Anayasa Mahkemesi’nden Medeni Kanun’un 40. Maddesi Hakkında Karar
Anayasa Mahkemesi (AYM), cinsiyet değişikliğini kişinin talebi üzerine mahkeme kararıyla bağlayan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemini reddetti. Yüksek Mahkeme kararında, kuralın kamu düzeninin sağlanması ve bireyin sağlığının korunmasını amaçladığı vurgulandı.
Başvuru ve İddialar
Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce AYM’ye yapılan itiraz başvurusunda, cinsiyet değişikliğine izin verilmesinin yaratılıştan kaynaklı biyolojik farklılığı yok ederek hukuki sonuçlarını ortadan kaldırdığı; askerlik hizmeti ve maden ocaklarında çalışma yasağı gibi cinsiyet temelli farklılık yaratan normları işlevsiz hale getirdiği; bunun da Anayasa’daki normlarla çeliştiği öne sürüldü. Başvuruda, söz konusu düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürüldü.
AYM’nin Değerlendirmesi ve Gerekçesi
Yüksek Mahkeme itirazı reddederek, düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi. Gerekçeli kararda AYM’nin bireysel başvuru içtihatlarına atıf yapılarak özel hayat kavramının geniş ve eksiksiz tanımı bulunmayan bir kavram olduğu, hukuki değerin esasen kişisel bağımsızlık olduğu ve özel hayata saygı hakkının bireyin kişiliğini geliştirmesi ve gerçekleştirmesiyle ilişkilendirildiği belirtildi. Bu bağlamda anılan hakkın, istenmeyen müdahalelerden uzak ve kendine özel bir ortamda yaşama hakkını içerdiği ifade edildi.
İtiraz konusu kuralın, cinsiyet değişikliğini mahkeme iznine bağlayarak maddi ve manevi varlığın korunması ile özel hayata saygı hakkına sınırlama getirdiği, ancak kuralın izin usulünü açık ve öngörülebilir biçimde düzenlediği için kanunilik şartını taşıdığına yer verildi.
Kuralın Meşru Amaç ve Demokratik Toplum Düzenine Uygunluğu
Mahkeme, kuralın anayasal anlamda meşru amacının bulunduğunu tespit etti. 4721 sayılı Kanun’da cinsiyet değişikliğinin belli aşamalara bağlandığı, bu aşamalardan ilkinin mahkemece kişinin cinsiyet değiştirmeye uygunluğunun tespit edilmesi olduğu vurgulandı. Bu zorunluluğun bireylerin gereksiz tıbbi müdahalelere maruz kalmasını engelleyerek kamu düzeninin korunmasına katkı sağladığı belirtilerek kuralın meşru amaç taşıdığı ifade edildi.
Ayrıca kuralın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun sayılabilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamaya yönelik olması gerektiği; cinsiyet değişikliğinin mahkeme iznine tabi tutulmasının kamu düzeninin sağlanması ve bireyin sağlığının korunması amaçlarına yönelik olduğu değerlendirmesi yapıldı ve kuralın zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamadığı söylenemeyeceği belirtildi.
Ölçülülük İlkesi ve Alt İlkelerinin İncelenmesi
Kararda, getirilen sınırlamanın ölçülülük ilkesinin alt ilkeleri olan elverişlilik, gereklilik ve orantılılıkla uyumlu olması gerektiği ifade edildi. Kuralın, henüz tıbbi müdahale geçirmemiş bireylerin gereksiz cinsiyet değişikliği operasyonuna maruz kalmasını önleyerek kamu düzeninin korunmasına katkı sağladığı değerlendirilerek elverişli olduğu kabul edildi.
Kanun koyucunun, kişinin yaşamı üzerinde önemli sonuçlar doğuran cinsiyet değişikliği sürecinde hangi şartların uygulanacağını belirlemede takdir yetkisine sahip olduğu gözetilerek, kuralın meşru amaca ulaşma yönünden gerekli bir araç olmadığı da söylenemeyeceği belirtildi.
Denetim Olanakları ve Sonuç
Mahkeme ayrıca cinsiyet değişikliği talebi üzerine verilen kararların Kanun’da öngörülen şartlar çerçevesinde etkin denetime imkân sağlayacak yollarla düzenlendiğini tespit etti. Bu nedenle kuralın bireyler açısından aşırı külfete yol açmadığı, getirilen sınırlamanın meşru amaç bakımından orantılı olduğu kanaatine varıldığı kaydedildi.
İtiraz başvurusunda, bireylerin toplumsal cinsiyet kurallarını benimseyerek biyolojik cinsiyetlerine aykırı şekilde cinsiyet değiştirmelerine izin verilmesinin Anayasa’ya aykırı olduğu iddiası yer aldı. Mahkeme, kural kapsamında cinsiyet değişikliğinin ancak belirli şartları taşıyan ve tıbbi olarak gerekli görülen kişilere tanınan bir imkân olduğunu belirterek, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında kalan düzenlemenin Anayasa ile çelişen bir yönünün bulunmadığı sonucuna ulaştı.
Sonuç
Anayasa Mahkemesi, Medeni Kanun’un 40. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemini reddederek, cinsiyet değişikliğinin mahkeme iznine bağlanması kuralının Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi.

