Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Akın Gürlek HSK’nin de başına geçti: ‘Gürlek’ şikayetleri merak konusu oldu

Akın Gürlek’in Atanması ve İlk HSK Toplantısı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı

Akın Gürlek’in Atanması ve İlk HSK Toplantısı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevindeyken Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) çok sayıda şikayet yöneltilen Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak atanarak aynı zamanda HSK’nin de başına getirildi. Yeni Bakan Gürlek, ilk iş gününde HSK Genel Kurulu toplantısını gerçekleştirdi. Gürlek toplantıda, “Yeni dönemde de reform irademizi aynı kararlılıkta devam ettireceğiz. Hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen, öngörülebilen ve güven tesis eden bir adalet tahkim edeceğiz. Ben hakim savcı kökenli olduğum için arkadaşlarımızın, teşkilatımızın tüm eksikliklerini iyi biliyorum. Burada da Hakimler Savcılar Kurumumuz ile inşallah önemli adımlar atacağımızı, özellikle geciken yargı süreçlerinin daha kısa sürede sonuçlanması için katkı sağlayacağız” dedi.

CHP’nin 17 Aralık 2025 Tarihli Suç Duyurusu: “Haksız Mal Varlığı Edinme” İddiası

Gürlek hakkında yapılan suç duyurularından önemli birini CHP 17 Aralık 2025 tarihinde yaptı. CHP avukatı Çağlar Çağlayan imzasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan dilekçede, Gürlek hakkında “haksız mal varlığı edinme” iddiası yer aldı. Dilekçede iddialar arasında; Gürlek’in Ankara’da bir bankada kiralık kasası bulunduğu, İstanbul’da 30 milyon TL değerindeki bir daireyi 9 milyon 837 bin TL’ye aldığı, başka bir daire için 95 milyon TL’lik satış sözleşmesi imzaladığı ve Eti Maden İşletmesi’nin Lüksemburg’daki ETIMINE SA şirketi yönetim kurulu üyesi olduğu iddiaları sayıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bu suç duyurusunu HSK’ye gönderdi.

Av. İsmail Sami Çakmak’ın Şikayeti: “Görevi Kötüye Kullanma” ve “Anayasayı İhlal” İddiaları

Gürlek hakkında HSK’ye yapılan diğer şikâyetlerden biri Av. İsmail Sami Çakmak tarafından yapıldı. Çakmak, 27 Mayıs 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında Gürlek hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “Anayasayı ihlal etme” suçlarından şikayetçi oldu. Çakmak’ın dilekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın yargı, yasama ve yürütmeyi bağladığı; Aksi halinde suç oluştuğu ve şikayet edilenlerce bu suçların işlendiği öne sürüldü. Çakmak, Gürlek’in başsavcılığa atanmasının şaibeli olduğunu, siyasi geçmişi ve önceki görevleri nedeniyle hukuka ve yasalara aykırı şekilde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandığını ileri sürdü. Dilekçede ayrıca Gürlek’in makamını iktidarın siyasetinin bir aracı olarak kullandığı, İBB başkanlığını ve bağlı kurumları çökertmeyi amaçladığı ve bunun kamuyu düzeni bozduğu iddia edildi.

HSK’nin Reddine İlişkin Usul Sorunları ve Çakmak’ın İtirazı

HSK, Çakmak’ın şikâyetini reddetti ancak Çakmak’a reddin gerekçesi bildirilmedi. Ayrıca HSK’den Çakmak’a gönderilen yazıda dikkat çeken bir usul hatası yer aldı: Başvuruda “vekil avukatlık” bulunmamasına rağmen gönderilen belgede Çakmak vekil avukat olarak gösterildi ve dilekçeyle ilgisi olmayan bir kişi de “şikayetçi” olarak kaydedildi. Bu durum üzerine Çakmak, HSK’ye ikinci bir dilekçe vererek takip talep etti ve işleme koymama gerekçesinin kendisine bildirilmesini istedi; Çakmak’ın ikinci dilekçesine hâlâ yanıt verilmedi.

HSK Seçimleri ve Anayasa Mahkemesi Başvurusu

Son HSK seçimleri de tartışmaları derinleştirdi. 6 Mayıs 2025’te TBMM Genel Kurulu’nda yapılan HSK seçimlerinde anayasaya aykırı davranıldığı iddia edilerek ikinci turda iktidara yakın isimler HSK üyeliğine seçildi. CHP, HSK seçimlerinin iptali için 22 Mayıs 2025’te Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Yüksek Mahkeme, 10 Kasım’da gerekçeli kararını yayımladı ve CHP’nin başvurusunu oy çokluğuyla “görevsizlik” gerekçesiyle reddetti. Kararda, Meclis’in çalışma usul ve esaslarına ilişkin bir düzenlemenin anayasaya uygunluk denetimi kapsamında olmadığı belirtildi.

AYM Kararının Tartışılması ve İçtihat Eleştirileri

Bu karar tartışmalara yol açtı; CHP, Anayasa Mahkemesi’nin denetimsizliğe neden olduğunu savundu. O dönemde gazetemize değerlendirme yapan eski AYM raportörü Ali Rıza Aydın, AYM’nin bundan sonra içtihatlarında ilkesel değişiklikler yaparak olaylara, zamana ve siyasetin yönüne göre farklı kararlar verebileceğini öngördü.

Uzman ve Hukukçuların Değerlendirmeleri

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Adalet Politika Kurulu Başkanı ve anayasa hukukçusu Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, Gürlek’in HSK’nin başına geçmesinin etkilerini yorumladı. Boyunsuz, Gürlek’in başta İBB davası olmak üzere İstanbul’daki davaları açan kişi olduğunu, bakan olmasıyla hakimlerin atanması, sürgünleri ve mahkemelerin kurulup ayarlanması sorumluluğunu üstlendiğini belirtti. Bu yetkilerin söz konusu davaları hukuken sakatladığını, davaları gören hakimlerin üstüne o davaları açan savcı konularak tarafsızlık ve bağımsızlığın zedelendiğini savundu. Boyunsuz’a göre bu yargılamalar adil yargılama hakkını zayıflattı ve davaların dayanaksız hale gelmesine yol açtı.

Sistemin Siyasallaştığı ve Sonuçlarına İlişkin Eleştiriler

Boyunsuz ayrıca, hakimler ve savcılarla ilgili soruşturmaların açılabilmesi için HSK’nin onayı gerektiğini hatırlatarak, bu durumun sistemin ne kadar siyasallaştığını gösterdiğini söyledi. Savcıları hukukun dışına çıkarıp suç işlemeye sürükleyen bu yapıdan refah çıkmayacağını belirtti. Türkiye’nin bu düzene sığmayacağını, rejimin meşruiyet zemini olmadığı ve kamu kaynaklarının talan edildiği eleştirisini dile getirdi. Boyunsuz, halkın iradesini rejim yargısı ve polisi aracılığıyla bir kişiye devretmenin kabul edilemez olduğunu ifade etti.