Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Gürer’den iktidara ‘acil önlem paketi’ çağrısı

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’den İktidara Acil Önlem Çağrısı

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’den İktidara Acil Önlem Çağrısı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bölgesel çatışmaların Türkiye ekonomisini ve vatandaşların yaşam koşullarını doğrudan etkilediğini belirterek iktidara “acil önlem” çağrısında bulundu. Gürer, yapılan mevcut önlemlerin ithalat vergilerinin düşürülmesi ve ihracatın sınırlandırılmasıyla sınırlı kaldığını ifade etti ve tüm ücretlerin bu bağlamda ele alınması gerektiğini vurguladı.

Gürer, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında dünyadaki gelişmelerin Türkiye’ye doğrudan yansıdığını belirterek, “Savaşın ülkemize doğrudan yansıması gibi dünyadaki gelişmelerden de direkt etkilenmesinden dolayı iktidarın acil önlem paketini zaman geçirmeden oluşturulması çağrısında bulunuyoruz” dedi.

Gürer, Türkiye’deki yüksek enflasyonun ciddi sorunlara yol açtığını, savaş öncesinde de temel gıda ürünlerinde yıllık yüzde 50’yi aşan artışlar yaşandığını ve bunun vatandaşların yaşamını zorlaştırdığını söyledi. Ulaşım, enerji, giyim ve eğitim giderlerinin de arttığını dile getirerek, “Çalışarak yoksullaşan önemli bir kesim için yaşam daha da zorlaştı” değerlendirmesinde bulundu.

Gürer, yıl başında emekli ve asgari ücret için yapılan artışların iki ay içinde önceki yılın alım gücüne göre eridiğini belirterek tüm çalışanların gelir-gider dengesinin bozulduğunu ifade etti. Zorunlu temel gıda ürünlerinde 2025 Mart ayında aylık harcamanın 5.733 lira iken 2026’da aynı ürünler alındığında 8.720 lirayı bulduğunu, bazı ürünlerde gerçekleşen artış oranlarını şöyle sıraladı: mercimek yüzde 165, kahve yüzde 111, domates salçası yüzde 100, bulgur yüzde 102, un yüzde 100, bitkisel yağlar yüzde 100, turunçgiller yüzde 75. Gürer, savaş sürecinin bu artışları hızlandırdığını kaydetti.

“Savaşın etkisiyle oluşan fiyatlardaki artışlar çalışanların yoksulluğunun derinleşmesini de beraberinde getirdi”

Nakliye maliyetlerindeki artışların her ürünün raf fiyatına yansıdığını söyleyen Gürer, üreticinin gübre alamaz noktaya geldiğini, raftaki fiyatların vatandaşın ürün alamaz hale gelmesine yol açtığını ve fakir fukaranın karnını doyurmakta zorlanır hale geldiğini belirtti.

Gürer konuşmasını sürdürerek et ve süt ürünlerinin fiyatlarının artmasına rağmen besicilik ve çiftçilik yapanların ürettiklerinden para kazanamadığını, geçen yıl birçok ürünün tarlada kaldığını, stoklanan ve tüccarın elindeki ürünlerdeki fiyat artışının devam ettiğini, üretici ve besicinin kazanmadığı, aracıların ve ithalatçıların kazandığı bir sistemde sabit ve dar gelirlilerin ezilmeye devam ettiğini anlattı. Simit ve peynirle karın doyurmanın dahi lüks haline geldiğini, sofralarda tabak ve ürün eksiltilerek oturulduğunu, kimi evlerde öğün sayısının ikiye düştüğünü söyledi.

Gürer, 2025’te bir asgari ücretlinin 1 kilo mercimek almak için bir saat çalışması gerektiğini, 2026 Mart’ında bunun 1 saat 45 dakikaya çıktığını belirterek, daha çok çalışarak 1 kilo ürüne erişir noktaya gelindiğini vurguladı. Emekli maaşı ve asgari ücrette yıl başında kısmi artış olsa da bunun düşük gösterilen enflasyonla eridiğini, savaşın etkisiyle oluşan fiyat artışlarının çalışanların yoksulluğunu derinleştirdiğini kaydetti.

Barınma, giyinme, eğitim, ulaşım ve gıda artışlarının her kesimi ciddi ölçüde etkilediğini, geliri sabit olanların sıkıntılarının daha da arttığını belirten Gürer, iktidarın yurttaşların sorunlarına acil çözüm üretmesi gerektiğini ifade etti. Şu ana kadar yapılan önlemlerin ithalat vergilerini düşürmek ve ihracatı sınırlamakla sınırlı kaldığını, açlık sınırı altında ücret kalmaması gerektiğini söyledi. Tüm çalışanların gelirinin artırılmasıyla birlikte çiftçi, esnaf ve sanayiciye yönelik paketler oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Gürer, ithal ürünlerin ülkeye girişindeki vergilerin düşürüldüğünü ancak bu ürünlerin rafa çıkışındaki fiyatların yerli ürünlerle denklenmesine yol açan fiyat artışları için bir düzenleme yapılmadığını belirtti.

“Tüm çalışan maaşlarında seyyanen artış sağlanmalı”

Gürer, iktidara önerdiği önlem paketini şu maddelerle açıkladı: asgari ücret ve emekli maaşlarının Temmuz ayına kadar güncellenmesi ve tüm çalışan maaşlarında seyyanen artış sağlanması; Temmuz ayında yeniden ücretlerde artış yapılması; emeklilerden ilaç katkı payının kaldırılması; Kurban Bayramı ikramiyesinin asgari ücret düzeyine çıkarılması; akaryakıtta ÖTV ve KDV’nin kaldırılması; köprü ve yol geçiş ücretlerinin en az bir yıl süreyle alınmaması; bankalara olan kredi borçlarının yapılandırılması ve faizlerin silinmesi; icraların bir yıl süreyle durdurulması ve ek kredi desteği sağlanması; işten çıkarmaların durdurulması ve şirketlere ek destek verilmesi; kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin artırılması.

Ayrıca Gürer, ithalat ve ihracatla ilgili düzenlemelere ek olarak ithal ürün fiyatları ile üreticiden çıkan ürün fiyatları için belirli bir kar marjı ile raf fiyatının kontrol altına alınması gerektiğini, aşırı fiyat artışlarının önüne geçecek bir düzenlemenin hızla sağlanması gerektiğini söyledi. İsrafı önleyecek ve tasarrufu artıracak önlemler uygulanmasını, toplu ulaşımdan yararlanmayı teşvik etmek ve birden çok kamu kuruluşunun araç kullanımının sınırlandırılmasını önerdi.

“Geçen yıl üreticiden düşük fiyatla alınan ürünler savaş bahanesiyle 4 hafta içinde aşırı derecede artarak piyasaya verildi”

Gürer, stok ürünlerin piyasaya fahiş fiyatlarla verilmesi yerine belli bir kar oranında satış düzenlemesine gidilmesi gerektiğini, depodaki fiyatların rafa çıktığında vatandaşı yüksek fiyatlarla karşı karşıya bıraktığını belirtti. Makul bir karla satışın sağlanmasının Ticaret Bakanlığı başta olmak üzere yetkili bakanlıkların sorumluluğu olduğunu, bunun sağlanmadığını, geçen yıl üreticiden düşük fiyatla alınan ürünlerin savaş bahanesiyle dört hafta içinde fiyatlarının aşırı derecede artarak piyasaya verildiğini söyledi. Üretici ve besicinin girdi maliyetlerini düşürecek önlemler alınması gerektiğini, gübre ve yemde mutlaka yüzde 50’lik sübvansiyon sağlanmasının önemini vurguladı.