Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ali Babacan’dan ’emekli maaşı’ tepkisi: ‘Yoksulluk sınırı 100 bin liraya dayandı, siz hangi 20 bin liradan bahsediyorsunuz?’

Ali Babacan: Emekli ve Memur Maaşlarındaki Adaletsizliği Gidermeden ‘Büyüme’ Anlamlı

Ali Babacan: Emekli ve Memur Maaşlarındaki Adaletsizliği Gidermeden ‘Büyüme’ Anlamlı Olmaz

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, yüksek enflasyon karşısında maaş zamlarının hızla eridiğine dikkat çekti ve çözüm önerilerini paylaştı. Memur ile emekli arasındaki maaş farkındaki çarpıklığın giderilmesi gerektiğini belirten Babacan, geçmişte çalışan maaşı ile emekli maaşı arasında korunması gereken bir oranın bulunduğunu ancak bugün bunun tamamen bozulduğunu vurguladı.

Babacan, en düşük emekli maaşının 20 bin liraya tamamlanmasının bir müjde gibi sunulduğunu, oysa açlık sınırının 30 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 100 bin liraya yaklaştığı bir ortamda 20 bin liranın yetersiz kaldığını söyledi. Türkiye’de 60-65 yaşındaki emeklilerin sadece evine ekmek götürebilmek için inşaatlarda ve ağır işlerde çalıştığını, bu kişilerin bir ömür devletine hizmet etmiş olmasına rağmen şimdi en riskli işlerde çalışmak zorunda bırakıldığını ifade etti. Emekliyi sokağa, inşaata ve güvencesiz işe mahkûm eden bir ekonomi yönetiminin başarılı sayılamayacağını belirterek bunun bir tercih meselesi olduğunu ve bu seçimin dar gelirli kesimden yana olmadığına dikkat çekti. Emekliliğin dinlenme dönemi olmaktan çıktığını; emekli maaşları ile çalışan maaşları arasındaki farkın giderek açıldığını aktardı.

“6 AY BEKLEMEK ZULÜMDÜR”

Babacan, “Ekonomi büyüyor” denildiğini ancak bu büyümenin kime yaradığı sorusunu yönelterek, eğer gerçekten bir büyüme varsa bunun refah payı olarak memura, emekliye ve işçiye yansıtılması gerektiğini söyledi. Büyümenin sadece faiz geliri elde edenlere veya sermaye sahiplerine gitmemesi gerektiğini vurguladı. Yüksek enflasyon ortamında maaş artışlarının altı ay bekletilmesinin zulüm olduğunu ifade ederek, maaş artışlarının gerekirse üç ayda bir güncellenmesi ve buna büyümeden gelen refah payının mutlaka eklenmesi gerektiğini belirtti. Mevcut iktidarın dolaylı vergilerle (KDV, ÖTV) dar gelirliyi ezdiğini, faiz lobilerini ise beslediğini söyledi. Çözüm olarak; vergilendirmenin az kazanandan az, çok kazanandan çok alındığı ve gelirin adil bölüşüldüğü bir sistem önerdi.

“ASGARİ ÜCRETLİNİN EN AZ YÜZDE 30 ALACAĞI VAR”

Babacan, görevde olduğu dönemde 2023 yılı için kişi başı 25 bin dolar milli gelir ve 2 trilyon dolar ekonomik büyüklük hedeflerinin konulduğunu anımsattı. Eğer ekonomi DEVA’nın öngördüğü şekilde büyüseydi ve vergi tahsilatı bu büyüklüğe göre gerçekleşseydi, bütün vatandaşların refah seviyesinin şu ankinin iki katı olacağını söyledi. 2025 yılı için açıklanan resmi enflasyon rakamları ve geçmiş yıllardaki metodoloji değişiklikleri üzerinden yaptığı değerlendirmede, asgari ücretlilerin devletten en az yüzde 30’luk bir alacağı bulunduğunu kaydetti.