CHP’li Bağcıoğlu’ndan orduevi giriş yasağına ilişkin açıklama
CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bağcıoğlu, orduevlerine girişlerde uygulanan yasaklama kararlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Bağcıoğlu açıklamasında, orduevlerinin görevde ya da emekli askeri personelin aileleri ile birlikte faydalandıkları, giriş ve kullanım esasları ile üyelerin tesislerdeki davranış kurallarının 211 sayılı TSK İç Hizmet Kanunu ve İç Hizmet Yönetmeliği’nde belirlenen sosyal tesisler olduğunu anımsattı.
“CİDDİ UYGULAMA HATALARI YAPILIYOR”
Bağcıoğlu, orduevlerinden faydalanan kişilerin girişlerinin; buralarda askerlik onur ve haysiyetine aykırı fiillerde bulunmaları, askeri personel olmanın gerektirdiği davranışların dışına çıkmaları, irticai, bölücü veya yıkıcı faaliyetler içinde yer almaları, orduevi içinde siyasi konuşma yapmaları ve özellikle emekli personelin muvazzaflık döneminde bulunduğu görevleri hakkında beyan, yazı veya açıklama yapmaları hâlinde; astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye ve komutanlara karşı güven hissini yok etmeye yönelik olması şartıyla, Genelkurmay Başkanlığında oluşturulan bir heyetin kararıyla belli sürelerle yasaklanabileceğini belirtti.
Bağcıoğlu şunları kaydetti: Elbette muvazzaf veya emekli personel hakkında getirilen bu tür giriş yasaklarının; örgüt üyeliği, yıkıcı veya bölücü faaliyetler ve adi suçlar nedeniyle verilmesi halinde idarenin tedbir almasının kabul edilebilir olduğunu söyledi. Ancak özellikle son dönemde emekli personelin yaptıkları bazı açıklamalar ve TSK faaliyetlerine yönelik eleştirileri nedeniyle orduevi girişlerinin yasaklanmasında ciddi uygulama hataları yapıldığını ifade etti.
“PERSONELİN KURUMSAL AİDİYETİNE ZARAR VERMEKTE”
Bağcıoğlu’na göre, TSK’da yıllarca başarı ve özveri ile görev yapmış emekli general/amiral, subay veya astsubayların sadece açıkladıkları görüşleri, yaptıkları yayınlar veya sosyal medya paylaşımları nedeniyle; hakaret ya da suç unsuru içermedikleri halde uzun süreli yasaklara maruz kalmaları keyfi bir durum yaratıyor. Bu tür yasakların önemli bir bölümünün yetkili idare mahkemelerince anayasal “ifade özgürlüğü” ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edildiğini vurguladı.
İptal edilen yasaklama kararlarının mahkeme masrafı ve vekâlet ücretleriyle kamu zararına yol açtığını ve bunun personelin kurumsal aidiyetine zarar verdiğini belirtti. Ayrıca bu uygulamanın kamuoyunda gereksiz tartışmalara da neden olduğunu kaydetti.
“YASAKLAMA KARARLARINDA KRİTER OLMALI”
Bağcıoğlu, yasak kararı verilmeden önce personelin bilgisine başvurulmamasını, yasak kararının ilgili kişiye tebliğ edilmemesini ve kişinin orduevi kapısına gittiğinde kart sistemindeki bir uyarıyla yasaktan haberdar olmasını eleştirdi. Bu uygulamanın TSK’ya yıllarca hizmet veren personelin küçük düşürülmesine, onurunun kırılmasına ve lekelenmesine yol açtığını söyledi.
Ayrıca yasaklama kararlarında belirli kriterlerin olmamasının; kanunda yasaklamaya ilişkin açık bir hüküm bulunmamasına rağmen yönetmelik hükümleri ile bu yasakların uygulanmasına, emekli personelin açıklama yapmasından çok eleştiri yapmasının engellenmek istendiği algısına ve hatta mahkeme kararıyla iptal edilen kişiler hakkında tekrar yasak kararı verilerek mahkeme kararlarının işlevsiz hâle gelmesine sebep olduğunu ifade etti.
“TSK YAPICI ELEŞTİRİLERDEN FAYDALANMALI”
Bağcıoğlu, bazı kararlarda kişiler hakkında bir yargılama olmadığı halde veya yargılama devam ederken sonucu beklenmeden yasaklama kararı alınmasının masumiyet karinesine aykırı davrandığını, kişilerin peşinen suçlu ilan edilmesine ve lekelenmesine yol açtığını belirtti. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kurumsal kimliğine zarar verilmemesinin önemini vurgularken, TSK komuta kademesinin de emekli askeri personelin görüş ve eleştirilerine değer vermesi gerektiğini, yapıcı eleştirilerden faydalanmasının uygun olduğunu; ancak en küçük bir eleştiriyi dahi orduevi giriş yasağı ile bastırmaya çalışmanın doğru bir davranış olmadığını söyledi.

