Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bir daire çizip içine köy kurdular

Kuşakkaya: Heyelan Sonrası Yuvarlak Köy Adıyaman’da 56 yıl önce yaşanan

Kuşakkaya: Heyelan Sonrası Yuvarlak Köy

Adıyaman’da 56 yıl önce yaşanan heyelanın ardından inşa edilen Kuşakkaya Köyü, dairesel yerleşim planıyla Türkiye’nin sıra dışı kırsal yerleşimleri arasında yer alıyor. 1970’te meydana gelen heyelan sonrası eski yerleşim alanının riskli hale gelmesi üzerine köy, yeni bir alana taşındı. Afet sonrası hazırlanan proje kapsamında 1973 yılında yapımına başlanan köy, alışılmışın dışında dairesel bir planla inşa edildi.

Köylüler tarafından “Selanik Projesi” olarak adlandırılan çalışma kapsamında 82 afet konutu 1982 yılında hak sahiplerine teslim edildi. Köyde evler, merkezdeki ortak kullanım alanlarının etrafına halka şeklinde yerleştirildi. Aradan geçen yıllara rağmen özgün mimari yapısını koruyan Kuşakkaya, gezginler ve fotoğraf tutkunlarının da ilgisini çekiyor.

Kuşakkaya: Heyelan Sonrası Yuvarlak Köy

Köy muhtarı Hasari Oğuz, köyün yapısıyla ilgili olarak, “Yaşanan heyelan sonrası devletimiz burada bize yeni bir köy yaptı. Bu köyün yuvarlak olmasına Selanik Projesi deniyor. Türkiye’de bir ilk ve örnek bir köy” ifadelerini kullandı.

‘Selanik Projesi’ ve Atatürk’ün Köy Projesi İlişkisi

Kamuoyunda “Atatürk’ün Köy Projesi” olarak bilinen ve 1937 yılında tasarlanan İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi, döneminin çok ötesindeki mimari yapısıyla dikkat çekiyor. Projenin mekânsal kurgusu, dairesel bir yerleşim düzeni ve bu merkezden dışa doğru yayılan ışınsal yollardan meydana geliyor.

‘Selanik Projesi’ ve Atatürk’ün Köy Projesi İlişkisi

Planlamanın detaylarına bakıldığında, merkezin en iç kısmında okul, hastane, revir, spor alanları ve halk odası gibi tüm köylünün ortak kullanacağı kamu yapılarının yer aldığı büyük bir meydan bulunuyor. Bu merkezi meydanın etrafındaki orta halkada bahçeli konutlar yükselirken, dairesel yapının en dış çemberinde ise mandıra ve atölye gibi üretim birimleri konumlandırılıyor. Böylece hem sosyal yaşamın hem de tarımsal üretimin tek bir merkezden organize edilmesi hedefleniyor.

Projenin Kökeni: ‘Bahçe Şehir’ İlhamı

Tarihsel arka plan incelendiğinde, projenin bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından çizildiğine dair resmi ve somut bir kanıt bulunmuyor. Prof. Dr. Afet İnan’ın eserlerinde yer alan bilgilere göre söz konusu planlama, ismi bilinmeyen bir mimar tarafından çizilmiştir.

Tasarım felsefesi açısından ise projenin, İngiliz şehir plancısı Lord Ebenezer Howard’ın tüm dünyada modern şehirciliğe yön veren “Garden City” (Bahçe Şehir) metodundan esinlenerek yapılandırıldığı belirtiliyor. Erken Cumhuriyet vizyonunun köylüyü kalkındırma idealiyle birleşen bu model, tarih sayfalarında üretken ve çağdaş bir kırsal yaşam tasarımı olarak yer almaya devam ediyor.