İmamoğlu: Ankara’daki NATO Zirvesi Türkiye’nin Konumunu Gösterir
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenmesi planlanan NATO Zirvesi öncesinde açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Aday Ofisi hesabı üzerinden paylaşılan açıklamada İmamoğlu, zirvenin Türkiye’nin dünyadaki yerini ve yönünü gösterecek önemli bir dönüm noktası olacağını belirtti.
İmamoğlu, Türkiye’nin jeopolitik konumu ve güçlü ordusuyla Avrupa’nın ve bölgenin güvenliği için kritik katkı sunabilecek askeri kapasiteye sahip olduğunu vurguladı. Ancak bu gücün asıl kaynağının, milletin iradesine ve hukukun üstünlüğüne dayanan köklü Cumhuriyet kurumları ile demokratik yapılar olduğuna dikkat çekti.
“Ancak bu gücün gerçek kaynağı milletimizin iradesine ve hukukun üstünlüğüne dayanan köklü Cumhuriyet kurumları ve demokrasimizdir” dedi.
İmamoğlu, demokratik ve hukuk devleti kimliğinin güçlendirilmiş, kurumsal karar alma mekanizmalarıyla öngörülebilir bir Türkiye’nin hem bölgesinde hem de dünyada çok daha güçlü ve güvenilir bir ortak olacağını ifade etti. Demokrasiyi güvenlikten ayrı görmenin Türkiye’nin ve ittifakın geleceğini zayıflatacağını vurguladı.
“Demokrasiyi güvenlikten ayrı görmek Türkiye’nin ve İttifak’ın geleceğini zayıflatır” sözlerine yer verdi.
Açıklamasında Türkiye’nin köklü kurumları, yetişmiş insan kaynağı ve güçlü toplumsal iradesiyle sorunlarını demokrasi içinde çözebilecek kapasiteye sahip olduğunu belirtti. Mücadelesini; özgür, demokratik, itibarlı ve dünyada hak ettiği yeri yeniden alan bir Türkiye için sürdürdüğünü söyledi.
“Türkiye’nin gerçek çıkarı; baskıyla yönetilen değil, milletine güvenen, hukukla güçlenen, demokrasisiyle güven veren ve dünyayla eşit, saygın ilişkiler kuran bir Cumhuriyet olmaktır” mesajını verdi.
İmamoğlu’nun açıklaması şu şekilde aktarıldı: “Ülkemizin ev sahipliğinde Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi Türkiye’nin dünyadaki yerini ve yönünü gösterecek önemli bir dönüm noktası olacaktır. Türkiye, jeopolitik konumu ve güçlü ordusuyla Avrupa’nın ve bölgemizin güvenliği için kritik katkı sunabilecek askeri kapasiteye sahiptir. Ancak bu gücün gerçek kaynağı milletimizin iradesine ve hukukun üstünlüğüne dayanan köklü Cumhuriyet kurumları ve demokrasimizdir. Demokratik, hukuk devleti kimliğini güçlendirmiş, kurumsal karar alma mekanizmalarıyla öngörülebilir bir Türkiye; bölgesinde de dünyada da çok daha güçlü ve güvenilir bir ortak olacaktır. Demokrasiyi güvenlikten ayrı görmek Türkiye’nin ve İttifak’ın geleceğini zayıflatır. Türkiye; köklü kurumları, yetişmiş insan kaynağı ve güçlü toplumsal iradesiyle bütün sorunlarını demokrasi içinde çözebilecek kapasiteye sahiptir. Biz mücadelemizi; özgür, demokratik, itibarlı ve dünyada hak ettiği yeri yeniden alan bir Türkiye için sürdürüyoruz. Türkiye’nin gerçek çıkarı; baskıyla yönetilen değil, milletine güvenen, hukukla güçlenen, demokrasisiyle güven veren ve dünyayla eşit, saygın ilişkiler kuran bir Cumhuriyet olmaktır. Çünkü Türkiye’yi hak ettiği yere taşıyacak olan en büyük güç, milletimizin iradesi ve Cumhuriyetimizin demokratik değerleridir.”

