Uluslararası Af Örgütü: İran’daki Protestolarda Artan Ölüm ve Hak İhlalleri İçin Acil Müdahale Çağrısı
Uluslararası Af Örgütü, İran’da devam eden protestolara yönelik güvenlik güçlerinin uyguladığı ölümcül şiddete dikkat çekerek dünya kamuoyuna “protestocu katliamına son verin” çağrısında bulundu. Örgüt, güvenlik güçlerinin barışçıl gösterilere karşı hukuka aykırı güç kullandığını belirterek uluslararası toplumu daha fazla can kaybını önlemek üzere acil ve somut adımlar atmaya davet etti.
Ekonomik Krizden Sosyal Patlamaya Giden Süreç
Açıklamada, 28 Aralık 2025’te başlayan eylemlerin temelinde para birimindeki aşırı değer kaybı, yaşam koşullarının ağırlaşması ve kamu hizmetlerindeki yetersizliklerin yattığı ifade edildi. Tahran’daki Kapalı Çarşı esnafının kepenk kapatmasıyla tetiklenen bu sürecin kısa sürede rejim karşıtı kitlesel bir harekete dönüştüğü vurgulandı. Örgüt, 8 Ocak’tan itibaren uygulanan genel internet kesintisinin yaşanan ağır hak ihlallerini dünya kamuoyundan gizleme amacını taşıdığını belirtti.
Hastaneler ve Morglardaki Ağır Tablo
Açıklamada, güvenlik güçlerinin silahsız göstericilere karşı demir bilye ve av tüfekleri kullandığının belgelendiği; hastanelerin yaralılarla dolup taştığı bilgisine yer verildi. Ailelerin hayatını kaybeden yakınlarını morglarda ve geçici depolama alanlarında aramak zorunda kaldığı, baskı mekanizmalarının daha önce benzeri görülmemiş bir boyuta ulaştığı kaydedildi.
Gözaltındaki İşkence Riski ve İdam Tehdidi
Uluslararası Af Örgütü, toplu gözaltı operasyonlarının hız kesmeden sürdüğüne işaret ederek gözaltına alınan kişilerin işkence ve kötü muamele tehdidi altında olduğunu duyurdu. Ayrıca İranlı yetkililerin yaptığı sert açıklamaların protestocuların ölüm cezasıyla karşı karşıya kalabileceği endişesini güçlendirdiği belirtildi. Örgüt, bu durumun uluslararası hukuk açısından kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Diplomatik Müdahale ve Hukuki Adımlar İçin Çağrı
Örgüt, cezasızlığın son bulması için uluslararası toplumun sorumluluk alması gerektiğini belirtti ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi ile Güvenlik Konseyi’nde özel oturumlar düzenlenmesini talep etti. Diplomatik baskının artırılması gerektiğini savunan açıklama, İran’daki durumun Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşınması olasılığının ciddi şekilde değerlendirilmesi çağrısıyla son buldu.

