1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. BMW, Mercedes ve Volkswagen’e Çin ve Trump darbesi

BMW, Mercedes ve Volkswagen’e Çin ve Trump darbesi

featured

Alman otomotiv sektörü zorlu bir döneme girdi

Bir dönem Alman ekonomisinin belkemiği ve teknolojik yeniliğin sembolü olan otomotiv sektörü; ekonomik durgunluk, yapısal, teknolojik ve jeopolitik zorluklarla karşı karşıya. En önemli pazarları olan Çin ve ABD’deki değişen koşullar, üreticilerin kârlılıklarını ve ihracata dayalı iş modellerini sarsıyor.

Alman otomotiv sektörü zorlu bir döneme girdi

Kâr düşüşleri ve satışlardaki gerileme

Alman lüks otomobil üreticileri Mercedes-Benz, BMW ve Volkswagen Grubu’nun yılın ilk dokuz ayında kârları sırasıyla %50,3, %6,8 ve %60 oranında geriledi. Volkswagen bünyesinde Audi, Bugatti, Seat, Skoda ve Porsche; BMW Grubu bünyesinde BMW, MINI ve Rolls‑Royce gibi markalar bulunuyor. Bu üç grubun 2025 yılının ocak‑eylül dönemindeki toplam kârı, 2024’ün aynı dönemine göre %46 azalarak 17,8 milyar avrodan 32,9 milyar avrodan geriledi. Aynı dönemde BMW 8,1 milyar avro, Mercedes 4,3 milyar avro ve Volkswagen Grubu 5,4 milyar avro faiz ve vergi öncesi kâr elde etti.

Kâr düşüşleri ve satışlardaki gerileme

Satış hacminde daralma

Volkswagen, Mercedes ve BMW’nin ocak‑eylül dönemindeki otomobil satışları geçen yılın aynı dönemine göre %17 azalarak yaklaşık 9,5 milyona geriledi. Çin’de araç teslimatları özellikle zayıf seyretti: bu üç marka Çin’de yılın üç çeyreğinde 3 milyonun altında araç teslimatı gerçekleştirdi ve teslimatlar geçen yılın aynı dönemine göre %8, Kovid‑19 öncesi 2019’a göre ise %29 oranında düştü.

Satış hacminde daralma

Çin pazarındaki zorluklar

Dünyanın en büyük yeni otomobil pazarı olan Çin, Alman üreticiler için ciddi bir sorun kaynağına dönüştü. Mercedes S‑Serisi, BMW 7 Serisi ve Audi A8 gibi içten yanmalı lüks sedanlar Çin’de daha az alıcı buluyor. Eskiden kâr marjlarının büyük bir kısmını Çin’de elde eden Alman markalarının bu gelir kaynağı zayıfladı. Örnek olarak, Mercedes’in ocak‑eylül dönemindeki Çin teslimatları %18 azalarak 418.305’e geriledi. BMW’nin (MINI dahil) Çin teslimatları %11,2 azalarak 465.361’e inerken, Volkswagen’in Çin teslimatları %4 düşüşle 1.973.148 seviyesine indi.

Elektrikli araçlarda artış ama pay sınırlı

Alman üreticiler ocak‑eylül döneminde dünya çapında yaklaşık 1,1 milyon elektrikli araç sattı; bu geçen yıla göre %21 artış anlamına geliyor. Buna rağmen toplam satışlar içinde tamamen elektrikli araçların payı yalnızca %12 seviyesinde kaldı.

Maliyet düşürme ve yeniden yapılanma

Alman üreticiler maliyetleri düşürme baskısı altında. Volkswagen, önümüzdeki 10 yılda maliyetleri 15 milyar avro azaltmayı hedefliyor; bu hedef, erken emeklilikler ve tazminat paketleriyle yaklaşık 35 bin istihdam kesintisini gerektirebilir. Mercedes’in tazminat programı kapsamında yaklaşık 4 bin çalışan gönüllü olarak işten ayrıldı ve şirket 2027’ye kadar yaklaşık 5 milyar avro tasarruf hedefliyor. Büyük tedarikçiler ZF, Bosch, Continental ve Schaeffler de yeniden yapılanma planlarıyla binlerce çalışanını işten çıkarma hazırlığında.

Uzman değerlendirmeleri: Dudenhöffer’in görüşleri

Alman otomobil uzmanı Prof. Dr. Ferdinand Dudenhöffer, düşen kârların ana nedeninin Çin’den gelen rekabet ve maliyet düşürme programları olduğunu belirtiyor. Dudenhöffer, Alman üreticilerin orta vadede süper lüks stratejilerini revize ederek kompakt ve orta sınıf segmentlerine de tekrar girmeleri halinde toparlanma şansı olduğunu vurguluyor. Ona göre Mercedes’in maliyet ve satış açısından gelecek yıl daha iyi sonuçlar elde etmesi muhtemel.

Dudenhöffer, Çin pazarının önemine işaret ederek Mercedes, Volkswagen ve BMW’nin Çin’de satışları yeniden canlandırmak zorunda olduğunu, Mercedes ve BMW’nin daha uygun fiyatlı otomobiller üreterek Çinli müşterileri çekmeye çalışacağını söylüyor. Her iki şirketin umudunun elektrikli araçlar olduğunu; mesafe performansı iyi, iç mekânda ve sürüşte yeni teknolojiler sunan yeni modellerle gelecek yıllarda iyileşme beklediğini ifade ediyor.

Çinli üreticilerin Avrupa performansı

Dudenhöffer, Çinli üreticilerin şu an Avrupa’da çok güçlü satış sonuçları elde etmediğini, örneğin BYD’nin bayilerde yüksek stok biriktirdiğini ve maliyet baskısı yarattığını belirtiyor. Diğer Çinli üreticilerin de Avrupa pazarında düşük satış performansı gösterdiklerini ve dolayısıyla Alman üreticilere karşı şimdilik çok güçlü bir rekabet oluşturmadıklarını söylüyor.

ABD gümrük vergileri ve üretim stratejileri

Dudenhöffer, Alman üreticilerin ABD gümrük vergilerinin baskısı altında olduğunu ve Mercedes ile BMW’nin ABD’deki üretimlerini artırmaları gerektiğini belirtiyor. Audi ve Porsche’nun ise ABD’ye gönderilen araçlardan kaynaklanan vergilerden kaçınmak için ABD’de üretim tesisi kurmayı değerlendirmesi gerektiğini söylüyor. Volkswagen, ABD gümrük vergilerinin bu yılki yükünü 5 milyar avroya kadar tahmin ediyor. Ağustos 2025’ten itibaren AB’den ABD’ye gelen otomobillere uygulanan gümrük vergisi %15 olarak belirlenirken, Nisan‑Temmuz döneminde kısa süreliğine %27,5’e kadar yükselmişti.

Yatırımlar, yazılım sorunları ve geri çağırmalar

Zayıf satışlara ek olarak elektrikli mobilite için yapılan yüksek maliyetli yatırımların henüz beklenen getiriyi sağlamaması, yazılıma ilişkin maliyetli sorunlar, istihdam azaltma, yeniden yapılandırma giderleri ve araç geri çağırmalarının da kârlılık üzerinde negatif etkileri bulunuyor.

Çin rekabeti ve fiyat baskısı

Çin’de 100’den fazla üretici olması kapasite fazlasına yol açtı ve bu durum fiyat rekabetini artırdı. BYD, Nio ve Geely gibi markalar Çin iç pazarında güç kazanırken, Alman üreticilerin Çin’deki pazar payı ve kârlılıkları düşüyor. Avrupa’da elektrikli araç pazarında Çin üreticilerinin payı hızla yükselirken, Alman basınında elektrikli modellerin avantajlarının müşterilere yeterince anlatılamadığı ve Çin’den gelen rekabetin hafife alındığı yönünde eleştiriler yer alıyor.

Maliyet azaltma baskısı ve sektörel riskler

Alman üreticiler maliyet azaltıcı önlemler açıklarken, Avrupa’daki ekonomik durgunluk, ABD’de uygulanan yeni gümrük vergileri ve Çin’deki yoğun fiyat rekabetinin önümüzdeki dönemde de baskı oluşturacağı öngörülüyor. Alman otomotiv üreticileri elektrikli araca geçişin yüksek maliyetleriyle mücadele ederken, zayıf talep ortamında rekabet gücünü korumak için maliyetleri düşürmek zorunda.

Otomotiv sektörünün Almanya için önemi

Sektör Almanya’da toplam katma değerin %5’ini oluştururken istihdamın %3’ünü sağlıyor ve gelir açısından ülkenin en büyük sanayi sektörü konumunda bulunuyor. Geçen yıl otomotiv üreticileri ve ilişkili sektörler (yedek parça ve diğer ulaşım araçları dahil) 290 milyar avro değerinde ihracat gerçekleştirerek toplam ihracatın %17’sine katkı sağladı. Haziran 2024 itibarıyla tedarikçiler hariç yaklaşık 773 bin kişi otomotiv sektöründe istihdam edildi. Sanayi istihdamının yaklaşık %14’ü otomotiv sektöründe yer alıyor; bu da sektörü makine mühendisliğinden sonra iş gücü açısından ikinci büyük sanayi kolu yapıyor.

Gelecek beklentileri ve model planları

Alman üreticiler yeni modellere bağlı olarak toparlanma umuyor. Volkswagen uygun fiyatlı elektrikli küçük otomobiller üzerinde çalışırken, Mercedes ve BMW 2027’ye kadar yaklaşık 40 yeni model planlıyor; bu modeller elektrikli araç yelpazesini önemli ölçüde genişletecek. Üreticiler aynı zamanda teknoloji açısından Çinli rakiplere yetişmeyi hedefliyor.

BMW, Mercedes ve Volkswagen’e Çin ve Trump darbesi
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Akşam Kapanışı 31 Temmuz 2026 akşam Haber Bülteni
Giriş Yap

ATA TV HABER ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

HABERCİ ile Sohbet Et

HABERCİ ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir