Küresel Piyasalarda Altın Satışı ve ETF’lerde 150 Milyar Dolarlık Erime
Küresel piyasalarda esen sert rüzgarlar altın fiyatlarında yeni bir satış dalgasını tetikledi. Şahin FED beklentileri, ABD’den gelen güçlü ekonomik veriler ve teknoloji hisselerindeki kâr satışları nedeniyle ons altın ilk işlemlerde 4.050 dolara kadar gerileyerek 4.024 dolarlık kritik desteğe yaklaştı. Yatırımcılar alım fırsatı arayışında; ancak küresel altın fonlarında (ETF) yaşanan erime dikkat çekiyor.

Fonlarda Büyük Çıkış ve Piyasa Değerindeki Düşüş
Geçen hafta altın fonlarına 5,1 tonluk küçük bir giriş yaşansa da bu hareket, üst üste dört haftadır süren ve toplamda 7,6 milyar dolarlık çıkışla oluşan negatif tabloyu tersine çevirmeye yetmedi. Şubat ayının son haftasında 4.176,1 ton ile rekor kıran toplam altın ETF varlıkları 4.086,3 tona geriledi. Şubat ayında 701,7 milyar dolar olan fonların toplam piyasa değeri ise yüzde 22’lik kayıpla 549,1 milyar dolara indi. Böylece sadece dört ay içinde altın fonlarından yaklaşık 150 milyar dolar erimiş oldu.

Pusula Yatırım’dan Filiz Eryılmaz’ın 5 Temel Gerekçesi
Türkiye Gazetesi’nin haberine göre Pusula Yatırım Başekonomisti Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, altın piyasasını baskılayan ve şubat ayındaki zirveden bu yana küresel altın ETF’lerinden 150 milyar doların erimesine yol açan süreci beş temel nedene bağladı:
- “Şahin FED” Beklentisi Kamçılandı
Altındaki satış baskısının en önemli gerekçelerinden biri ABD Merkez Bankası’nın (FED) sıkı duruşunu koruyacağına dair sinyaller. Bank of America’nın eylül, ekim ve aralık aylarında toplamda 75 baz puanlık üç faiz artırımı yapabileceğine dair yayımladığı rapor piyasalardaki gerilimi tırmandırdı. FED’in ileriye dönük sözlü yönlendirmeleri kaldırıp tamamen verilere bağımlı hareket etmesi oynaklığı artırıyor.
- ABD’den Gelen Güçlü İmalat Verisi
ABD’de haziran ayı imalat PMI verisi, 54,6 olan beklentileri aşarak 55,7 seviyesine yükseldi ve son 49 ayın zirvesine çıktı. Ekonominin hala oldukça sıcak olduğunu gösteren bu veri, FED’in faiz artışlarında daha agresif olabileceği algısını güçlendirerek altındaki çözülmeyi hızlandırdı.
- Dolar Endeksindeki Yükseliş
Küresel gelişmelerin etkisiyle güç kazanan dolar endeksi bugün 101,50 seviyesine kadar tırmandı. Doların küresel ölçekte değer kazanması, ons altın üzerinde doğrudan ters orantılı bir baskı mekanizması oluşturuyor.
- Kritik Çekirdek Enflasyon (PCE) Tedirginliği
FED’in faiz kararlarında en çok dikkate aldığı veri olan Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) Endeksi yarın açıklanacak. Bu kritik enflasyon verisi öncesinde piyasayı saran tedirginlik ve şahinleşme korkusu, yatırımcıların kıymetli metallerden kaçışını tetikliyor.
- Teknoloji Hisselerindeki Sert Satışlar
Küresel borsalarda özellikle yapay zekâ (AI) ve yüksek çarpanlı teknoloji hisselerinde başlayan kâr realizasyonu dalgası genel bir nakde dönüş eğilimi yarattı. SpaceX ve büyük teknoloji hisselerindeki sert hareketler, genel piyasa algısını bozarak altına da satış getirdi.
Piyasa Uyarıları ve Kritik Destek Seviyeleri
Piyasa uzmanları ons fiyatında 4.000–4.100 dolar bandını hayati bir destek bölgesi olarak değerlendiriyor. Bu seviyeler kademeli alım düşünenler için takip edilebilir kabul edilirken, analistler küresel baskının sürmesi durumunda 4.000 dolar desteğinin aşağı yönlü kırılmasının 3.800 dolar riskini hızla gündeme getirebileceği konusunda yatırımcıları uyarıyor. “4.000 doların altındaki fiyatlamalar ise 3.800 dolar riskini gündeme getirebilir.”
Güncel Fiyatlama Verileri
Aşağıdaki fiyatlamalar haberde belirtilen saat ve değişimlerle paylaşıldı:
- Gram Altın TL — Alış 6.091,74₺ / Satış 6.093,05₺ — Günlük değişim: %-0.79 — Saat: 12:13
- Ons Altın $ — Alış 4.076,19$ / Satış 4.076,63$ — Günlük değişim: %-0.82 — Saat: 12:13
- Çeyrek Altın TL — Alış 10.887,76₺ / Satış 11.519,53₺ — Günlük değişim: %0.00 — Saat: 14:28
- Yarım Altın TL — Alış 21.913,34₺ / Satış 23.108,04₺ — Günlük değişim: %0.00 — Saat: 14:28
- Külçe Altın $ — Alış 131.600,00$ / Satış 131.700,00$ — Günlük değişim: %-1.57 — Saat: 12:08
Haber, Türkiye Gazetesi kaynak gösterilerek Pusula Yatırım Başekonomisti Doç. Dr. Filiz Eryılmaz’ın değerlendirmeleri esas alınarak derlenmiştir. Habere yorum eklenmemiş, yalnızca aktarılan bilgiler korunmuştur.

