DEM Parti’den NATO Zirvesi Öncesi Gözaltılara İlişkin Açıklama
DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen gözaltılarla ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması gerektiği vurgulanırken, uygulamaların kabul edilemez olduğu belirtildi.
Açıklamanın İçeriği
DEM Parti MYK’sı, 7-8 Temmuz NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da gerçekleştirilen ev baskınlarında 200’ü aşkın siyasetçi, demokratik kitle örgütü temsilcisi ve yurttaşın gözaltına alınmasını kınadı. Açıklamada, sol ve sosyalist kurumlara yönelik bu keyfi gözaltı ve tutuklama saldırılarının ülkenin geldiği durumu bir kez daha gözler önüne serdiği ifade edildi.
Metinde, demokratik toplumlarda ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkı ve barışçıl toplantı ve gösteri hakkının anayasal güvenceler altında temel haklar olduğu hatırlatıldı. Güvenlik gerekçesiyle bu hakların geniş ve ölçüsüz biçimde sınırlandırılmasının toplumsal barışı ve demokratik siyaseti daha da zedeleyeceği vurgulandı.
Yasakların Etkisi ve Talepler
Açıklamada, NATO Zirvesi için getirilen yasaklarla Ankara’nın adeta koca bir cezaevine çevrilmesinin kabul edilemez olduğu belirtildi. DEM Parti, demokratik siyaset alanını daraltan, toplumsal muhalefeti kriminalize eden ve temel hak ve özgürlüklerin kullanımını engelleyen uygulamalara karşı olduklarını yineledi. NATO’yu protesto etmenin veya NATO’nun uygulamalarını eleştirmenin suç olmadığı açıkça ifade edildi.
Metinde, Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren’in de aralarında bulunduğu gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması talep edildi.
Ne Olmuştu?
Ankara’da, 7-8 Temmuz’da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde sabah erken saatlerde birçok adrese polis tarafından baskınlar düzenlendi. Baskınlarda kapıların kırıldığı, evlerde aramalar yapıldığı ve çeşitli siyasi ile toplumsal örgütlerde faaliyet yürüttüğü belirtilen kişilerin gözaltına alındığı bildirildi. Başsavcılık açıklamasında gözaltı sayısının 209 kişi olduğu duyuruldu.
DEM Parti’nin Tutumu
DEM Parti, demokratik hakların korunması ve gözaltına alınanların serbest bırakılması çağrısını tekrarlayarak, ifade ve örgütlenme özgürlüklerini savunmaya devam edeceklerini belirtti.

