CHP Kurmayları: Ortadoğu’daki Savaşın Ekonomik Etkilerine Karşı Acil ve Uzun Vadeli Tedbir Çağrısı
CHP kurmayları, Ortadoğu’da devam eden savaşın ekonomik etkileriyle ilgili en büyük sorunun iktidarın plansızlığı olduğunu vurguluyor. Türkiye’nin zaten bir kriz döneminde olduğu; bu ortama savaşın eklenmesinin yönetilmesi gereken yeni belirsizlikler yarattığı belirtiliyor.
Kurmaylar, krizlerin her zaman olabileceğini ancak iktidarların bu tür dönemlere hazırlıklı olması gerektiğini söylüyor. Böyle zamanlarda asıl sorunun planlama ve koordinasyon eksikliği olduğuna dikkat çekiliyor; iktidarın yaklaşımının “Piyasalarda ne oluyor, bakalım, bekleyelim” yönünde olması eleştiriliyor. Oysa senaryolara göre hazırlanan planların devreye sokulması gerektiği ifade ediliyor.
CHP’nin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, Ortadoğu’daki savaşın ekonomik boyutlarını görüşmek üzere toplandı. Ofis politika kurulu başkanları, ateşkesten kara harekâtına kadar birçok ihtimalin tartışıldığı mevcut savaş ortamında çok fazla belirsizlik olduğunu belirtiyor. Bu belirsizliğin üzerinde özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın alışılmış dışı tutum ve davranışlarının etkili olduğu; bu tür yaklaşımların “Savaş ne kadar sürer?” sorusunu muğlaklaştırdığı vurgulanıyor.
Buna karşılık, çözümün “bekleyip görmek” olamayacağı; krizin içinde birçok tedbir alınması ve diplomatik girişimlerin sürdürülmesi gerektiği ifade ediliyor. Trump’a ses çıkarmayan bir duruşun benimsenmemesi gerektiği, kuralları yok sayan bir düzene sessiz kalınmaması gerektiği belirtiliyor. Diplomasi çalışmalarının uluslararası hukuka sahip çıkacak şekilde yürütülmesi gerektiği kaydediliyor.
Savunmada Devlet Desteği Genişletilmeli
Kurmaylar, hava savunma sistemleri gibi konularda S-400’lerin durumunun sorgulanmaya devam edildiğini bildiriyor. Uzun vadede ise milli savunma sanayiinin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren bir yapıya dönüştürülmesi gerektiği belirtiliyor. Özel sektör firmalarının uluslararası ihalelerde rekabet gücünü artırmak amacıyla devlet desteklerinin genişletilmesi; bilgi güvenliği, istihbarata karşı koyma ve kritik teknolojilerin korunmasının projelerin başından sonuna kadar temel bir ilke olarak gözetilmesi gerektiği öneriliyor.
Zaten Yaratılan Krizler Vardı
Kurmaylar, iktidarın ekonomik konularda genellikle kötü politikalara bahane arama eğiliminde olduğunu söylüyor. Önceki dönemlerde pandemi, don gibi olayların yaşandığı; bu olayların gerekçe olarak gösterildiği anımsatılıyor. 19 Mart gibi tarihlerde ekonomik maliyetlerin oluştuğu, şimdi de savaş sürecinin etkilerinin olacağı ifade ediliyor. Ancak krizler her zaman olabilse de iktidarın zaten yarattığı yapısal sorunlar nedeniyle ülkenin zaten çeşitli krizlerle boğuştuğu vurgulanıyor.
Ülkedeki adaletsizlik, gelirin eşitsiz dağılımı ve rant odaklı anlayışın enflasyon ve kötü yaşam koşulları gibi sonuçlar doğurduğu, önce bu konuların çözülmesi gerektiği belirtiliyor. Ayrıca iktidarın plandan uzak bir yönetim anlayışına sahip olduğu, devlet işlerinin piyasanın akışına ya da olayların gelişimine bırakılmaması gerektiği ifade ediliyor. Devletin tedbirlerini ve acil eylem planlarını açıklaması gerektiği; CHP’nin acil ve uzun vadeli önerilerini açıkladığı belirtiliyor.
Kurmaylar, Türkiye’nin kendi olanaklarıyla pek çok ihtiyacı tedarik zincirine bağımlı kalmadan karşılaması gerektiğini; her sektörde dışa bağımlılığın azaltılmasının önemini vurguluyor. Enerjide yenilenebilir enerji alternatiflerinin artırılması gerektiği görüşü paylaşılıyor.
















