MHP lideri Devlet Bahçeli’den NATO mesajları: ‘Askeri hastanelerin yeniden açılması hayati’

Bahçeli’den Grup Toplantısında Kritik Mesajlar MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında TBMM’de yaptığı konuşmada, uluslararası gelişmeler, NATO, Türk Kara Kuvvetleri ve askeri sağlık hizmetleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Toplantının hayırlara vesile olmasını dileyen Bahçeli, izleyicilere ve mücadele veren kardeşlerine selamlarını iletti. Bahçeli, uluslararası nizamın sadece masa üzerinde kurulmadığını, gözü dönmüş şer odaklarının gizli ajandalarının […]

Bahçeli’den Grup Toplantısında Kritik Mesajlar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında TBMM’de yaptığı konuşmada, uluslararası gelişmeler, NATO, Türk Kara Kuvvetleri ve askeri sağlık hizmetleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Toplantının hayırlara vesile olmasını dileyen Bahçeli, izleyicilere ve mücadele veren kardeşlerine selamlarını iletti.

Bahçeli, uluslararası nizamın sadece masa üzerinde kurulmadığını, gözü dönmüş şer odaklarının gizli ajandalarının açığa çıktığını belirtti. Bölgenin göğsüne hançer gibi saplanmış siyonit odaklarının barışı engellediğini, barış iklimini baltalamak isteyen ajanların sahnede olduğunu ifade etti. Ateşkes mülahazalarının baltalandığını, küresel güvenlik sahnesinde perdelerin aralanmasıyla kanlı bir zincirin ortaya çıktığını söyledi.

Karadeniz’de sulhun sağlanmamış olmasının ve Orta Doğu’da süren savaşların bölgesel istikrara engel teşkil ettiğini vurgulayan Bahçeli, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin dikkatle takip edildiğini kaydetti. Siyonist vahşetin sahada bombalarının hâlâ görüldüğünü belirterek, “Bu şekilde nasıl masa kurulacak” dedi ve korsan yapıların arkadan hançer sapladığını, yeni saldırılar kurguladığını ileri sürdü. Netanyahu’nun barışı amaçlayan mutabakatları engelleme gayreti içinde olduğunu, siyonist şebekenin mutabakatları kendi çıkarlarına göre eğip büktüğünü savundu.

Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşın da bölgesel istikrarın önünde bir engel olduğunu ifade eden Bahçeli, ne zaman barış esintisi olsa başka olayların geliştiğini söyledi. Böyle bir dönemde Ankara’da yapılacak NATO zirvesinin önemli olduğunu ve stratejik aklın kendini göstereceğini belirtti.

“NATO ne bir biat senedi ne de bir emir komuta merkezidir”

Bahçeli, NATO’nun Türkiye için ne bir biat senedi ne de kayıtsız şartsız boyun eğilecek bir emir komuta merkezi olduğunu söyledi. Ankara merkezli istikbal ve milli beka ufkunun dışarıdan kaynaklanan ittifakların üzerinde olduğunu vurguladı. NATO’yu güvenlik ihtiyaçları ve savunma zaruretlerinin doğurduğu bir ittifak olarak tanımlayan Bahçeli, bu ittifakın varlık sebebinin karşılıklı saygı, eşit muamele, hakkaniyetli yük paylaşımı ve tehdit algısında dürüstlük olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin 1952’den beri NATO’ya yalnızca denizleri, limanları, üslerini ve jeopolitik mevkiini değil; Metehan’dan bugüne uzanan muharebe sanatının tüm inceliklerini, Mehmetçiğin kanıyla mühürlenmiş 3000 yıllık askeri geleneğini ve kadim devlet terbiyesini de kazandırdığını belirtti.

Bahçeli, Türk Kara Kuvvetleri’nin 2235 yıllık şerefli mazisini hatırlatarak, Türk Kara Kuvvetleri’nin Türkistan bozkırlarından doğan cihan hakimiyeti ülküsünü Anadolu’da vatanlaştıran ve üç kıtada zaferle anılan milli hafıza olduğunu söyledi. Türk Kara Kuvvetleri’nin düzenli ordunun tesisini, emir komuta silsilesinin kudretini ve askeri teşkilatlanma kabiliyetini dünya milletlerine tanıtan bir miras olduğunu ifade etti. Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını Türk milletine açan irade, Sakarya’da makus talihi yenen dirayet ve bugün terörle mücadelede sınır ötesine taşan milli beka düsturunun vücut bulmuş hali olduğunu belirtti.

Türk Kara Kuvvetleri’nin toprağı şehidin emaneti, devletin haysiyeti, milletin namusu ve gelecek nesillerin mukaddes istikbali olarak gören bir tarih şuuru olduğunu, ordunun karadaki kudretinin Metehan’dan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e uzanan çelikten bir silsile ile Mehmetçiğe emanet edildiğini söyledi. Türk Kara Kuvvetleri’nin 2235. kuruluş yıl dönümünü kutladı, aziz şehitleri rahmetle andı, gazileri minnetle, görev başındaki kahraman orduyu şükranla selamladı.

“Askeri hastanesi bulunmayan tek ülke Türkiye”

Bahçeli, NATO içinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülkenin Türkiye olduğuna dikkat çekti. Bu durumun, ordunun büyüklüğü ve hareket kabiliyeti karşısında kabul edilemez bir noksanlık olduğunu belirtti. Cephede kazanılan zaferlerin ancak cephe gerisinde kurulan köklü askeri tıbbın imkan ve ilmiyle tamamlanacağını söyledi.

Askeri hastanelerin yeniden açılmasının ve ordu bünyesine kazandırılmasının hayati değer taşıdığını vurgulayan Bahçeli, askeri tıbbın operasyon psikolojisini, askeri disiplin düzenini ve sevk zincirini içeren özel bir alan olduğunu ifade etti. Terörle mücadelede, sınır ötesi operasyonlarda ve deniz aşırı görevlerde Mehmetçiğin yanında Türk hekimlerinin bulunmasının milli beka meselesi olduğunu belirtti.

Mayın ve patlama yaralanmaları, yanık ve ağır travma vakaları ile uzuv kayıplarında uzmanlaşmış bir askeri hekim ordusunun zaruret olduğunu söyledi. Cephe gerisinden cephe hattına kadar uzanan askeri tıp disiplininin, Mehmetçiğe adanmış fedakar hekimlik ruhunun ve harp şartlarında çelikleşmiş sağlık aklının önemli olduğunu vurguladı. Sivil sağlık sistemlerinin savaş cerrahisini ve cephe gerisi lojistiğini tam manasıyla karşılamasının mümkün olmadığını ifade etti.

Bahçeli, her hastanenin kıymetli olduğunu, şehir, eğitim araştırma ve üniversite hastanelerinin millete hizmet ettiğini ancak askeri sağlık sisteminin savaş ve çatışma anında ayrı refleks ve seferberlik hazırlığı ortaya koyduğunu belirtti. Bir ordunun tabibi kadar tıbbı, zırhı kadar sıhhiyesi de ordunun şanı ve caydırıcılığı olduğunu söyleyerek, askeri hastanelerin yeniden yapılandırılmasını, Gülhane ruhunun çağın ihtiyaçlarına göre ihyasını ve harp cerrahisinin güçlendirilmesini milli beka meselesi olarak tanımladı.

Gençliğinin baharını, mesleğinin yarınını ve ailesinin özlemlerini geride bırakarak vatan nöbetinde duran Mehmetçiğe, aziz şehitlere ve kahraman gazilere karşı borcun; askeri hastanelerin yeniden açılması ve cepheden ameliyathaneye, rehabilitasyon hizmetlerine dek uzanan güçlü, disiplinli ve uzmanlaşmış bir askeri nizamla tamamlanmak zorunda olduğunu belirtti.

Exit mobile version