun etmeye gelince, gösterişle gelince milyarlar bir gecede bulunuyor.”
Savunma Sanayii Beklentilerinde Somut Sonuç Yok
Türkiye’nin zirveden savunma sanayii alanında beklentilerini karşılayacak sonuçlar elde edemediğini söyleyen Erbakan, F-35 teslimleri, F-16 modernizasyonu ve KAAN savaş uçağı için motor temini konularında somut ilerleme sağlanamadığını belirtti. ABD’nin CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda güvence verilmediğini ifade eden Erbakan, ABD liderinin “son kararımı vermedim ama olumlu düşünüyorum” sözlerini küçümseyici ve üstenci bir tutum olarak değerlendirdi ve “Türkiye, NATO Zirvesi’nde masaya ev sahibi olarak oturdu ama garson olarak kalktı” diye konuştu.
Erbakan ayrıca Gazze ve Filistin’e destek amacıyla eylem hazırlığında bulunan bazı kişilerin gözaltına alınmasını, Mavi Marmara gönüllülerine yönelik işlemleri eleştirerek iktidarın Filistin konusundaki söylemleri ile uygulamalarının çeliştiğini belirtti ve Kürecik Radar Üssü’nün faaliyetlerini de eleştirdi.
Dış Politika: Çözümün D-8 ve Adil Düzen’de Olduğu Vurgusu
Yeniden Refah Partisi olarak dış politikada D-8’in yeniden etkin hale getirilmesini savunduklarını söyleyen Erbakan, merhum Necmettin Erbakan’ın ortaya koyduğu “adil düzen” anlayışının Türkiye için çıkış yolu olduğunu ifade etti. İktidara çağrıda bulunan Erbakan, “Sorun bu milletin kabiliyetinde değil, bütçeyi faiz lobisine akıtıp sonra da Washington’dan motor ve uçak dilenen montajcı zihniyettedir. Çözüm ise D-8’dedir ve adil düzendedir. İktidara çağrımız, teslimiyet siyasetinden vazgeçin, D-8’i yeniden canlandırın ve D-60 projesini hayata geçirin” dedi.
Ekonomi ve Asgari Ücret Talebi
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erbakan, yıllık enflasyonun yüzde 32 olarak gerçekleşmesine rağmen emekli maaş artışlarının daha düşük oranlarla hesaplanmasını eleştirdi. TÜRK-İŞ’in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı verilerine dikkati çeken Erbakan, mevcut ücretlerin vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu savundu.
Erbakan, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini belirterek, “Asgari ücret de yoksulluk sınırının yarısı seviyesinde, yani 55 bin lira olmalıdır” dedi. Bu artışların finansmanının faiz giderlerinden karşılanabileceğini belirterek şunları söyledi: “Bir senede faiz lobilerine aktardığınız 2,7 trilyon lirayı oradan kurtarsanız buradan aileleri ile birlikte 30 milyon insanın yüzünü güldürebilirsiniz. Ama bu bir tercih meselesidir. ‘Önce millet’ anlayışına sahip bir iktidarın olması gerekmektedir.”
Erbakan, adil düzen ve paylaşımda adalet ilkesiyle borç, zam, vergi odaklı ekonomi yerine üretim, istihdam ve ihracat odaklı ekonominin hakim kılınacağını ifade etti.
Hamaney’in Cenazesi ve Duygusal Anlar Hakkında Açıklama
Basın toplantısı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erbakan, Tahran’da katıldığı Ali Hamaney’in cenaze töreninde çekilen bir görüntüye ilişkin soruya cevap verdi. Erbakan, Kur’an-ı Kerim tilaveti sırasında 15 aylık bir çocuğun tabutunun bulunmasının duygusal bir etki yarattığını belirterek, “Orada duygulandık, gözlerimiz yaşardı. Bunu değişik yerlere çekmek uygun bir davranış değil. 15 aylık bir çocuk… orada parçalanmış ve vefat etmiş bir tabutu gördüğünüzde yine gözleriniz yaşarabilirdi” dedi.
