Biyokimya Uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu’dan Damar Sağlığında Longevity Yaklaşımı
Biyokimya uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı ve uzun yaşam (longevity) kapsamında damar sağlığını korumaya yönelik önemli bilgiler paylaştı. Simge Fıstıkoğlu’nun sorularını yanıtlayan Çoruhlu, kalp hastalarının düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurguladı.
Kalp hastaları kontrollerini aksatmamalı Damarlar olmadan vücutta kan ve oksijen dolaşımı sağlanamaz. Genellikle kalp hastalıkları denince büyük damarlardaki sorunlar akla gelir ama küçük damarların da sorunları olabiliyor. Kalp krizi gibi ölümcül sonuçlar doğurabilecek riskler mevcutsa bu konuyla mutlaka ilgilenilmeli. Biyokimyasal parametreler, kilo, aile öyküsü ve daha önce yaşanmış sendromlar gibi etkenler değerlendirilerek kalple ilgili bir sorun varsa doktor kontrolü şarttır.

Damar daralmaları zamanla oluşur Yaş ilerledikçe damar daralmaları ortaya çıkabilir. Örneğin 60 yaş civarındaysanız ve anjiyo sonucu belirgin tıkanıklık tespit edildiyse kardiyologunuz ilaç, kan sulandırıcı ve kolesterol ilacı verebilir; bu durum daha acil bir problemdir ve genellikle egzersizde veya göğüs/kol ağrısıyla kendini belli eder. Gençlerde ise bu darlıklar zamanla oluştuğu için başlangıçta fark edilmeyebilir.
Kan akışını iyileştiren molekül: Arjinin Arjinin (arginin) vücutta bulunan bir aminoasittir ve damar elastikiyetini artırarak kan akışını iyileştirir. Takviye şeklinde kullanılan arjinin, özellikle erkek takviyelerinde sıkça yer alır. Eğer kalp-damarla ilgili belirgin bir sorun yoksa yine de ileride oluşabilecek riskleri azaltmak adına arjinin gibi destekler düşünülebilir.
Pancar ve mor sebzelerin rolü Mor sebzeler, özellikle haşlanmış pancar veya pancar suyu içerdikleri ön maddeler sayesinde arjinin yollarını destekler. Bu maddeler damarda esneklik sağlayarak kanın daha rahat akmasına katkı verir. Damar sertliği varsa bu maddelerin etkisi azalır; sert damarlarda esneme gerçekleşmediği için normal işlev bozulur.
Erkeklerde cinsel sağlığa etkileri Menopoz sonrası kadınlar ve bazı genetik faktörleri olanlar erkeklerle benzer risk altındadır. Arjinin ve pancar suyu gibi damar genişleten etki gösteren uygulamalar, sporda kasa giden damarı genişleterek kas gelişimini kolaylaştırabilir, tansiyon kontrolüne yardımcı olabilir ve damar esnekliğini destekleyebilir. Ereksiyon disfonksiyonu için kullanılan bazı ilaçlar da damarları esneten mekanizmalarla etki gösterir.
Ani kalp krizleri durduk yere olmaz Damar sertliği (ateroskleroz) varsa performans düşer; yürümekte zorlanma, nefes darlığı gibi belirtiler görülebilir. Damar esnekliğinin azalması, ani nabız artışlarında veya fiziksel efor sırasında yeterli kan akışını sağlayamama sonucu şikâyetlere yol açar. Bu nedenle altta yatan damar sertliği çoğu zaman krizleri açıklayan bir faktördür.

Kimler risk grubunda? Görünürde hiçbir sorunu olmayan kişilerde bile risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Ailede (dayı, amca, baba vb.) kalp hastalığı, hipertansiyon veya stent öyküsü varsa risk artar. Biraz fazla kilo, karaciğer yağlanması (2-3 derece), yüksek trigliseridler veya düşük HDL (iyi kolesterol) gibi durumlar da riski yükseltir. Özellikle HDL değerinin 40 ve altı olması kardiyolojik risk göstergesi sayılır; yüksek HDL değerleri ise göreceli bir rahatlık sağlayabilir ancak doktor değerlendirmesi gereklidir.
Nattokinazın önemi Görünürde her şeyi yolunda olan, düzenli spor yapan ve sağlıklı beslenen kişiler bazen doktor reçetesi olmadan aspirin gibi ilaçları kullanmamalıdır. Bu grupta riski azaltmak için Japon mutfağında yaygın olan Natto adlı fermente soya fasulyesinden elde edilen nattokinaz enzimi gündeme gelmektedir. Natto, Bacillus bakterisiyle fermente edilen bir gıda olup nattokinaz adlı bir enzim üretir. Bu enzim, fibrin üzerinden pıhtılaşma mekanizmasına etki ederek vücudun fibrin dengesini destekleyen plazmin devresini harekete geçiren maddelerden biridir.
Nattokinaz kullanımı ve güvenlik Nattokinaz, kanı hızla sulandıran bir ürün gibi algılanmamalıdır; bitkisel ve enzimatik bir etkiye sahiptir. Uzun dönemde fayda sağladığını gösteren çalışmalar mevcuttur ve kardiyolojik risklerden damarları korumada uluslararası düzeyde daha fazla kabul görebilir. Aspirin gibi ilaçlar mideye zarar verebilirken nattokinaz daha güvenli bir alternatif olarak değerlendirilmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki bazı hastalar için kardiyolog tarafından verilen kan sulandırıcı ilaçlar ve diğer tedaviler öncelikli olabilir. Dr. Çoruhlu’nun vurguladığı grup, aile öyküsü veya biyokimya parametreleri nedeniyle zarar görmeden damar sağlığına destek arayan kişilerdir.

