Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Adalet Bakanlığı bütçesi tartışmalarla başladı… Bakandan CHP’li milletvekiline: ‘Şovu kes!’

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Adalet Bakanlığı 2026 Bütçesi Görüşmeleri

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Adalet Bakanlığı 2026 Bütçesi Görüşmeleri ve CHP’nin Eylemi

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bugün Adalet Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi görüşülüyor. Komisyon toplantısı başlamadan önce CHP grubu salona temsili hücreler kurdu. Hücrelerin birinde başta CHP Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu olmak üzere tutuklu bulunan CHP belediye başkanları yer aldı. Diğer hücrede ise avukatları temsil eden bir manken konuldu. Hücrelerin üstünde beyaz toros’u simgeleyen beyaz oyuncak arabalar yer aldı.

CHP’nin Mesajı: “17 Milyon Oy Bu Kafeste”

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba basına yaptığı açıklamada, milletvekillerinin olmayan adaleti vurgulayacaklarını belirtti. Ağbaba, FETÖ ve AKP işbirliğiyle yürütülen davalar nedeniyle yeni bir darbe görüldüğünü iddia ederek, kafeste sadece belediye başkanlarının olmadığını, bu kafeste 30 milyon nüfus içinde 17 milyon oyu temsil edenlerin bulunduğunu söyledi. “Milletin iradesi hapis” ifadesini kullanan Ağbaba, sandıkta sadece belediye başkanlarının değil, akraba, baldız, bacanak, şoför, özel kalem gibi kişilerin de yer aldığını, bunun Türkiye’nin tablosunu oluşturduğunu ve bu durumun 31 Mart 2024 seçimlerinin sonucu olduğunu belirtti.

“Darbeyle Sonuç Almaya Çalışıyorlar”

Ağbaba, “Maalesef sandıklar sonuç alamayanlar. Darbeyle bir sonucu almaya çalışıyorlar” diyerek, koca koca belediye başkanlarının cezaevine atıldığını ve kaçma şüphesi iddialarına itiraz etti. Cumhurbaşkanı adayının kaçma şüphesiyle ilişkilendirilmesinin anlamlı olmadığını söyledi. Türkiye’de büyük bir yargı cinayeti işlendiğini savunan Ağbaba, bunun hem Türkiye’de hem de dünyada görüldüğünü ifade etti.

İmamoğlu’na Yönelik Yargı Süreçleri

Ağbaba, Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargı süreçlerine değinerek, “Ahmak davasından sonuç alamayacaklarını gördüler. Diploma davasına milletimiz inanmadı. Yolsuzluk davasına kimse inanmadı. Sonuçta diplomaya kimse inanmadı. Son çare casus yaptılar, buna da kimse inanmıyor” dedi.

“Cunta Eliyle Siyaset Dizaynı” Eleştirisi

Ağbaba, yargı eliyle büyük bir cinayet işlendiğini söyledi. Ardından konuşan CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan ise, olmayan adaletin bütçesinin konuşulacağını belirterek, iktidarın gücünü arkasına alarak yargı içinde bir cunta yaratılmaya çalışıldığını ve bu cunta eliyle siyasetin dizayn edilmesinin Türkiye’ye maliyetlerini paylaşacaklarını ifade etti.

Komisyonda Kadın Bürokrat Eksikliği ve Başkanın Yanıtı

Muhalif milletvekilleri, bakanlığın bürokratları arasında kadın bürokrat olmamasını eleştirerek “Şu eşitliği bir sağlayın artık” dediler. Komisyon Başkanı AKP Samsun Milletvekili Mehmet Muş, eleştirilere “Siz gelince öyle yaparsınız” şeklinde yanıt verdi.

Türkiye İnsan Hakları Kurulu Başkanı’nın Yokluğu ve Tepki

Komisyonda, Türkiye İnsan Hakları Kurulu Başkanı Fahrettin Altun’un olmamasına ilişkin eleştiri yapıldı. Veli Ağbaba bu durumu “Bu komisyona bir hakarettir” sözleriyle değerlendirdi.

CHP Kadın Kolları Başkanı’nın Mektup Girişimi ve Bakanla Tartışma

CHP Kadın Kolları Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, kadınlardan kendilerine gönderilen “kadına şiddet” kapsamındaki siyah mektupları bakan Tunç’a vermek istemesi nedeniyle komisyonda gerginliğe yol açtı. Kaya’nın bakan konuşmaya başlarken önüne geçip mektupları vermek istemesi, Kaya ile Bakan Yılmaz Tunç arasında tartışmaya neden oldu. Bakan Tunç, Kaya’ya “Şov yapmayın kadınlar üzerinden size siyaset yaptırmayız. Türkiye’de kadına karşı şiddetle mücadelede biz en ön saftayız” diye cevap verdi.

Tartışmanın Sona Erdirilmesi ve Bakanın Konuşması

Kaya ile Bakan Tunç arasındaki tartışma Komisyon Başkanı Muş tarafından sonlandırıldı. Bakanın konuşmasına geçilmeden önce komisyona ara verildi. Aranın ardından Muş, Bakan Tunç’un sözünün kesilmemesini isteyerek bakanın konuşmasına geçildi.