“Merkez Bankası faizleri 3 puan indirecek!” Piyasa beklentisini altüst edecek tarihi açıkladı

Küresel Dalgalanma ve Türkiye Ekonomisi: Rezervlerden Faize, Petrol ve Altına Kadar Güncel Gelişmeler Küresel piyasalarda savaşın sona ermesiyle kısa süreli bir iyimserlik yaşandı; ancak bu hava hızla belirsizliğe dönüştü. Ekonomi yönetiminin faiz kararlarındaki öngörülemezlik ve altındaki sert düşüşün etkisiyle brüt rezervler 153 milyar dolara gerilerken, enflasyon altında ezilen milyonlar için ufukta kalıcı bir rahatlama görünmüyor. […]

Küresel Dalgalanma ve Türkiye Ekonomisi: Rezervlerden Faize, Petrol ve Altına Kadar Güncel Gelişmeler

Küresel piyasalarda savaşın sona ermesiyle kısa süreli bir iyimserlik yaşandı; ancak bu hava hızla belirsizliğe dönüştü. Ekonomi yönetiminin faiz kararlarındaki öngörülemezlik ve altındaki sert düşüşün etkisiyle brüt rezervler 153 milyar dolara gerilerken, enflasyon altında ezilen milyonlar için ufukta kalıcı bir rahatlama görünmüyor.

Merkez Bankası‘nın 23 Temmuz’da açıklayacağı faiz kararı için siyasi tablonun etkili olabileceği iddia edildi. Bu iddianın sahibine göre, dünya genelinde savaşın bitişinin getirdiği olumlu hava oldukça kısa sürdü ve bu sönüşte en büyük pay FED kaynaklı endişelere ait.

ABD hisse senedi piyasalarındaki gerileme ve özellikle teknoloji firmalarına yönelik balon iddiaları sürerken, yeni FED yönetiminin atacağı adımlara dair belirsizlikler piyasaları baskı altında tutuyor. Analizde yer alan görüşlere göre kimi uzmanlar, Kasım ayındaki seçimlere kadar FED’in baskılar nedeniyle faiz artışına gidemeyeceğini savunuyor. Diğer bir grup ise yeni yönetimin verilere dayalı politika izleyeceğini ve kredibilite sağlamak adına gerekirse faiz artırabileceğini değerlendiriyor. Karar mekanizmasındaki bu farklılıklar, öngörülemezliği artırıp küresel piyasalardaki tedirginliği besliyor.

PETROL DÜŞTÜ AMA POMPAYA YANSIMADI

Hürmüz Boğazı’nın tekrar açılmasıyla petrol fiyatlarında yaşanan düşüş, piyasalardaki iyimserliğin temel kaynaklarından biriydi. ABD ile İran arasındaki müzakerelere rağmen karşılıklı hamleler sürse de Brent petrolün varil fiyatı 70 dolara kadar indi. Ancak uluslararası piyasalardaki bu düşüş, akaryakıt ürünlerinin pompa fiyatlarına henüz yansımadı. Tüketici fiyatlarını ve enflasyonu doğrudan etkileyecek bu yansımanın zaman alacağı öngörülüyor.

MERKEZ BANKASI’NIN FAİZ BİLMECESİ

Dış kaynaklı gelişmelerin yanı sıra, içeride Merkez Bankası’nın faiz indirimine erken başlayıp başlamayacağı tartışmaları da odak noktasında yer alıyor. Geçtiğimiz hafta Londra’da yatırımcılarla bir araya gelen ekonomi yönetiminin verdiği mesajlar, yabancı kurumlar nezdinde çelişkili bulundu. İddialara göre Merkez Bankası faiz indirimine şu an için erken bakıyor; ancak olası siyasi talepler nedeniyle süreci öne çekebileceği konuşuluyor.

Londra’daki temasları takip eden bankacılar, Temmuz ayındaki toplantıya kadar fonlama maliyetinin mevcut politika faizi olan yüzde 37 seviyesine indirilmeyeceği izlenimini taşıyor. Diğer bir kesim ise indirim sürecinin Kurul toplantısı beklenmeden başlayabileceğini ve Temmuz’da resmi bir indirimin gelebileceğini öngörüyor. Yıl sonuna kadar politika faizinde toplamda 2 veya en fazla 3 puanlık bir indirim beklentisi ağırlık kazanırken; bazı yabancı raporlarda indirimin Eylül’e sarkabileceği, bazılarında ise birkaç ay daha beklenmesi gerektiği tahmin ediliyor.

ENFLASYONDA KALICI DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ ZAYIF

Faiz tartışmalarının gölgesinde enflasyonun izleyeceği rota belirsizliğini koruyor. Haziran ayı için aylık enflasyonun yüzde 1’in altında kalacağı tahmin edilirken, gıda fiyatlarındaki gerilemenin kalıcı olmayacağı ve aylık artışların yeniden hızlanabileceği belirtiliyor. Yıl sonuna doğru baz etkisinin ortadan kalkmasıyla yıllık enflasyonun yeniden tırmanışa geçeceği beklentisi, faiz indirimine dair öngörüleri daha da karmaşık hale getiriyor.

ALTIN ÇAKILDI, REZERVLER 153 MİLYAR DOLARA İNDİ

Piyasalardaki iyimserliğin kaybolması ve altın fiyatlarındaki sert düşüş, döviz rezervlerine de olumsuz yansıdı. Savaşın sona ermesiyle Türkiye’ye yönelen kısa vadeli sıcak para girişi sayesinde savaş döneminde kaçan 12-13 milyar dolarlık rezerv telafi edilmiş ve Haziran içinde Merkez Bankası 16 milyar dolar döviz alımı gerçekleştirmişti. Fakat 19-25 Haziran haftasında bu döviz girişi yeniden durdu.

Analize göre Merkez Bankası son haftada daha önce satın aldığı dövizlerden yaklaşık 500 milyon dolarını piyasaya geri sattı. Aynı dönemde ons altın fiyatının 4 bin dolara kadar inmesi, rezervlerinin önemli bir kısmı altına bağlı olan Türkiye’nin döviz depolarını eritti. Bu kaybın etkisiyle brüt rezervler 160 milyar dolardan 153 milyar dolara geriledi.

Tüm bu küresel dalgalanmalar ve olası seçim senaryoları birleştiğinde, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki 1,5 yıllık dönemi için net bir tablo çizmek giderek güçleşiyor.

Exit mobile version