Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Özgür Karabat: 2026 Bütçesi ‘Halktan Toplu Servet Transferi’dir

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, 2026 merkezi yönetim bütçe

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, 2026 merkezi yönetim bütçe teklifini değerlendirirken iktidarın politikalarını ve bütçenin toplum üzerindeki etkilerini eleştirdi. Karabat, ekonomik krizin siyasetle örtülmeye çalışıldığını ve bütçenin halkın yaşam koşullarını daha da zorlaştıracağını savundu.

Karabat, AKP iktidarının uzun vadeli ve yapısal bir ekonomik dönüşüm gerçekleştirmediğini, sadece vergi artırımı, sabit kur ve yüksek faiz dengesi ile kısa vadede durumu idare etmeye çalıştığını ifade etti. Bu yaklaşımın vatandaşın omzuna daha fazla yük bindirdiğini belirtti.

Vergi Artışları ve Dolaylı Yükün Vatandaşa Etkisi

Karabat’a göre 2026 bütçesinde en ağır yük doğrudan değil, dolaylı vergiler yoluyla halka yansıtılıyor. Bütçe teklifine göre vergi tahsilatları 13 trilyon 783 milyar TL seviyesine çıkarılıyor; bu da geçen yıla göre yüzde 24.8 artış anlamına geliyor. Oysa orta vadeli programa göre enflasyon artışı yüzde 16 olarak öngörülüyor. Karabat, bu uyumsuzluğu vatandaşın reel gelir kaybı olarak yorumladı.

Dolaylı vergilerin payı ve örnek rakamlar şöyle sıralandı: motorlu taşıt alımlarında 960 milyar TL, akaryakıt ve doğal gazda 662 milyar TL, sigara ve tütün mamullerinde 563 milyar TL, alkollü içeceklerde 191.6 milyar TL, kola ve gazozlarda 23.5 milyar TL, dayanıklı tüketim mallarında 129 milyar TL. Karabat, bu kalemlerin toplamının tüketicinin sırtındaki yükü ciddi şekilde artıracağını vurguladı.

Artan Fiyatların Günlük Hayata Yansıması

Karabat, vergi artışlarının doğrudan fiyatlara yansıyacağını ve örnek hesaplamalarla açıklama yaptı: akaryakıta %30 civarında zam gelmesi demek, nakliye maliyetlerinin artması, ulaşımın pahalanması ve nihayetinde gıda fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor. “Bin liralık market sepeti en az 1.300 liraya çıkacak” örneğini vererek aile bütçelerinin nasıl etkileneceğini özetledi.

Karabat’ın eleştirisi şunu savunuyor: Bu vergi ve fiyat artışları vatandaşa geri hizmet veya sosyal destek olarak dönmeyecek; aksine, elde edilen gelirler büyük ölçüde yandaş firmalara, müteahhitlere aktarılacak. Bu nedenle bütçeyi sadece mali bir tablo değil, aynı zamanda toplumsal vicdanın bir sınavı olarak nitelendirdi: “Bunun adı bütçe değil, bunun adı vicdansızlıktır.”

Gelir Adaleti, Asgari Ücret ve Düzenin Değişmesi Gerekliliği

Karabat, gelir dağılımındaki bozulmaya dikkat çekti: vergi adaleti çökmüş, milyonlar asgari ücretle yaşamaya mahkûm edilirken asgari ücret bazı kesimler için esas ücret haline gelmiş durumda. Yönetimin ekonomiyi yönetme kabiliyetini kaybettiğini, ana hedefin iktidarını sürdürmek için rant düzenini korumak olduğunu iddia etti.

Sonuç olarak Karabat, 2026 bütçesinin yoksulluğu, adaletsizliği ve umutsuzluğu kurumsallaştırdığını belirterek bu düzenin değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. “Bu düzeni değiştireceğiz.” sözünü kullanarak politik ve toplumsal bir değişim çağrısı yaptı.