Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Namık Tan’dan ‘Suriye’ açıklaması: Gelişmeler olumlu sonuçlara kapı aralıyor

Namık Tan: SDG 24 Saatte Bitti — CHP’nin Dış Politika

Namık Tan: SDG 24 Saatte Bitti — CHP’nin Dış Politika ve Bölge Yaklaşımı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, Suriye’de SDG’nin Fırat Nehri’nin batısındaki kontrol ettiği bölgelerden çekilmesiyle devam eden gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Tan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Suriye’de artık SDG yok. Esat devrilip, IŞİD ortadan kalkınca ABD’nin SDG’ye ihtiyacı kalmadı” ifadelerini kullandı. Tan, on yıldır iktidarın ABD’nin binlerce kamyonla ağır silahlarla donattığını iddia ettiği 100 bin kişilik bir terör ordusu anlatısının tamamen yanlış olduğunu belirtti ve SDG’nin büyük bölümünü oluşturan yerel Arap aşiretlerin güç ve para nedeniyle taraf değiştirdiğini, bunun sonucunda SDG’nin 24 saat içinde sona erdiğini vurguladı.

Tan, bundan sonra Suriye için vilayet haritası kullanmanın daha doğru olacağını ifade etti. “Rojava” ya da “DAANES” denilen Fırat’ın doğusunun “Suriye Kürdistanı” olmadığını, hiç olmadığını belirtti. Suriye’de Kürtlerin Afrin, Kobane ve kuzeydoğudaki Kamışlı, Amude, Derik gibi yerleşim birimlerinde üç ayrı cepte çoğunluk oluşturduğunu; bu durumun Irak Kürdistan Bölgesi ile kıyaslandığında farklı olduğunu anlattı. Irak Kürdistan Bölgesi nüfusunun neredeyse tamamının Kürt olduğunu, bunun Irak’taki Kürt nüfusunun büyük bölümünü barındırdığını, buna karşın Suriye’de Kürt nüfusunun coğrafi olarak dağınık cepler halinde bulunduğunu söyledi.

Tan, IKB’nin (Irak Kürdistan Bölgesi) denize çıkışı olmadığını ancak yeraltı zenginlikleri ve Bağdat ile komşuları İran ve Türkiye ile kurduğu ilişkiler bakımından DAANES’ten (Fırat’ın doğusundan bahsedilen yapı) farklı olduğunu belirtti. Afrin’in Kürtlerin belki bin yıllık yurdu olduğunu, diğer sınır yakınındaki ceplerdeki Kürt nüfusunun ise Cumhuriyetin kuruluş döneminde Türkiye’den göç eden veya kaçan aşiretlerin devamı olduğunu kaydetti.

DIŞ POLİTİKA SEKÜLER OLMALI

Tan, CHP olarak laik cumhuriyetin dış politikasının da seküler olması gerektiğini savunduklarını, mezhepçi ve etnikçi yaklaşımlardan kaçınmayı önceliklendirdiklerini belirtti. Laik Cumhuriyet yurttaşlığıyla “komünalizm”in bağdaşmadığını ifade etti; komünalizmin sömürge döneminde azınlıklara entegrasyon yerine ayrı yaşam alanları önerdiğini, buna karşın laik devlet yapısının inançlar ve etnik kökenler karşısında tarafsız olduğunu söyledi. Laik düzende yurttaşların özgür, eşit ve kardeşçe yaşayacağını vurguladı.

Tan, CHP’nin Kürt yurttaşa, inançlı ve inanmayan yurttaşa, Karadenizliye, Trakyalıya, milliyetçiye ve komüniste aynı mesajı verdiğini; Cumhuriyetin anayasal çerçevesi altında yasalar önünde herkesin eşit olduğunu belirtti. Haklar ve sorumlulukların ortak olduğunu ifade etti.

CHP HALKLARIN İRADELERİNE SAYGI DUYAR

Tan, Türkiye’nin sınırlarının Cumhuriyetin kuruluşunda kan, ateş ve çelikle çizildiğini, bu sınırlar içinde modern bir ulus oluşturulduğunu ve bu ulusun fertlerinin Cumhuriyetin eşit yurttaşları olduğunu söyledi. Cumhuriyet vizyonunun eksiklerin giderilmesi, yanlışların düzeltilmesi ve tarihle yüzleşilerek ilerlemek olduğunu ifade etti. Türk ile Kürt arasındaki gönül bağının Cumhuriyetin temel harcı olduğunu, vatanın, geleceğin ve hikâyenin ortak olduğunu vurguladı.

Tan, CHP için dış politikada akıldan, ulusal çıkarlardan ve ulusal egemenlikten başka rehber veya öncelik olmadığını belirtti. Bu bağlamda CHP’nin Suriye, Irak ve İran’a bakışının öncelikle ayrı ayrı ülkeler görmek olduğunun altını çizdi; bu ülkelerin halklarının iradelerine saygı duyduklarını, bu ülkelerin müreffeh, huzurlu ve bütünleşik yapılara kavuşması için destek verilmesini ve devletlerin kurumsal altyapılarının güçlendirilmesini savunduklarını anlattı.

DEVLET ADAMLIĞINA DÖNÜŞME FIRSATI HERKES İÇİN GEÇERLİ OLMALI

Tan, doğru cumhuriyetçi politikalar benimsendiğinde sınır ötesindeki Kürtlerin Türkiye için kendiliğinden bir güvenlik kuşağı ve Ortadoğu’ya giriş kapısı oluşturabileceğini belirtti. Teröristten devlet adamlığına dönüşme fırsatının tanınması gerekiyorsa bunun herkes için geçerli olması gerektiğini, muhatapların bu fırsatı zamanında değerlendirip kaçırmamaları gerektiğini söyledi. Sunulan olanağın muhataplarının bu fırsatı zamanında değerlendirmeyi bilmesi gerektiğini vurguladı.

Tan, Suriye’deki gelişmeleri bu çerçeveden değerlendirdiklerini ve söz konusu gelişmelerin olumlu sonuçlara kapı araladığını düşündüklerini ifade ederek açıklamasını sonlandırdı.