1 Ekim’deki Meclis açılış resepsiyonunda Cumhurbaşkanı ile birlikte poz vermesi tartışma yaratan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, gelişmelerin ardından AKP ile yeni bir ittifaka sıcak bakıp bakmadığı yönündeki iddiaları Akit TV canlı yayınında yanıtladı. Babacan, Türkiye’nin yönetim biçimi ve karar mekanizmalarının nasıl şekillenmesi gerektiğine dair görüşlerini net bir dille aktardı.
Babacan, yönetimde yetkinin tek bir kişide toplanmasının doğru olmadığını, kararların merkezden taşraya delege edilmesi gerektiğini vurguladı. “Türkiye Cumhuriyeti çok büyük bir devlet” tespitini yaparak, denetim ve hesap verebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Yetki paylaşımı ve sistem eleştirisi
“Bütün yetkinin tek bir kişinin insiyatifine bağlanması doğru değil” diyen Babacan, mevcut yönetim anlayışında değişim iradesi görmediğini söyledi. Eleştirilerini “Bazı şeyler eksik, bazı şeyler yanlış” sözleriyle özetleyip, iktidarın başkanlık sistemini daha da güçlendirme yönündeki açıklamalarının bu endişeyi artırdığını belirtti. Babacan, meclisin denetim fonksiyonunun işler kılınması ve yetkinin yayılması gerektiğini savundu.
Partiler arası ilişkiler ve CHP değerlendirmesi
Babacan, Tayyip Erdoğan ile kişisel bir kırgınlık veya düşmanlık taşımadığını, liderin memleket sevgisi ve inancına saygı duyduğunu ifade etti ancak yönetim anlayışındaki farklılıkların önemli olduğunu vurguladı. “Şimdi CHP’yle bile oturmuşuz, biz çalışmışız” sözleriyle geçmiş iş birliklerine dikkat çekti; fakat bugün için CHP ile aynı masaya oturmayı mümkün görmediğini belirtti.
CHP ile ilgili olarak Babacan, partinin şu anki tutumunu “partilerin tabanına talibiz, ama partilerin kendileriyle işimiz olmaz” anlayışıyla tanımladı. Ayrıca Kemal Kılıçdaroğlu dönemindeki helalleşme ve değişim iradesini bugün göremediklerini söyledi.
AK Parti’nin kurucu değerleri ve geleceğe bakış
Babacan, AK Parti’nin kuruluş ilkelerinin hâlâ değer taşıdığını belirterek, geçmiş programın altına bugün de imza atabileceğini ifade etti. Ancak zaman içinde bu ilke ve değerlerden uzaklaşmanın sorun yarattığını vurguladı. Ülkenin iki kutuplu bir siyaset sarmalına hapsedilmemesi gerektiğini, siyah-beyaz mantığıyla sınırlanamayacağını söyledi.
Sonuç olarak, Babacan’ın mesajı yetki paylaşımı, hesap verebilirlik ve Meclis denetiminin güçlendirilmesi yönünde oldu; mevcut yönetim anlayışına dair eleştirilerini koruduğunu ve CHP ile bugünkü koşullarda kapsamlı bir masa etrafında buluşmayı öngörmediğini net biçimde belirtti.

