Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Akbelen’deki maden faaliyetleri ve acele kamulaştırma için verilen araştırma önergesi AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi

TBMM Genel Kurulu’nda Akbelen ve Milas’ta Acele Kamulaştırma Tartışması TBMM

TBMM Genel Kurulu’nda Akbelen ve Milas’ta Acele Kamulaştırma Tartışması

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da bugün sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi görüşülecek.

İYİ Parti’nin, Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’de bulunan Akbelen Ormanı ve çevresindeki maden faaliyetlerinin acele kamulaştırma sürecini, devam eden hukuki uyuşmazlıkları ve çevresel tahribat iddialarını tüm yönleriyle inceletmek; bölge halkının ve köylülerin görüşlerini değerlendirmek; olası hak ihlallerini tespit etmek ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla verdiği Meclis araştırma önergesi AKP ile MHP oylarıyla reddedildi.

Önerge üzerine söz alan İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, geçen sene Maden Kanunu’nda yapılan değişiklikle tarım arazilerinin talanına hukuki zemin hazırlandığını belirterek, ilgili yasal düzenlemeden sonra 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Milas’a bağlı 7 köyde toplam 679 parsel için acele kamulaştırma kararı alındığını söyledi. Ergun, bu kararın bölge halkının geçim kaynakları olan tarım arazilerini ve zeytinlikleri tehdit ettiğini kaydetti.

Ergun, bölgede maden sahalarının genişletilmesine yönelik çalışmalarla ormanların ve zeytinliklerin kesildiğini, zeytinliklerin yok edildiğini, tahribatın derinleştiğini; binlerce zeytin ağacıyla birlikte çeşitli endemik türlerin yok olduğunu ve su kaynaklarının tehdit altında olduğunu ifade etti. Köylülerin atalarından miras kalan, üzerinde çiftçilik yaparak geçim sağladıkları topraklarından koparılmak istendiğini belirtti.

“ESRA IŞIK, KENDİ EVİNDE TUTUKLANMIŞTIR”

Ergun, AKP iktidarının politikalarını “rant merkezli” olarak nitelendirerek kamulaştırma süreçlerinin şeffaf yürütülmediğini ve vatandaşın bilgilendirilmediğini söyledi. Bu anlayışın mülkiyet haklarını gasp ettiğini ifade eden Ergun, acele kamulaştırma işlemlerinin mülk sahibi köylülere ve muhtarlara haber dahi verilmeden yapıldığını savundu.

Ergun, bölgede direnişin sembol isimlerinden Esra Işık’ın tutuklanmasına da değinerek, görevlilerin araziye giriş şekline ve sonrasında yaşanan hukuki sürece tepki gösterdi. Ergun, mesai saatleri dışında, üzerlerinde yetkili olduklarına dair herhangi bir işaret olmayan, sivil plakalı araçlarla gelen görevlilerin mülk sahiplerine ve muhtara bilgilendirme yapmadan arazilere giren kişilere itiraz ettiği için Esra Işık’ın kendi evinde tutuklandığını belirtti. Ergun, Esra Işık’ın yaşam hakkını, zeytinliklerini ve doğayı koruduğu için tutuklandığını ifade etti.

CHP’Lİ ÖZCAN: KÖYLÜ KORUNMUYOR, ŞİRKETLERE GELİNCE AKAN SULAR DURUYOR

CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, iktidarın acele kamulaştırma politikalarına tepki göstererek 2024 yerel seçimleri öncesinde acele kamulaştırma düzenlemesini getirip sonra geri çektiğini; eğer düzenleme doğruysa neden o tarihte geri çekildiğini ve 2026’da neden tekrar getirildiğini sordu. Özcan, bu durumun Muğla’ya seçim öncesi bir ayrıcalık verilip verilmediği sorusunu gündeme getirdi ve kamu yararının nerede olduğunu sorguladı.

Özcan, kamunun yararının köylüyü koruması gerektiğini ancak mevcut durumda vatandaşın mağdur edildiğini belirtti. Söğüt köyünden bir kadının hayvanının durduğu yeri örtmesi nedeniyle hapis cezası aldığını, oğlunu evlendirecek olan birinin ev yapamadığını, evine çivi çakamadığını, buna karşın şirketler ve yandaşlar söz konusu olduğunda uygulamaların farklılaştığını söyledi. Özcan, Esra Işık’ın tutuklanmasının bir baskı yöntemi olduğunu vurgulayarak, Necla Muhtar gibi bazı köylülerin yüreklerinin yandığını ve acele kamulaştırmayla zorunlu bir sessizlik hedeflendiğini belirtti.

AKP’Lİ OTGÖZ: YASAL ZORUNLULUĞUN ÜZERİNDE AĞAÇ DİKİMİ YAPILDI

AKP Muğla Milletvekili Yakup Otgöz, AKP’nin çevreci politikalar uyguladığını, Türkiye’nin ağaçlandırma konusunda Avrupa’da birinci, dünyada dördüncü sırada olduğunu hatırlatarak santraller ile orman varlığının birbirini desteklediğini savundu. Otgöz, maden sahalarının rehabilite edilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

Otgöz, “Ağaç da bizimdir, santraller de bizimdir. Santralde çalışan kardeşlerimizle halkımızı karşı karşıya getirmek doğru bir hareket değildir” dedi ve Santral ile Orman Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında 4 milyondan fazla fidan dikildiğini öne sürdü. Benzer uygulamaların dünyada da görüldüğünü belirtti ve Akbelen’de yasal zorunluluğun da üzerinde ağaç dikimi yapıldığını, 21 Nisan 2026 tarihinde 4 bin zeytin fidanı dikileceğini söyledi. Otgöz, santrallerdeki faaliyetlerin orman miktarını azaltmadığını, artırıp koruduğunu savundu.

“AKBELEN’DEKİ SANTRALLER, ENERJİ İHTİYACININ YÜZDE 62’SİNİ KARŞILIYOR”

Otgöz, bölgedeki santrallerin ekonomik ve stratejik değerine dikkat çekerek maden ruhsat alanının yalnızca küçük bir kısmında çalışma yapıldığını belirtti. Otgöz, Akbelen’deki bin 119 megavat gücündeki santrallerin ülke enerji ihtiyacının yüzde 2’sini, Muğla, Denizli ve Aydın illerinin ihtiyacının ise yüzde 62’sini karşıladığını söyledi. Maden arama ruhsatının 23 bin 307 hektar olduğunu, alanın yalnızca 78 hektarlık kısmında arama yapıldığını ve bunun ruhsat alanının yaklaşık yüzde 3’üne tekabül ettiğini ifade etti.

Otgöz, santralin yerli linyit sayesinde yıllık 1,4 milyar metreküp doğal gaz ithalatının önüne geçtiğini ve yaklaşık 500 milyon doların ülkede kaldığını savundu.

“100 BİN KİŞİLİK BİR EKOSİSTEMİ DESTEKLİYOR”

Santrallerin bölge halkı için önemli bir geçim kaynağı olduğunu vurgulayan Otgöz, toplamda 3 bin 100 kişinin santrallerde çalıştığını, ailelerle birlikte yaklaşık 15 bin kişinin buradan geçimini sağladığını ve çalışanların yüzde 85’inin bölge halkından olduğunu söyledi. Doğrudan ve dolaylı yollardan yaklaşık 100 bin kişilik bir ekosistemin desteklendiğini belirtti.

Maden sahalarındaki zeytin ağaçlarının akıbetine ilişkin tartışmalara değinen Otgöz, sürecin akademik denetim altında yürütüldüğünü söyledi. Otgöz, maden sahalarının işletilmesi için bölgedeki zeytin ağaçlarıyla ilgili yapılan taşıma çalışmalarının Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi akademisyenlerinin liderlik ettiği bilim kurulu tarafından takip edildiğini ifade etti.