DİSK-AR Aralık Enflasyon Bülteni: Enflasyon ve Asgari Ücretin Gerçek Etkisi
DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Aralık ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından hazırladığı bülteni kamuoyuyla paylaştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından ilan edilen yıllık resmi Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) oranı yüzde 30,89 olarak açıklanırken, gıda enflasyonu yüzde 28,31 olarak bildirildi. On iki aylık ortalamalar dikkate alındığında enflasyon oranının yüzde 34,88 seviyesinde gerçekleştiği ifade edildi.

Asgari Ücrette Büyük Kayıp
Araştırma sonuçları, 2025 yılı boyunca asgari ücretle geçinenlerin enflasyon karşısındaki alım gücü kaybının 6.828 TL’ye ulaştığını ortaya koydu. Asgari ücrete yapılan 5.971 TL tutarındaki artışın, yaşanan enflasyon farkını karşılamaya yetmediği belirtildi. Veriler ayrıca 2003 yılından bu yana ortalama fiyatların 35,1 kat, gıda fiyatlarının ise 49,3 kat arttığını gösterdi.

Gelir Grupları Arasındaki Uçurum
Geçim sıkıntısının farklı gelir grupları üzerindeki etkisi bültende verilerle raporlandı. Toplam gelirden yalnızca yüzde 6,3 pay alan en düşük yüzde 20’lik gelir grubunun harcamaları içinde gıdanın payı yüzde 30,4 olarak ölçüldü. Buna karşılık, toplam gelirin yüzde 48,1’ine sahip olan en yüksek yüzde 20’lik grubun harcamaları içindeki gıda payı yüzde 12,8 seviyesinde kaldı. Kira, konut ve ulaşım masraflarının artması nedeniyle düşük gelirli hane halklarının gıda bütçesinden kısarak bu zorunlu harcamalara yöneldiği belirtildi.
TÜİK Şeffaflıktan Kaçınmayı Sürdürüyor
Bültende, TÜİK’in yargı kararına rağmen madde fiyat listesini kamuoyuna açıklamayı reddettiği ve listeyi gizlemeye devam ettiği vurgulandı. Ayrıca DİSK-AR’ın “Ücret Kayıpları Araştırması” başlıklı çalışmasının 7 Ocak 2026 tarihinde yayımlanacağı duyuruldu.
Artış Var Ama Refah Yok
DİSK-AR verileri, enflasyondaki kağıt üzerindeki iyileşmenin milyonların hayatında karşılık bulmadığını gösteriyor. Özellikle en yoksul kesimin gelirinin neredeyse üçte birini yalnızca gıdaya ayırmak zorunda kalması; kira ve ulaşım zamlarının etkisiyle birleşince halkın en temel ihtiyaçlarından vazgeçmek zorunda kaldığını tescilliyor.

