Mücteba Hamaney: İran’ın Zaferi, Tazminat Talebi ve Hürmüz’ün Yeni Yönetimi
İran’ın Dini Lideri Mücteba Hamaney, ABD Başkanı Donald Trump tarafından duyurulan ateşkesin ardından ilk kez açıklama yaptı. X sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda Hamaney, İran toplumunun bu süreçte kazandığı zaferi vurguladı ve komşu ülkelere doğru yerde durma çağrısında bulundu.
Hamaney açıklamasında, "Bugün ve Üçüncü Kutsal Savunma destanının bu noktasına kadar, kahraman İran milletinin bu alanda kesin zafer kazandığını rahatlıkla söyleyebiliriz." ifadelerini kullandı.
Hamaney, "Güçlü bir İran" elde edilebilmesi için halkın son kırk gündür olduğu gibi varlığını sürdürmesinin şart olduğunu belirtti. Müzakerelerin duyurulmasının sokaklarda bulunmanın gereksiz olduğu anlamına gelmemesi gerektiğini vurguladı; eğer askeri savaş alanında sessizlik dönemi gelmişse, meydanlarda, mahallelerde ve camilerde bulunmanın görevlerin daha da ağır göründüğünü söyledi. Meydanlardaki tepkilerin müzakereler sonuçlarını etkilediğini ifade etti.
Hamaney, hem müzakere arenasında hem de savaş alanında düşmana karşı kesin bir zafer için dualara güvendiklerini belirterek, "Biz savaş istemedik ve istemiyoruz, ancak meşru haklarımızdan hiçbir şekilde vazgeçmeyeceğiz ve bu bağlamda tüm direniş cephesini birleşik bir bütün olarak görüyoruz." dedi.
Açıklamasında suçlu saldırganların gitmesine izin verilmeyeceğini vurgulayan Hamaney, her bir yaralanma için tazminat, şehitlerin kan bedeli ve gazilerin hakları için talepte bulunacaklarını açıkladı. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın yönetimini yeni bir aşamaya taşıyacaklarını bildirdi.
İran’ın güney komşularına seslenen Hamaney, "Bir mucizeye şahit oluyorsunuz, bu yüzden doğru görün ve anlayın, doğru yerde durun ve şeytanların sahte vaatlerinden şüphe edin. Kardeşliğimizi ve iyi niyetimizi göstermek için sizden uygun bir yanıt bekliyoruz; bu, ancak kibirlileri reddetmenizle gerçekleşecektir." ifadelerini kullandı.
Son olarak Hamaney, halkı düşman tarafından desteklenen veya onlarla aynı safta yer alan medya kuruluşlarına karşı uyanık olmaya çağırdı; bu medya kuruluşlarının sunduğu içeriklere karşı ya tamamen uzak durulması ya da en azından büyük bir şüpheyle yaklaşılması gerektiğini belirtti.

