Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Açılım komisyonunda ‘umut hakkı’ çıkmazı… AKP topu MHP’ye attı: Başarı sahiplenilecek, fatura ortağa kesilecek

TBMM Açılım Komisyonunda “Umut Hakkı” Tartışması: AKP ile MHP Arasında

TBMM Açılım Komisyonunda “Umut Hakkı” Tartışması: AKP ile MHP Arasında Görüş Ayrılığı

TBMM bünyesinde açılım süreci kapsamında kurulan araştırma komisyonunun ortak raporu için geri sayım sürerken, “umut hakkı” başlığında iktidar bloğu içinde dikkat çekici bir görüş ayrılığı ortaya çıktı. MHP komisyonda uzlaşı sağlandığını savunurken, AKP bu iddiayı reddetti. Komisyonun hazırladığı ortak raporun önümüzdeki günlerde yapılacak son toplantıda oylanarak TBMM Başkanlığı’na sunulması bekleniyor.

Kulis bilgileri, özellikle “umut hakkı” başlığının yalnızca hukuki değil siyasi sorumluluk paylaşımı açısından da kritik bir eşik hâline geldiğini gösteriyor. Tartışmaları ateşleyen açıklama MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’a ait. Yıldız, terör örgütü PKK’nin elebaşı Abdullah Öcalan’ın serbest kalmasının önünü açabileceği gerekçesiyle kamuoyunda yoğun biçimde tartışılan “umut hakkı” konusunda komisyonda uzlaşı sağlandığını ileri sürdü.

Bu açıklama, iktidar bloğunun açılım sürecinde yeni ve daha ileri bir aşamaya geçtiği yönünde yorumlara yol açtı. Ancak AKP cephesinden gelen kulis bilgileri bu iddiayı boşa düşürdü. AKP’li kaynaklar, umut hakkına ilişkin herhangi bir ortak mutabakatın bulunmadığını, MHP’nin kendi raporunda yer alan değerlendirmenin “komisyon uzlaşısı” gibi sunulduğunu öne sürdü.

AKP: NE ‘EVET’ DEDİ NE ‘HAYIR’

Edinilen bilgilere göre AKP temsilcileri, komisyon toplantılarında umut hakkına ilişkin lehte ya da aleyhte açık bir görüş dile getirmedi. Parti kurmayları, bu tutumun bir “kararsızlık” değil, bilinçli bir siyasi tercih olduğunu vurguluyor. AKP içinde, umut hakkı gibi kamuoyunda yüksek hassasiyet barındıran bir başlıkta net pozisyon almanın hem parti tabanında hem de Cumhur İttifakı dengelerinde ciddi riskler doğurabileceği değerlendirmesi yapılıyor. Bu nedenle sürecin, bağlayıcı siyasi taahhütlere dönüşmeden, zamana yayılarak yürütülmesi gerektiği savunuluyor.

SORUMLULUK MHP’DE

Komisyon kulislerinde daha net bir siyasi okuma yapılıyor. Buna göre AKP, umut hakkı başlığında topu MHP’ye atarak sürecin siyasi maliyetini ortağına bırakmayı hedefliyor. Kulislerde, sürecin başarıya ulaşması halinde AKP’nin sonuçları sahiplenmeye hazır olduğu; ancak kamuoyunda tepki doğuracak bir tıkanma yaşanması durumunda sorumluluğun MHP’ye yükleneceği konuşuluyor. AKP’nin sessizliği, bu yönüyle bir “denge ve risk dağıtma” stratejisi olarak değerlendiriliyor.

‘DENGELİ DİL’ VURGUSU

AKP kaynakları, açılım sürecinin kamuoyunda yaratabileceği hassasiyetlere işaret ederek, hem komisyon çalışmalarında hem de rapor metninde “dengeli, yumuşak ve yoruma açık” bir dilin tercih edildiğini ifade ediyor. Parti içinde, umut hakkının raporda yer alıp almaması kadar, nasıl bir çerçeveyle yer alacağının da kritik olduğu görüşü öne çıkıyor.

KRİTİK TOPLANTI ÖNCESİ BELİRSİZLİK

Komisyonun yapacağı son toplantıda, umut hakkına ilişkin ifadelerin rapora girip girmeyeceği ve girerse bağlayıcı bir siyasi tutum olarak algılanıp algılanmayacağı belirleyici olacak. Bu başlığın ilerleyen dönemde yasal ya da idari adımların ön hazırlığı olarak okunması ihtimali, komisyondaki en temel tartışma alanı olmayı sürdürüyor. Ortak raporun TBMM Başkanlığı’na sunulmasının ardından açılım sürecine ilişkin tartışmaların Meclis Genel Kurulu’na ve kamuoyu gündemine taşınması bekleniyor.

Kulislerdeki ortak kanaat ise AKP’nin bu süreçte sert söylemlerden uzak, sorumluluğu paylaşan ama riski minimize eden bir politik hat izlemeye devam edeceği yönünde.