Trump’ın Gece Yarısı Operasyonu: Venezuela Hamlesi ve Bölgesel Yankıları
Trump’ın gece yarısı operasyonu ile Venezuela Cumhurbaşkanı Maduro’nun kaçırılması hakkında çok şey söylendi. Asrın eşkıyalığı denildi; korsanlık, zorbalık, darbe iddiaları öne çıktı. Bazıları bunun orman kanununun ilanı olduğunu savundu. Trump’a haydut diyenler oldu; kaos düzeninin başladığı iddia edildi. Hepsi ifade edilirken esas mesele bundan sonra dünyanın seyrinin nasıl olacağıdır.
Yeni dünya düzeninin artık güç ilişkilerine dayandığı, gücü yetenin istediğini yaptığı yorumları yapıldı. Yakın tarihe bakıldığında benzer uygulamaların örnek teşkil ettiği belirtildi. Trump’ın düzenlediği basın toplantısında, yönetim ve ekip bu operasyonu haklı görüyor. Asıl amacın Venezuela petrolünü ele geçirmek olduğu çekinmeden, gizlemeden açıkça ifade edildi. Trump, "O petroller bizim" dedi ve petrol yatırımlarının yıllar önce ABD şirketleri tarafından yapıldığını gerekçe gösterdi. Venezüella petrolüne el koymayan önceki başkanları eleştirdi. Sadece petrol değil, ülkenin yeraltı zenginliklerini de ABD’nin işleyeceğini belirtti.
Operasyonun yalnızca bir ülkenin başkanını "uyuşturucu" iddiasıyla bertaraf etmekle kalmayıp, o ülkeyi fiilen ele geçirme niyeti taşıdığı vurgulandı. Trump, askeri gücünü öne çıkararak "sıkıysa karşı çıkın" mesajı verdi; hukuk tanımayan bir tutum sergilediği, "ben ne dersem o olur/olacak" yaklaşımında olduğu yorumlandı. Ayrıca Meksika ve Kolombiya da tehdit edildi. Buna göre Venezüella halledildikten sonra sırasıyla Kolombiya veya Meksika hedef alınabilir; ya da önce Meksika sonra Kolombiya olabilir. Trump’ın amaçlarının bu bölgeyi ABD’nin arka bahçesi haline getirmek olduğu ifade edildi.
Askeri gücün yeterliliğine dair ise Irak, Afganistan ve Suriye örnekleri hatırlatıldı. Bu bağlamda başka söze gerek olmadığı belirtildi. Soru şu: Trump’ın bu tavrı deniz aşırı ülkelere, örneğin Ortadoğu’ya sıçrar mı? Şimdilik bunun ihtimal dahilinde olmadığı not edildi; geçen yılın sonunda yayımlanan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde önceliğin Batı Yarımküre, yani Amerika kıtası olduğuna dikkat çekildi.
Herkesi şoke eden müdahalenin Trump’ın dünya için büyük tehlike olduğunu gösterdiği öne sürüldü. Venezuela halkının ne yapacağı, sokaklara dökülüp dökülmeyeceği; Kolombiyalılar ve Meksikalıların nasıl tepki vereceği merak konusu. Demokrat Avrupa bakımından da soru işaretleri var: Hükümetleri ve halkları Trump’ın bu zorbalığını hazmedebilecek mi?

