Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’dan ‘süreç’ mesajı: Kritik ‘Öcalan’ vurgusu!

DEM Parti’nin Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı’nda Cezaevlerinden Mesajlar Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) Cem Karaca Kültür Merkezi’nde düzenlediği Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı’nın ikinci gününde, Edirne Cezaevi’nde tutulan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile Kandıra Cezaevi’nde tutulan eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ayrı […]

DEM Parti’nin Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı’nda Cezaevlerinden Mesajlar

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) Cem Karaca Kültür Merkezi’nde düzenlediği Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı’nın ikinci gününde, Edirne Cezaevi’nde tutulan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile Kandıra Cezaevi’nde tutulan eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ayrı ayrı mesaj gönderdi.

DEMİRTAŞ’TAN ÖCALAN VURGUSU VE BARIŞIN ZORUNLULUĞU

Edirne Cezaevi’nden gönderdiği mesajda Demirtaş, barışın bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurguladı. “Gerçek barış adaletle, eşitlikle ve özgürlükle mümkündür” diyen Demirtaş, barışın sadece silahların bırakılması veya susmak olmadığını belirtti ve şu ifadeleri kullandı: “Keşke bunca önyargı bir kenara atılabilse ve Sayın Öcalan’ın doğrudan toplumla konuşabilmesinin imkanları yaratılabilse…”

“BARIŞ ARTIK BİZİM İÇİN, DÜNYA HALKLARI İÇİN BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR”

Demirtaş, mesajında konferansa katılanları selamlayarak, insanlığın derin bir krizden geçtiğine işaret etti ve barışın zorunluluk olduğunu söyledi. Savaşın, eşitsizliğin, otoriterliğin ve inkar politikalarının yarattığı yıkımın sadece coğrafyaları değil vicdanları da yaraladığını belirtti. Bu nedenle konferansta atılan adımların, kurulan cümlelerin ve alınan kararların bugünü ve gelecek kuşakları etkileyeceğini ifade etti. Demirtaş, gerçek barışın adalet, eşitlik, özgürlük ve onurlu bir yaşamla mümkün olduğunu yineledi.

“BARIŞ HERKESİN KENDİNİ BU TOPRAKLARIN EŞİT VE ÖZGÜR YURTTAŞI OLARAK HİSSEDEBİLDİĞİ BİR DÜZENDE MÜMKÜN”

Demirtaş, barışın; Kürt’ün, Türk’ün, Arap’ın, Ermeni’nin, Süryani’nin, Alevi’nin, Sünni’nin, kadınların, gençlerin, işçilerin, inançlı ya da inançsız herkesin kendini eşit ve özgür yurttaş olarak hissedebildiği, refah içinde yaşayabildiği bir düzen kurulmasıyla sağlanacağını belirtti.

“SAYIN ÖCALAN’IN CESUR VE KARARLI DURUŞU ÇOK DEĞERLİ VE ANLAMLIDIR”

Demirtaş, demokratik toplumun korku ve baskı üzerine değil güven ve demokratik katılım esasları üzerine kurulacağını vurguladı. Farklılıkların eşit ve özgür biçimde var olabildiği ortak bir yaşam sözleşmesinin önemine değindi ve demokrasi savunmanın siyasi olduğu kadar ahlaki ve insani bir sorumluluk olduğunu kaydetti. Bu bağlamda Sayın Öcalan’ın cesur ve kararlı duruşunun çok değerli ve anlamlı olduğunu belirtti. Öcalan’ın toplumla doğrudan konuşabilmesi için imkanlar yaratılmasını dileyen Demirtaş, bunun Türkiye’deki kaygıları giderebileceğini ve gereksiz spekülasyonları önleyebileceğini ifade etti.

“BU BİR PARÇALANMA, BÖLÜNME SÜRECİ DEĞİL, HALKLARIN ONURLU BİRLİĞİNİ SAĞLAYACAK TARİHİ BİR SÜREÇTİR”

Ortadoğu’nun uzun yıllardır savaş merkezine dönüştüğü, halkların birbirine düşman edildiği ve ortak yaşam iradesinin zayıfladığı bir dönemde demokratik çözüm ve barışçıl diyalog arayışının önemine dikkat çeken Demirtaş, silah, baskı ve korku düzenine karşı söz, irade, müzakere ve halkların kardeşliğinin savunulması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin inkar, ötekileştirme ve ayrımcı politikalar yerine demokrasi, hukuk ve toplumsal barışla anılması gerektiğini vurguladı. Gerçeklerle cesurca yüzleşmenin, geçmişin acılarını unutmadan ama travmalara teslim olmadan halkların ortak geleceğini birlikte kurma iradesiyle mümkün olacağını ifade etti. Mesajını barış, demokrasi ve birlikte eşit özgür yaşam umutlarıyla sonlandırdı; konferansta emeği geçenleri kutladı ve teşekkürlerini iletti.

YÜKSEKDAĞ: YENİ BİR DÖNEMİN KAPILARI AÇILDI

Figen Yüksekdağ, Kandıra Cezaevi’nden gönderdiği mesajda konferansı saygı ve sevgiyle selamladı. Türkiye, Kürdistan, bölge ve dünya halklarının büyük savaş kuşatmaları ve dayatmaları altında ezildiği bir dönemde barışın ve demokrasinin sesi, soluğu ve mücadele gücü olmanın değerine dikkat çekti. Sayın Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın bütün Türkiye ve bölge halkları için yeni bir dönemin kapılarını araladığını söyledi.

Yüksekdağ, bu döneme ruhunu, anlamını ve gücünü verecek olanın halkların, kadınların, gençlerin, tüm ezilen inançların ve emekçilerin sarsılmaz demokratik birliği ve hareketi olduğunu belirtti. Konferansın böyle bir hareketin ruhu, bilinci ve kararlılığı olacağına inandığını ifade ederek emeği geçenleri ve katılımcıları selamladı.

Exit mobile version