Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan: ‘Kırılma derinlerde ve giderek büyüyor’

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’dan Suriye ve Kürt

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’dan Suriye ve Kürt Meselesine İlişkin Değerlendirme

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Suriye’deki gelişmeler, Nusaybin’de Türk bayrağına yönelik provokatif saldırı ve sonrasında yaşananlara ilişkin görüşlerini kaleme aldı. Bakırhan, “Kürdün hayatı ve hakları bir kararname kâğıdı değil, anayasal güvence konusudur. Ve sadece Kürtler değil: Aleviler, Dürziler, Türkmenler, Süryaniler… Hepsine yönelik katliam tehditleri ortadan kalkmalıdır. Suriye’nin geleceği, tüm halkların ve inançların eşit siyasal katılımına dayalı bir yönetim modeliyle kurulmalıdır. Bu taleplerin 21. yüzyılda hâlâ ifade ediliyor olmasının bir utanç olduğunu ama bu utancın halklara ait olmadığını da not düşmek isterim” ifadelerini kullandı.

Bakırhan, Suriye’de yaşanan çatışmalar ve SDG’nin hakimiyetinden olan birçok bölgeden çekilmesi sonrasında Türkiye’nin benimsediği tutumun Kürtlerde duygusal bir kopuşa yol açtığını öne sürdü. Medyascope’ta yayımlanan yazısında şu soruları ve tespitleri paylaştı: “Diyoruz ki açın İmralı kapısını, bakalım kim Öcalan’ı dinliyor, kim dinlemiyor? Öcalan yıllardır Türkiye’de ve Suriye’de çözüm, ortak yaşam diyor. Peki Suriye’de çözümü dinamitleyen DEM Parti mi, yoksa Türkiye’nin yanlış politikaları mı? Suriye’de ateşe benzin döken kim? Meclis heyeti Sayın Öcalan’ı ziyaret etti. Tutanaklar açıklandı. O görüşmede Sayın Öcalan’ın yaptığı önerilerin tam tersi bir politikanın Rojava’da izlendiği ortaya çıktı.”

“DERİN KIRILMALARA ŞAHİT OLDUM”

Bakırhan, ‘Terörsüz Türkiye’ adıyla yürütülen süreç ve son yaşanan gelişmelere ilişkin şu ifadelere yer verdi: “Günlerdir sınır bölgelerindeyim. Kürtlerin gözlerinde hayatımda hiç olmadığı kadar derin kırılmalara şahit oldum. Bunun en basit ama en derin nedeni şu: Bir halka alenen haksızlık yapılması, haysiyetlerini çiğneyecek sözler ve eylemler yapılması siyasetin ötesinde bir meseledir. O ince eşiği siyasete kurban eden hoyratlık, tarih boyunca ters tepti. Bu doğru okunmalıdır.”

Bakırhan, iktidarın ikili politikalarının Kürtler tarafından siyasetin ötesinde, hayatlarının her anında hissedildiğini belirtti: “Ekranlarda katliam çağrılarına varan rahatlık, halka ve temsilcilerine hakaret, garip zafer naraları, had bildirenler ve parmak sallayanlar… ‘Kadim Kürt kardeşim’ dediklerinizin yaşadığı duygu kırılmasını görmeyenlere sesleniyorum: Bu bir sitem değil; bir halkın vicdanında büyüyen tarihî kırılmadır. Kırılma derinlerde ve görmezden gelindikçe sessizce ve öfkeyle büyüyor.”

Son olarak Bakırhan, bu duygu kırılmasını giderecek olanların devlet, medya ve siyaset kurumları olduğunu vurguladı ve şu soruları yöneltti: “Peki nasıl giderilecek? Bu büyük kırılma nasıl telafi edilir? Hangi somut adımlarla güven yeniden tesis edilir?”