Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Tanal’dan Silivri’deki yasaklara tepki: ‘Adaletin olduğu yerde korkuya ve yasaklara ihtiyaç yoktur’

Mahmut Tanal: Silivri Cezaevi Çevresindeki Mart Ayı Yasağı Anayasal Haklara

Mahmut Tanal: Silivri Cezaevi Çevresindeki Mart Ayı Yasağı Anayasal Haklara Müdahaledir

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, sosyal medya paylaşımında Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumu çevresinde alınan yasak kararını değerlendirdi.

Tanal, 1 Mart ile 31 Mart tarihleri arasında cezaevi çevresinde toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasının; basın açıklaması ve röportaj verilmesinin; pankart ve döviz açılmasının; slogan atılmasının; ve cep telefonu ile görüntü alınmasının yasaklanmasına tepki gösterdi.

“TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERE AÇIK BİR MÜDAHALEDİR”

Tanal, söz konusu yasakların Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklere müdahale niteliğinde olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumu çevresinde 1 – 31 Mart tarihleri arasında toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasının, basın açıklaması ve röportaj verilmesinin, pankart ve döviz açılmasının, slogan atılmasının ve hatta cep telefonu ile görüntü alınmasının dahi yasaklanması; Anayasa ile güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklere açık bir müdahaledir.”

Tanal, ayrıca Türkiye’nin yakın tarihinde Silivri’de görülen davalara dikkat çekti:

“Türkiye’nin yakın tarihinde Ergenekon ve Balyoz davaları, hatta 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında FETÖ yargılamaları gibi son derece kritik ve hassas davalar Silivri’de görülmüştür.”

Tanal, bu süreçlerde kamuoyunun ve basının davaları yoğun şekilde takip ettiğini; vatandaşların duruşmaları izlemek için cezaevi çevresinde bulunduğunu belirtti. Ancak o dönemlerde bile Silivri çevresinde bir kilometrelik alanı kapsayan ve basın açıklamasını, pankartı, sloganı ve görüntü alınmasını yasaklayan bu ölçekte bir karar alınmadığını vurguladı.

“Bugün böyle bir yasak kararının 9 Mart’ta başlayacak İBB davalarının ilk duruşması öncesinde alınması, kamuoyunda haklı olarak ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Elbette cezaevlerinin güvenliği önemlidir. Ancak güvenlik gerekçesi, temel hak ve özgürlüklerin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekçesi olamaz.”

“Demokratik hukuk devletlerinde yargılama süreçleri yasaklarla değil şeffaflıkla yürütülür. Toplumun ve basının yargı süreçlerini takip edebilmesi, adaletin görünürlüğünün ve kamu denetiminin temel unsurudur. Unutulmamalıdır ki, adaletin olduğu yerde korkuya ve yasaklara ihtiyaç yoktur. Demokrasilerde güvenlik, özgürlükleri ortadan kaldırarak değil; hukuk içinde koruyarak sağlanır. Hukuk devleti yasaklarla değil, hak ve özgürlüklerle yaşar.”