Ankara’da NATO Zirvesi Öncesi Gözaltılar ve İddialar
Ankara’da yapılması planlanan NATO zirvesi öncesinde sol ve sosyalist parti ile örgütlere yönelik operasyonlarda dün 200’den fazla kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Valiliğin aldığı geniş kapsamlı yasak kararları çerçevesinde, il genelinde olası protestoların önüne geçmek amacıyla yapılan uygulamalarda gözaltına alınanlar hakkında çeşitli iddialar paylaşıldı.
Çağdaş Hukukçular Derneği’nin Açıklaması
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Ankara Şubesi, Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde gözaltına alınan kişilerden birinin merdivenden itilip düşürüldüğünü, tepki gösteren avukatın da kolundan tutulup savrularak darbedildiğini açıkladı. Şube, olay üzerine ilgili kolluk personeli hakkında işlem yapılması ve dosyayla ilgili tüm işlemlerden çekilmesi gerektiği yönünde talep bulunulmasına rağmen gereğinin yapılmadığını belirtti. Ayrıca tutanak tutmak üzere gelen Ankara Barosu yetkilisinin içeri alınmadığı ifade edildi.
ÇHD Ankara Şubesi açıklamasında, “Meslektaşlarımızın bu koşullarda mesleklerini ifa etmeleri mümkün değildir. Ankara Emniyeti hem gözaltındaki kişileri hem avukatını ayrı ayrı darp edip, ifade işlemlerini kesintiye uğratıp suç işlemektedir” ifadelerine yer verildi.
Siyasi Temsilcilerin Tepkileri
Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, 209 kişinin gözaltına alındığı operasyonlara ilişkin sosyal medya üzerinden tepki gösterdi. Süreci “insan kaçırma” ve “gizli bir kaybetme operasyonu” olarak nitelendiren Karaca, gözaltındaki kişilerin durumu hakkında bilgi verilmediğini, yetkilileri hukuka uymaya çağırdı.
Karaca şu iddiaları paylaştı: avukatların müvekkillerine ulaşamadığı, savcıyla görüşmek isteyen avukatların ve baro temsilcilerinin engellendiği, adliye koridorlarının kolluk unsurlarıyla dolduğu, başsavcı vekiliyle görüşme taleplerinin yanıtsız bırakıldığı. Gözaltına alınanların nerede tutulduğu, hangi işlemlerin yapıldığı ve hangi gerekçeyle gözaltında bulunduruldukları konusunda bilgi verilmediği belirtildi. Jandarmanın telefonlara cevap vermediği ve “mesaide değiliz” diyerek sorumluluktan kaçındığı ileri sürüldü. Ayrıca avukatların görüş yasağı kararlarını talep etmelerine rağmen kararların gösterilmediği ifade edildi.
Ailelere bilgi verilmediğini vurgulayan Karaca, “İnsanların hangi birimde tutulduğu, nereye götürüldüğü bile öğrenilemiyor. Gözaltı işlemi gizli yürütülen bir kaybetme operasyonuna dönüştürülemez!” dedi. Karaca, bunun temel hakları hedef alan bir tablo olduğunu belirterek, “Savcıların avukatlardan kaçtığı, ailelerin yakınlarının nerede olduğunu öğrenemediği, hukuki kararların saklandığı bir tabloyu normalleştirmeye çalışanlar, yalnızca gözaltına alınanların değil herkesin temel haklarını hedef alıyor” ifadelerini kullandı.
Karaca ayrıca şu çağrılarda bulundu: “NATO zirvesi öncesinde antiemperyalistlere yönelik bu operasyon, hukuki bir soruşturma görüntüsü altında siyasi bir gözdağı. İktidar, savaş politikalarına, emperyalist askeri ittifaklara ve NATO’ya karşı çıkan sesleri susturmak istiyorlar. Gözaltına alınanların nerede olduğu derhal açıklanmalı, avukatların müvekkilleriyle görüşmesinin önündeki tüm engeller kaldırılmalı, aileler bilgilendirilmeli ve hukuksuz uygulamalara bir an önce son verilmelidir.”
TİP’ten Bakan Çiftçi’ye Soru: “Daha Vahim Talimatınız Var mı?”
Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Avukat Sera Kadıgil de Ankara’da darp edilen meslektaşlarıyla görüştüğünü belirterek İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye seslendi. Kadıgil, gözaltı operasyonlarını eleştirerek şu ifadeleri kullandı: “Trump ve ortaklarını daha iyi ağırlamak için(!) onca insanı şafak baskınıyla gözaltına aldıkları yetmemiş olacak bir de kötü muamele ve görev başındaki avukata zorbalık hatta darp yapılıyor. Meslektaşlarımızın ve gözaltında sağlığı devlete emanet insanların maruz kaldığı bu muameleye dair bilginiz ya da daha vahimi bir talimatınız var mı Sayın Bakan?”
