Trump ve Erdoğan: Beyaz Saray Zirvesi
Takvimin 25 Eylül’e, yani Beyaz Saray gününe döndüğü dakikalarda, uyku öncesi son taramada bir habere denk gelindi. Haber HalkTV.com.TR’de yer aldı; başlıkta Gazze konulu zirvenin ortak bildirisinin yayınlandığı ve bildiride Trump’ın liderliğinin öneminin vurgulandığı ifade ediliyordu. Fotoğrafta ise İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin liderleri masada otururken, baş köşede ev sahibi Trump ve hemen yanında Erdoğan yer alıyordu.
Zirve bildirisi özetlenecek olursa, haberdeki vurgu “Trump’a güvenoyu” şeklindeydi. Haber yalnızca HalkTV ile sınırlı kalmadı; Anadolu Ajansı’nın ilk haberinde de Arap Birliği ve İİT devletlerinin liderlerinin toplantıyı düzenleyen ABD Başkanı Trump’a teşekkürlerini sunduğu ve liderliğinin önemine vurgu yaptıkları belirtiliyordu.
Gazze’deki acıların sona ermesi için umudun Trump’a bağlandığı izlenimi veren bu söylem, Birleşmiş Milletler kürsüsünde söylenenler ışığında tartışma yarattı. Fotoğraf kareleri yaygın biçimde kullanıldı; masadaki diğer isimler görsel olarak kesildi ve daha çok Trump ile Erdoğan öne çıkarıldı.
Haberin önemine dair değerlendirme şöyleydi: Bu durum AKP açısından ABD ile gerilimi azaltabilecek bir gelişme olarak nitelendirildi. Ancak haberin pek çok medya kuruluşunda, bildirideki “güvenoyu” anlamındaki ifadelerin vurgulanmadığı ya da hafife alındığı gözlemlendi. Fotoğraf her yerde kullanılmakla birlikte haber metinleri beklenen vurguya yer vermemişti.
Yazıda ayrıca İletişim Başkanlığı ve bünyesindeki isimlerle ilgili gözlemler paylaşıldı. İletişim Daire Başkanı Fahrettin Altun’un bir gün aniden görevinden ayrıldığı, yerine Burhanettin Duran’ın geçtiği hatırlatıldı; bu değişime ilişkin spekülatif yorumlar yapıldı ve görevlerin hangi koşullarla devredildiği üzerinde duruldu.
Erdoğan’ın Fox News’ta yayımlanan söyleşisine de yer verildi. Gazze ve Filistin sorulduğunda Erdoğan, Trump’ın Rusya-Ukrayna savaşını bitirme iddiasına atıfta bulunarak benzer şekilde Gazze savaşını bitirme iddiasının da gerçekleşmediğini, bu süreçlere dahil olmanın bazı bedelleri olduğunu söyledi. Bu ifadenin Beyaz Saray’da sert tepkiyle karşılandığı belirtildi.
ABD Dışişleri sözcüsü Rubio’nun açıklamalarına göre, birçok lider Trump ile görüşmek istiyor ve görüşmelere katılmak için yoğun çaba harcıyor. Rubio’nun sözleri sonrası İletişim Başkanlığı, Fox News’e Erdoğan’ın değerlendirmesinin çeviri sırasında anlam kaybına uğradığını ve Erdoğan’ın Trump’ın çabalarını takdir ettiğini bildiren resmi bir açıklama gönderdi. Ancak yazıda, Erdoğan’ın röportajının orijinal görüntülerinde sözlerin net olduğu ve İletişim Başkanlığı açıklamasının çeviri kaynaklı düzeltme iddiasının tartışmalı olduğu belirtildi.
Yazara göre İİT üyelerinin Trump ile buluşması sonrasında yandaş medyaya verilen notlarla bildirideki “güvenoyu” anlamındaki ifadelerin özenle çıkarıldığı iddia edildi. Trump-Erdoğan görüşmesinin son anda basına kapatıldığı haberiyle birlikte içeriğin ticari boyutlar çerçevesinde tutulduğu, konunun ticaretten öteye taşınmaması yönünde bir yaklaşım benimsendiği öne sürüldü.
Dolmabahçe’de Özgür Özel’in ortaya çıkardığı mini zirveye atıf yapılarak, görüşmelerde Gazze yerine Boeing, F-35, doğalgaz alım garantisi gibi ticari konuların konuşulduğu kaydedildi. Ayrıca Memduh Bayraktaroğlu’nun değerlendirmesine yer verilerek, Trump ve Erdoğan toplantısında en az iki kişinin daha bulunduğu, bu durumda toplantının resmi kaydının olmamasının skandal olduğu belirtildi.
Beyaz Saray zirvesinin basına kapatılması nedeniyle içerde olup bitenin bilinmeyeceği vurgulandı. Ancak Trump’ın gazetecilere verdiği demeçlerde Erdoğan’a ilişkin övgü ve anekdotlar paylaştığı; Rahip Brunson’ın serbest bırakılması gibi olayları hatırlattığı ve Erdoğan’a yönelik destekleyici ifadeler kullandığı aktarıldı. Trump’ın ayrıca Erdoğan’ı işaret ederek “hileli seçimleri herkesten daha iyi bilir” şeklinde sözler sarf ettiği bildirildi. Erdoğan ise çevirmenin aktarımını beklerken gülümsemeyle karşılık verdi.
Gazetecilerin önünde sergilenen üslup ile kapalı görüşmelerde yapılan pazarlıkların farklı olabileceği kaydedildi. Yazıda Trump’ın dünya liderlerine karşı kendini “dünyanın efendisi” konumunda gördüğüne dair eleştirel betimlemeler yer aldı; misal olarak Azerbaycan ve Ermenistan’ı telaffuz ederken isimleri karıştırması örneklendirildi.
Son bölümde TMSF tarafından el konulan Can Medya’ya bağlı Habertürk ve Show TV’ye kayyım atandığı; Yeni Şafak’tan İbrahim Paşalı ve Sabah’tan Hakan Hastaoğlu’nun bu görevlere getirildiği bildirildi. Basın özgürlüğü sıralamasında gerileme kaydedildiği, Türkiye’nin 180 ülke arasında 159. sıraya düştüğü ve Irak, Sudan, Pakistan gibi ülkelerin gerisinde kalındığı ifade edildi.
Yazı, Erdoğan ile Trump’ın nihayet buluştuğu vurgusuyla sonlandırıldı; görüşmenin içerik ve sonuçlarına dair medyada ve resmi kaynaklarda farklı anlatımlar bulunduğu, haber bülteni formatında aktarılan bilgilerin bu çerçevede sunulduğu belirtildi.











