Motorlu Kara Taşıtı Kiralama Sektöründe Beklenen Düzenleme Taslağı Kamuoyuna Açıldı
Motorlu kara taşıtı kiralama sektöründe uzun zamandır gündemde olan yasal düzenleme nihayet taslak hâlinde hazırlandı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Taşıt Kiralama Komitesi’nin talebi üzerine Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan “Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik Taslağı” kamuoyunun görüşüne açıldı.

Yeni dönemde herkesin araç kiralama işi yapamayacağı belirtiliyor; bu düzenlemenin rekabet üzerindeki etkisi ise merak konusu.
Mesleki Yeterlilik ve Eğitim Şartı Getiriliyor
Sektör paydaşlarının verdiği bilgilere göre yönetmelik taslağı, araç kiralama işletmelerinde çalışanlar için Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunluluğu getiriyor. Çalışanlar belirli kurs ve eğitimlerden geçerek bu belgeyi alacak. Mevcut durumda herhangi bir uzmanlık şartı aranmayan sektörde bu adımın kurumsallaşma yönünde atılmış bir adım olduğu ifade ediliyor.
Küçük İşletmeye ’10 Araç’ Sınırı ve Çağrı Merkezi Zorunluluğu
Yönetmelik taslağındaki en kritik maddelerden biri yeni açılacak şirketlere getirilen sermaye ve kapasite şartları oldu. Buna göre, bir işletmenin araç kiralama faaliyeti yürütebilmesi için en az 10 aracının bulunması gerekecek. Ayrıca müşterilerin 7/24 ulaşabileceği, kesintisiz hizmet veren bir çağrı merkezi kurulması zorunlu tutulacak. Bu kriterlerin, tek aracıyla veya küçük bir filoyla hizmet veren mahalle esnafını sistem dışına itme riski doğurabileceği belirtiliyor.
İTO’dan Beklenen Etki: Kayıt Dışı Azalacak
İTO Meclis Üyesi Hidayet Yıldırım, düzenlemenin suistimalleri engelleyeceğini belirterek bu standartlarla merdiven altı diye tabir edilen yapıların önüne geçileceğini söyledi. Yıldırım, ilk etapta sektördeki kayıt dışılığın yüzde 50 oranında azalmasının öngörüldüğünü ifade etti. Ayrıca Ticaret Bakanlığı’ndan alınacak Yetki Belgesi sayesinde tüketici mağduriyetlerinin azalacağı ve caydırıcı cezaların devreye gireceği vurgulandı.
Yetki Belgesi Olmayanlar Faaliyet Gösteremeyecek
Taslak yürürlüğe girdiğinde yetki belgesi olmayan işletmelerin faaliyetlerinin durdurulabileceği bildirildi. Tüketici açısından “güven” unsuru olarak sunulan bu belgelerin, işletmeler için ise ek maliyet ve bürokrasi anlamına geldiği kaydedildi.
















