Motokuryelerin Trafikte Görünmezliği
Anadolu Ajansı dosyası kapsamında motokurye Hasan Hüseyin Aksoy, trafikte yaşadıkları görünmezlik ve can güvenliği riskini anlattı. Aksoy, gündüz bir fabrikada vardiyalı çalıştığını, akşamları ise maddi nedenlerle ikinci iş olarak motokuryelik yaptığını belirtti. Motorunu 2021 yılında satın aldığını ifade eden Aksoy, motokuryeliğe başlamasının temel nedeninin ekonomik zorluklar olduğunu söyledi.
Aksoy, en büyük sorunlarının trafikte fark edilmemek olduğunu vurguladı: “Trafikte görünmüyoruz, en büyük sorunumuz bu. Arabalar bizi sıkıştırıyor ve görmüyorlar.” Ayrıca bazı motor sürücülerinin kurallara uymadığını, bunun tüm meslek grubuna yönelik olumsuz algı yarattığını söyledi ve kendisinin ile diğer dikkatli sürücülerin bu algıdan ayrılmak istediğini belirtti.
Aksoy, unutamadığı bir teslimat anısını şöyle anlattı: “Bir sipariş götürmüştüm, asansör çalışmıyordu. Sipariş 12. kattaydı, 15 katlı bir bina. Müşteriyi aradım, ‘Asansör çalışmıyor ne yapacağız’ dedim, o da ‘bilmiyorum ne yapacağız’ dedi. ‘Abi siz 6 kat inin, ben 6 kat çıkayım, ortada buluşalım, ben size siparişi orada teslim edeyim’ dedim. Bu, unutamadığım anlardan biridir.”
Haber bülteni formatına uygun olarak aktarılan bilgilere göre, motokuryeler genellikle sabit maaşla değil; sipariş başına ve kilometre bazında ücretlendiriliyor. Bu ücretlendirme sistemi, kuryeleri daha fazla kazanmak için teslimatları hızlandırmaya zorluyor ve zaman baskısını artırıyor. Aksoy, teslimat süresi uzadığında çağrı merkezlerinden uyarı aldıklarını ve kullanıcı notlarında sıkça “çabuk gelsin” gibi talepler yer aldığını belirtti. Bu konuda duygularını şöyle özetledi: “‘Hızlı gelsin, çabuk gelsin, sıcak gelsin’ gibi şeyler yazmanıza hiç gerek yok. Zaten bir kurye gerçekten kuryelik yapıyorsa size o siparişi en kısa sürede getirmeye çalışır.”
Aksoy ayrıca, motokuryelere yönelik artan belge talepleri ve vergi yüklerinin önemli bir sorun hâline geldiğini ifade etti. Her geçen gün artan idari ve mali yükler nedeniyle motokuryelerin yalnızca trafikte değil, sistemin içinde de ayakta kalmak için mücadele ettikleri vurgulandı.
