Kalp ve Damar Sağlığında Ortak Akıl Vurgusu
Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği (TKDC), toplumda sağlıklı yaşam farkındalığını artırmak amacıyla “Sağlıkta Ortak Akıl-Kalp ve Damar Hastalıkları Medya Çalıştayı”nı “Dünya Kalp Günü” kapsamında düzenledi. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan TKDC Başkanı Doç. Dr. Murat Sargın, medyanın sağlık alanındaki etkisine dikkat çekerek doğru bilgiye ulaşmanın güçleştiğini ifade etti. Doç. Dr. Sargın, “Kalp ve damar sağlığı alanında doğru bilgilendirmenin, bilinçli farkındalığın ve bilimsel veriye dayalı haberlerin önemine inanıyoruz. Bu nedenle medyanın güçlü etkisini hekimlerin bilimsel birikimiyle buluşturarak ortak bir akıl geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Kalp Krizlerinde Yaş Ortalaması Erken
Sargın, Türkiye’de kalp krizi geçirme yaşının Avrupa ortalamasına göre daha erken olduğunu belirtti. Avrupa’da ortalama 65-70 yaşında görülen kalp krizlerinin Türkiye’de 60-65 yaş aralığına düştüğünü vurguladı. Erken yaşta kalp krizi geçirmemizin başlıca nedenleri:
Gençlerde Hipertansiyon Tehlikesi
Doç. Dr. Sargın, kronik hastalıklar içinde önemli bir yer tutan hipertansiyona da dikkat çekti. Birçok bireyin hipertansiyon hastası olduğunun farkında olmadığını belirten Sargın, “Hipertansiyon genellikle komplikasyonlar ortaya çıktığında fark ediliyor. Uzun süre kontrolsüz seyreden yüksek tansiyon damar sertliğine, felç, beyin kanaması veya ölümcül kalp hastalıklarına yol açabiliyor” diye konuştu.
Takviyeler Kalp Krizini Önler mi?
Sargın, raf ürünü balık yağı, multivitamin, antioksidan, koenzim Q10 ve D vitamini gibi takviyelerin kalp krizi, inme veya kalp-damar ölümlerine karşı koruyucu etkisinin olmadığını vurguladı. “Bir ürünün doğal olması onun etkili veya güvenli olduğu anlamına gelmez. Bu tür tamamlayıcı ürünler ilaçların yerini tutmaz, hatta bazıları karaciğer veya kas sorunlarına yol açabilir” dedi.

Obezite Oranları Artışta
TKDC Genel Sekreteri Prof. Dr. Ümit Kervan, kalp ve damar sağlığını etkileyen faktörler arasında obezite, kolesterol yüksekliği ve hipertansiyonun öne çıktığını belirtti. Kervan, “Ülkemizde pandemiyle birlikte obezite oranları hızla arttı. Uzun süre hareketsiz kaldık. Daha önce sağlıklı bireylerin ağırlıkta olduğu Karadeniz bölgesinde dahi obezite oranlarının yükseldiğini gözlemliyoruz” dedi.
Kötü Kolesterol Seviyeleri Yüksek
Prof. Dr. Kervan, Türk toplumunda ortalama kötü kolesterol (LDL) düzeyinin 120 mg/dL civarında olduğunu belirtti. Her üç erişkinden birinin 130 mg/dL üzeri LDL seviyesine sahip olduğunu ve erişkin nüfusun %60’ının son bir yılda hiç kolesterol ölçümü yaptırmadığını söyledi.
Bu durumun düzenli kontrol kültürünün zayıf olduğunun göstergesi olduğunu ifade etti. Kervan, kalp hastalığı veya diyabet gibi yüksek risk grubundaki bireylerde hedef kolesterol seviyelerine ulaşma oranlarının düşük olduğunu da belirtti. Bunun sebepleri arasında ilaç tedavisinin yeterli dozda kullanılmaması, yan etki endişesi, yanlış bilgiler ve düzensiz takip yer alıyor.
Kalp-Damar Hastalıkları Ölümlerde İlk Sırada
Türkiye’de kalp ve damar hastalıklarının 2024 itibarıyla tüm ölümlerin %36’sından sorumlu olduğu açıklandı. Ülkede vefat eden her üç kişiden biri kalp hastalığı nedeniyle hayatını kaybediyor. Son 5 yılda bu oran sabit kalırken, pandemide bazı dalgalanmalar yaşandı.
Erkeklerde zaman zaman kanser ölümleri öne geçse de kadınlarda kalp-damar hastalıkları açık farkla ilk sırada yer alıyor.
Erkekler genç yaşlarda risk altındayken kadınlarda risk menopoz sonrası artıyor.
Yaşam Tarzı Değişikliği Şart
Uzmanlar, kalp-damar sağlığının korunmasında en etkili yöntemin yaşam tarzı değişikliği olduğunu belirtiyor.
Akdeniz tipi beslenme temel yaklaşım olarak öneriliyor. Bu modelde ana yağ olarak zeytinyağı tercih edilirken, her gün sebze, meyve, tam tahıl, baklagil ve kuruyemiş tüketilmesi; haftada 1-2 kez balık yenilmesi öneriliyor. Kırmızı ve işlenmiş et ile tuz tüketimi azaltılmalı, lifli gıdalar artırılmalıdır. Ayrıca düzenli egzersiz ve yürüyüş kan basıncını düzenleyerek kardiyovasküler riski azaltır. Ancak bu önlemlerin ilaç tedavisinin yerini almadığı, tedaviyi desteklediği vurgulanmaktadır.

