Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İslam Memiş nasıl yükseleceğini açıkladı: Yatırımcıları uyardı

İslam Memiş: Bakır Talebi Yapay Zeka ve Enerji Dönüşümüyle Yeni

İslam Memiş: Bakır Talebi Yapay Zeka ve Enerji Dönüşümüyle Yeni Bir Döneme Giriyor

Piyasa uzmanı İslam Memiş, bakırın son günlerdeki yükselişinin temelinde yatan nedenleri ve geleceğe yönelik beklentileri detaylı biçimde değerlendirdi. Yükselen değeriyle yatırımcıların aklında soru işaretleri yaratan bakırın, altın ve gümüş gibi emtialarda görülen gelişmelerden etkilenmeye devam ettiğini belirtti.

İslam Memiş Nasıl Yükseleceğini Açıkladı

İslam Memiş: Bakır Talebi Yapay Zeka ve Enerji Dönüşümüyle Yeni Bir Döneme Giriyor

Memiş, ABD dönemindeki bazı politikaların emtia fiyatlarını etkilediğine işaret etti. ABD’de Trump yönetimi sırasında yapılan yüklü altın alımları ile birlikte bazı kararların altın fiyatlarının yükselişinde rol oynadığını; Çin’in, ABD’nin kasım ayında gümüşü kritik mineraller listesine eklemesinin ardından gümüş ihracatına kısıtlamalar getirmesinin gümüş fiyatlarını etkilediğini aktardı. Ayrıca Elon Musk’ın yapay zeka yatırımlarının mevcut sistemde büyüyemeyeceğine dair değerlendirmelerinin, soğutma ve elektrik altyapısı güçlendirmelerine olan ihtiyacı artırarak bakır fiyatlarına yansıdığını ifade etti.

Memiş, dünya devi Amazon’un veri merkezlerinde enerji kabloları ve soğutma çözümlerinde bakıra ihtiyaç duyduğunu; bu ihtiyacı karşılamak amacıyla ABD’de, 10 yıl aradan sonra ilk defa bakır madeni açıldığını vurguladı.

İslam Memiş: Bakır Talebi Yapay Zeka ve Enerji Dönüşümüyle Yeni Bir Döneme Giriyor

Bakırın geçmişte ekonomik büyüme ve daralma dönemleriyle paralel hareket eden bir sanayi metali olarak görüldüğünü hatırlatan Memiş, günümüzde bu tablonun değiştiğini; bakırın artık yalnızca sanayi üretimiyle değil, enerji dönüşümü, elektrifikasyon, elektrikli araçlar, yapay zekâ ve veri merkezleri ile altyapı yatırımlarının temel girdilerinden biri haline geldiğini belirtti.

Memiş, talep tarafında teknoloji devlerinin açıklamalarına dikkat çekti. Elon Musk’ın Davos Zirvesi’ndeki değerlendirmelerine atıfta bulunarak yapay zekâ çağında enerji altyapısının yeniden şekilleneceğini ve bunun fiziki bakır talebini kaçınılmaz kıldığını söyledi. Amazon’un veri merkezleri için uzun vadeli bakır tedarik anlaşmaları yapmasını da bu eğilimin somut bir göstergesi olarak değerlendirdi.

Dünya genelinde bakırın sınırlı bir kaynak olduğuna dikkat çeken Memiş, bilimsel çalışmalara göre 2040’a kadar yapay zekâ kaynaklı veri merkezi yatırımlarının artmasıyla küresel bakır talebinin yüzde 50’ye varan oranda yükselebileceğini aktardı. Ayrıca 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 30 milyon ton bakır tüketildiğini hatırlattı.

Elektrikli araçların içten yanmalı motorlu araçlara kıyasla üç-dört kat daha fazla bakır içerdiğine işaret eden Memiş; batarya sistemleri, motorlar, kablolama ve şarj altyapısının bakır talebini doğrudan artırdığını ifade etti. Güneş ve rüzgâr enerjisi yatırımları ile enerji depolama sistemlerinin de yüksek miktarda bakır kullanımını zorunlu kıldığını belirtti.

Yatırımcıları Uyardı

Memiş, yapay zekâ odaklı veri merkezlerinin artan enerji tüketimi ve yoğun kablolama ihtiyacı nedeniyle bakır talebini yeni bir seviyeye taşıdığını; küresel üretimin büyük bölümünün Şili ve Peru gibi sınırlı sayıda ülkede yoğunlaşmasının arz risklerini artırdığını kaydetti. Grevler, çevresel düzenlemeler ve politik gelişmelerin bu riskleri daha da büyüttüğünü ifade etti.

Yazısında yatırımcılara da uyarılarda bulunan Memiş, bakırda uzun vadede talep artışının fiyatları destekleyebileceğini, ancak kısa vadeli zenginlik beklentisiyle tüm birikimlerin tek bir emtiaya yönlendirilmesinin ciddi riskler barındırdığını belirtti. Altın, gümüş ve diğer emtialarda da değer artışı sürecinin devam ettiğini vurguladı ve bu durumu “emtia milliyetçiliği” olarak tanımladı.

İslam Memiş, yatırımcıların tek bir metale odaklanmak yerine uzun vadeli bir emtia sepeti oluşturmasının daha dengeli bir yaklaşım olabileceğini söyledi. Bakırda 2026 yılına kadar yüzde 35–45 bandında bir yükselişin sürpriz olmayabileceğini dile getirdi ve yatırım kararlarında finansal okuryazarlığın önemine vurgu yaparak risklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.