İşsizlik Sigortası Fonu Büyüyor: Fon 678 Milyar TL’ye Ulaştı, Ödenek Alanların Sayısı Sınırlı
Türkiye’de milyonlarca kişi iş arıyor; gençler iş bulamıyor ve evine ekmek götürme derdindeki vatandaşlar yarınından emin olamıyor. Buna karşın, tüm bu tablonun ortasında devasa bir kaynak yer alıyor: İşsizlik Sigortası Fonu.
2026 yılı Şubat ayı itibarıyla fonun büyüklüğü 678 milyar 531 milyon 671 bin TL’ye ulaşmış durumda. Rakam devasa. Peki bu büyüklük işsize nasıl yansıyor?
Aynı dönemde işsizlik ödeneği alabilen kişi sayısı sadece 540 bin 301. Bu kişilere yapılan toplam ödeme ise 7 milyar 681 milyon 297 bin TL. Bu veriler ışığında sormak gerekiyor: Milyonlarca işsizin bulunduğu bir ülkede, yüz milyarlarca liralık fondan sadece yarım milyon insanın yararlanabildiği bir sistem sosyal devlet anlayışıyla bağdaşır mı?
Asıl sorun burada başlıyor: Fon büyüyor ama işsiz korunmuyor. Çünkü sistem işsiz kalan herkesi kapsamıyor. Son 120 gün kesintisiz çalışma şartı ve son üç yılda en az 600 gün prim ödeme zorunluluğu gibi kriterler milyonlarca kişiyi daha baştan sistemin dışında bırakıyor. Sonuç açık: İşsiz çok, destek alan az.
Üstelik fonun harcama yapısı da sorgulanmayı gerektiriyor. Aynı dönemde fondan 7 milyar 201 milyon TL teşvik ve destek ödemelerine, 5 milyar 921 milyon TL aktif işgücü programlarına, 3 milyar 713 milyon TL ise işbaşı eğitim programlarına ayrılıyor. Elbette istihdam politikaları önemlidir; ancak adı İşsizlik Sigortası Fonu olan bir yapının önceliği işsiz kalan vatandaşı doğrudan korumak olmalıdır.
Bugün Türkiye’de işsizlik sadece ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda bir sosyal adalet meselesidir. Gençler umutsuz; çalışanlar tedirgin; işsiz kalanlar kısa sürede ağır bir geçim krizinin içine sürükleniyor. Böyle bir tabloda yapılması gereken açıktır: İşsizlik maaşı artırılmalı, yararlanma şartları yeniden düzenlenmeli ve fonun kullanım önceliği yeniden belirlenmelidir. Çünkü bu fonun adı bellidir: İşsizlik Sigortası Fonu. Yani işsiz için vardır.
Fon 678 milyar lirayı aşmış olabilir; ancak işsiz hâlâ yalnızsa, orada büyüyen şey güvence değil, adaletsizliktir.

